0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Herkesin fikrine saygı duyarım,Ama ben dizel bile alsam sanırım LPG takarım.
[attach=1]Lpg ile benzinin ısıl değerleri, yanma sıcaklıkları farklı değil, birbirlerine çok yakındır. Kendi kendine tutuşma sıcaklığı Lpgnin daha yüksek olduğundan vuruntuya karşı mukavemeti daha iyidir, yani oktan sayısı daha yüksektir. Lpg ile benzinin laminer alev ilerleme hızları bir miktar farklıdır, bu da ateşleme avanslarının farklı olmasına yol açar. 4000-4500 devire kadar lpg, benzine oranla daha hızlı yanar, bu nedenle benzinde çalışan motorun ateşleme avansı, lpgde de sorun oluşturmaz. Fakat 4000-4500 devirden itibaren benzin lpgden daha hızlı yanar. Motorun benzine göre ayarlanmış ateşlenme avansı lpg ye yetmemektedir ve yanma devam ederken egzos çevrimi başlar. Yanmaya devam eden karışım egzos subapını yalayarak geçer ve subaplara haddinden fazla ısıl yük bindirir. Euro 5-6 normlarını yakalayabilmek adına kütlesi azaltılmış alaşım subaplar da bu ısıl yüke dayanamayarak fazla genleşir ve zamanla boyu uzar, yuvaya oturmaz. Bu nedenledir ki gaz ayarı çok iyi bir şekilde yolda yapılmalı ve mümkünse 4bin devrin üstüne lpg ile geçilmemelidir, kitin ayarlarından 4bin devir üstünde benzine otomatik geçmesi sağlanmalıdır.
yalnız lpg %70 bütan %30 propandır. her ikisinin ortalamasını alıp benzinle kıyasla. aslında ortaya çıkan enerji benzinden daha fazladır ki buda daha yüksek ısı anlamına gelir.Propan ve bütan karışımının oranlarının değişmesi basınç üzerinde belirgin farklılıklara nedenolur: Isı arttıkça basınç artar ve LPG'nin sıvı halindeki hacminde büyük değişikliklere nedenolur; böylece, sıvı halindeki LPG ile dolu olan bir ortamda ısı arttıkça basıncında artmasınaneden olur ve içinde bulunduğu tankın patlamasına neden olur. Hiç bir zaman bir tankLPG ile tamamen doldurulmamalıdır. Bütan ve Propan'ın belirleyici temel özelliklerinden biribuhar basıncıdır.yani sıvının kapalı hacimdeki, buhar ile dengede olduğu basınç bütan ve propanarasındaki diğer ayırıcı özellik ise onların kaynama noktasıdır.yani sıvı fazdan gaz fazageçtikleri derece: Propanın -43 °C'de gaz faza geçmesi durup, sıvı fazda kalırken bu bütanda0 °C'da görülür; Özellikle soğuk havalarda daha yüksek oranlarda propan gerektiren karı-şımların gereksinimini ortaya çıkarır, böylece gaz fazına dönüşüm kolaylaştı rı I ir. Türkiye dehava ısısı bölgeden bölgeye değişeceğinden motorlu araçlarda kullanılan LPG karışımının datüm koşullar da uygun olacak şekilde ayarlanması gerekmektedir. benzin ve dizel yakıtlar oda sıcaklığı üzerinde kaynamanoktası değerleri vardır, LPG ise daha düşük ısılarda kaynar. Benzin ve dizel yakıtlarınatmosferik basınç da sıvı halde tanklarda saklanabilirken, LPG'nin belirli bir basınçta bulundurmazorunluluğunu gösterir. Teorik olarak benzinin kaynama noktası.oda sıcaklığı üzerindeolmasına rağmen buharlaşmaya aynı derecede duyarlıdır. Bu nedenle modern araçlarda basınçlıyakıt tanklarında bulundurulurlar. LPG benzine kıyasla çok daha üstün antidetonasyonözelliğe sahiptir. Dizel yakıt ve benzine göre LPG nin daha iyi kalorifik gücü vardır. Araç yakıttüketimi (kg.