0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bazı şehirlerde de maske kullanımının zorunlu hale gelmesi geç ama makul bir uygulama oldu. İnsanların artık o ya da bu şekilde daha duyarlı ve özenli olması gerekiyor.Spor yapanlar için bu konuda bir yaklaşım sergilense fena olmaz.Farkettiğim bir durum da, bu süreçle beraber özellikle sokaktaki köpeklerin daha agresif hale geldiği. Böyle bir farklılık var sanki, bir ihtimal virüsten de etkileniyor olabilirler, uzman veterinerler daha iyi yorumlayacaktır.Virüsten etkilenenlerin Tonsil (bademcik) durumu (olup olmadığı) analiz edilip, veri olarak ele alınmalı!.
İstanbul'da gözlemlediğim kadarı ile maske kullanımında değişkenlik var, ancak son günlerde maske kullanım oranı %25 gibi. Mağaza, dükkan gibi yerlerin önü, kaldırımlarda vs. 3-5 kişilik oturan guruplarda büyük çoğunlukla maske hiç göremedim bazı istisnalar hariç. Bu konuda çok az kişi hassas görünüyor. Merkezi yerlerde bir maske kontrolü vs. de görmedim.Herkes kendini olağan şüpheli olarak düşünmeli ve başkaları ile bir araya gelinen ortamlarda kesinlikle şu maskeyi takmalı. Sayın Sağlık Bakanı'mızın üstüne gereğinden fazla yük düşüyor gibi, genel bir çalışma ile insanlar şu maske kullanımı konusunda etkili şekilde bilinçlendirilmeli. Sonuçta en kolay ve etkili sağlık önlemi şu an için maske!.
Farkettiğim bir durum da, bu süreçle beraber özellikle sokaktaki köpeklerin daha agresif hale geldiği. Böyle bir farklılık var sanki, bir ihtimal virüsten de etkileniyor olabilirler, uzman veterinerler daha iyi yorumlayacaktır.
Gelişmeler konusunda ne düşünüyorsunuz?Açıkçası ben kontrol göremiyorum etrafta, denk gelen var mı? İstanbul'da Aksaray ve civarından bir kaç kez geçtim, kalabalığı herkes bilir sanırım, kontrol ise göremedim. Gören varsa paylaşabilir.Bir yaya geçidi yanında, karşıya geçmek için bekleyen onca insan da varken, simitçi maskesini indirdi ve hapşırdı, sonra tekrar maskesini taktı. Televizyonlarda ivedilikle halkı bilinçlendirici programlar yapılmalı. sadece konuşmak ile bu duyarlılık ve bilinç kazandırılamayacak gibi. Bu işlerin sadece halka bırakılması da çok doğru değil. Durumun farkında olan bir azınlık, hiç umursamayan ve sanki bilerek kurallara uymayan bir kesim ve olayların çok da farkında olmayan başka bir kesim var sanki.Geçenlerde Kamilkoç otobüsü ile yakınım seyahate çıkacaktı. Televizyonlarda vs. söylenen onca şeye rağmen, aracın içi keşmekeşti, çoğu yolcuda maske yoktu ve buna personel de dahildi. Maskesi olanların da büyük çoğunluğu çeneleri için kullanıyordu. Yani otobüsteki yolcuların sağlığı tamamen şansa bağlı olarak bırakılmış görünüyordu. Terminale girişte de her nedense çantalar cihazlar ile taranırken, ne ateş ölçümü vardı, ne maske vs. uyarısı. Biraz akılını işleten birisinin bu sahne karşısında tedirgin olmaması mümkün değil. Aydınlanma çağı dediğimiz bu dönemde bu kadar vahim sahnelere denk gelmek çok düşündürücü. Doğru, zamanında ve gerekli uygulamaların yapılmaması nedeni ile insanların birbirleri ile karşı karşıya getirilmesi de doğru değil.
Kapıya "MASKESİZ GİRMEYİN " diye yazı astık (bilinçli olarak "GİRMEYİN" yazdık çünkü uyarı yumuşadıkça esnetilebileceği algısı oluşuyor maalesef), halen daha kapıyı açıp "maskem yok ama...." diye soruyorlar, "hayır, giremezsiniz" deyince de küfür ederek uzaklaşıyorlar, sanki sadece kendimizi düşündüğümüz için yazmışız gibi...