-yahut ağırlığı) dizel ve benzin için LPG den daha azdır; fakat hacim olarakkarşılaştırma yapıldığında özgül ağırlıklarından dolayı tam tersi geçerlidir. Yapılan çalışmalardaLPG motorları,benzinle kullanılan motorlara kıyasla %8 daha iyi performans vermektedir.buda teorik rakamlara kıyasla LPG nin eşdeğerlik rakamı %8 oranın da düşüş göstermiş-tir. LPG gaz olduğundan küçük damlacıklar halinde kalan benzine kıyasla havada daha iyi homojenbir karışım gösterirler. Bu gaz karışımı; dolayısıyla karbüratörden daha kolay geçer vemotorun performansını arttıracaktır.LPG nin bir özelliği de yağ ve boyayı eritebilmesidir. Ayrıca doğal lastiği de deforme eder:Bu yüzdendir ki motorlu araçlarda kullanılan esnek borular uygun kalitede sentetik malzemedenyapılmaktadır.LPG'nin oktan sayısı yüksektir (105 RON),- Gaz fazında hava ile daha uniform karışması sonucu iyi bir yanma gerçekleşir,- Sıvı yakıtın iyi buharlaşması yüzünden kartere sızarak karterdeki yağı sulandırması busistemde yoktur. LPG yakıtları emme manifoldlarına tamamen buharlaşmış olarak girer.Bu nedenle motor yağı seyreltisi olmadığından motor yağı daha uzun ömürlüdür,- Sıvı yakıtın buharlaşması yüzünden.yoğunlaşan yakıtın silindir cidarlarındaki yağı yıkayıp.silindîrve segmanları yağsız bırakması problemi.LPG yakıtlı motorlarında yoktur,- Benzin ve dizel yakıtına göre egzoz çıktısı daha temizdir,- İşletme ve bakım masrafları azdır,- LPG yakıtlı sistemin.benzine göre soğuk havalarda ilk hareketi kolaydır,- Basınç altında sıvılaştırılarak depo edildiğinden dağıtım ve depolanması zordur,- Motorlarda LPG kullanıldığında.sıkıştırma oranı büyük seçilebiliyorsa tüm yakıtın buharfazında motora girmesi hacimsel (volümetrik) verimi düşürdüğünden motor verimi çokfazla olmamaktadır,- Kuru yanma,yanma odasının çabuk aşınmasına neden olur,- LPG istasyonları yetersiz olduğundan yakıt temini zordur.( bu artık aşıldı )alıntıdır. kaynağı unuttum bulursam belirtirim.
bizde niye halâ etanol katkılı benzin yok ? araçların çoğu belirli oranda etanol ile çalışabiliyor.
Herkesin fikrine saygı duyarım,Ama ben dizel bile alsam sanırım LPG takarım. [emoji38]
Guzel.Lpg her sekilde daha cevrecidir diyemeyiz arkadaslar. Bunun ile ilgili bir karsilastirma tablosu paylasmistim.Etanol beya bio yakit katkilari konusunda duzenlemeler var. Yakitlara katiliyorlar ama tur ve miktar konusunda emin olmak gerek.Yanma odasi benzinin belli basincla puskurtuldugundeki davranisina gore dizayn edilmis bir yapida lpg daha iyi yanar diyemeyiz sistemi lpg ile test etmeden. Sonucta oda, ceper, piston basi vs supap hareketleri de dusunulunce farkli davranis ortaya koyabilir. Her manada ekonomik ve uygulanabilir ise, 4.000 d/d yi gecmeyen ve sadece lpg sistemi barindiran araclar uretilmesi gerekirdi diye dusunuyorum.Direk enjeksiyon sistemlerinde de davranisi ortaya konmali.Buji ile degil, basinc ile atesleme davranisina da bakilmali.Mesaj Birleştirildi: Ocak 15, 2016, 08:47:31Bilgilerin hepsi cok iyi.
Yanma sonrası NOx gazının ortaya çıkması sadece yakıtın kendisine değil yanma şartlarınada bağlı.Bildiğim kadarı ile yanma odası sıcaklığı 1800 dereceyi geçtiği zaman ortaya çıkıyor bu gaz.İşte bu sıcaklığa erişilmesin diye ,yanmanın kalitesi bozulsun diye EGR kullanılıyor.Özetle zararlı gazlardan kurtulmak yada daha çevreci bir motor için sadece yakıtı değil yanma koşullarınıda değiştirmek gerekiyor.
Egr ise yanma kalitesini bozma demek yanlış olur, çünkü verimi artıran bir katkıdır. Silindir odası yanma sıcaklığını düşürdüğünden motorun verimini artırır.Yakıtın yanma koşulları vs, emisyonu etkilerken, en önemlisi yakıtın kendi belirler.
EGR konusunda yanlışınız var. EGR ,okjisen konusunda fakir egzoz gazının temiz hava ile tekrar yanma odasına gönderilmesidir.Buda yakıtın verimli olarak yanmasını engeller ama aracı çevre dostu yapar.
http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1110016812000907EGR, yanma verimini artırır ve dolayısıyla yakıt tüketimini azaltır. CO, HC emisyonlarını artırır ama NOx emisyonunu etkili bir biçimde düşürür.
Verdiğiniz kaynak anladığım kadarı ile EGR ile dizayn edilmemiş bir motorun EGR sisteme entegre edildikten sonra verilerini ölçmek için yapılmış bir deneysel çalışma. (yanlış isem düzeltin) Ayrıca ben ısıl verim hariç (ki buda ısının düşürülmesi demek herhalde ? ) motor veriminin artığını göremedim.Sonuç kısmında " Alt yüklerde, EGR performans ve emisyon bozmadan NOx azaltır. Yüksek yüklerde, EGR oranı büyük ölçüde NOx azaltır, ancak performans ve emisyon bozulma artıyor" diyor.EGR kullanınca normalden fazla motor veriminde yükselme yok yani.Özetle bu örnek verdiğiniz testte bile motor veriminin arttığından bahsedilmiyor.En azından sonuç kısmından ben bunu anladım.Hepsi bir yana yanma odasındaki oksijen miktarını azaltıp nasıl daha fazla verim elde edileceğini mantıken anlamadım?
ben bıraktım termodinamiği siz hala devam ediyorsunuz kardeşim lpg ile subapların neden hasarlandığını bir netleştirelim.
Deneysel olduğunu nereden çıkardınız? 3 silindirli dizel bir motorla yapılmış deneylerin sonucu paylaşılmış. Dizel motorlar, egrsiz tasarlanamaz. hali hazırdaki bir motor.Isıl verim, hava yakıt karışımının verimliliğinin göstergesidir olarak açıklanabilir basitçe.https://tr.wikipedia.org/wiki/Is%C4%B1l_verimIsının düşürülmesi değil, silindir içi alev sıcaklığı düşüyor. bunun sayesinde de verilen yakıttan alınan iş artıyor. Isıl verimin artması, motor verimini artırır çünkü motor bir ısı makinasıdır. Motorun verimi arttığı için yakıt tüketimi düşer. Düşük yüklerde iyileşmeler daha barizken, yüksek yüklerde farkı azalmaktadır. Grafikler herşeyi açıklıyor.
ben bıraktım termodinamiği siz hala devam ediyorsunuz
Deneysel olduğunu nerden çıkardım şu cümleden :Such engines are normally not operated with EGR. kullanılan motorun genellikle tarımda kullanılan sabit hızlı direkt hızlı motor olduğu yazıldıktan sonra bu motorlar normalde EGR ile çalışmaz yazmıyor mu? Cahilliğimi maruz görün ama ben hala iç ısı düşünce verimin nasıl arttığını anlamadım? Normal şartlarda yanma sıcaklığı 1800 derecenin üzerine çıktığı için daha şiddetli bir patlama neticesinde fazla güç elde edilmiyor mu? veya şöyle sorayım EGR yi sökünce motorun gücünün düşmesi mi yükselmesi mi gerekiyor? ve hala anlamadığım yer nasıl oluyorsa içerideki oksijen miktarı azaltılarak daha fazla verim elde ediliyor? Daha fazla oksijen ile daha fazla verim elde edilmez mi? Sonuç kısmında -At lower loads, EGR reduces NOx without deteriorating performance and emissions. At higher loads, increased rate of EGR reduces NOx to a great extent but deteriorates performance and emissions.- yazan yerde - alt yüklerde performansı ve emisyonu bozmadan NOx azalır yüksek yüklerde ise EGR miktarı performansı ve emisyonu bozar - demiyor mu? Yanılıyorsam düzeltin lütfen. Neticede İngilizceden falan anlamam.Mesaj Birleştirildi: Ocak 15, 2016, 18:43:25Ersan Bey; Valla kendi adıma konuşayım ben bir şeyler öğreniyorum bu sayede. Termodinamik sevmediğim bir dersti zaten.Zamanında öğrenmeyince şimdi tırmalıyoruz işte böyle.