Tekrar merhaba herkese.
Yaptırdığım Bixenon farlarımı çok şükür kazasız belasız kullanmaya devam ediyorum.
Bu süre zarfında edindiğim deneyimleri aktarmak istiyorum.Hem aydınlatma hem de işçiliğin bu işte ne kadar önemli olduğunu!
1-Farlar tarafıma kargo ile ulaştıktan sonra serviste montajını yaptırmıştım.taktırdıktan sadece bir gün sonra Bursa'ya yıllardır görmediğim şekilde 4-5 gün belkide aralıksız sürecek şiddette yağmur yağdı.İçimden bendeki şansa bak dedim henüz farların belkide yapıştırıcı slikonları kurumadan su sızacak ve buhar oluşumu yapacak diye korkarken,aracımı sokacak kapalı garajım olmamasına rağmen ve tüm yağmurlarda farların şiddetli yağmur altında kalmasına rağmen en ufak bir buhar ve iz oluşmadı.Artık bu saatten sonra olacağınıda sanmıyorum.
2-Farlar ilk haftalarda gezinirken %90 Bursa içindeydim.Şehirler arası yol yapmamıştım.Farlarıma en sonunda ince ayar yaptırdıktan sonra şunları söyleyebilirim;
a)Kısa farlar muhteşem ötesi diyebilirim,şehir içinde dahi aydınlatması olan yollarda bile benim görüşüme katkıda bulunuyordu.
b)Uzun farlar için aynı şeyi söyleyemicem.Gece selektör yaptığımda tamam gayet güzel patlama efekti ve dikkat çekmeyi sağlıyor fakat uzun farları çalıştırdığımda sanki biraz hayak kırıklığı oluşturdu bende.Ancak aracın hem bixenon uzunları hemde kendi uzunları çalışıyor aynı anda.Buna rağmen şehir içinde aydınlık yollarda beni pek tatmin etmedi.
Hatta farları yapan İlker Kemal Bikeç ile görüştüğümde aracın orjinal uzun far ampullerini söküp öyle denememi istedi.Göz yanılgısı olabileceğinden bahsetti.
Sanki uzun farları çalıştırdığımda uzun far hüzmesi yola düşmüyorda daha yukarı gidiyor gibime geliyordu.
c)Acaba farlarda kullanılan ampul kalitesimi yetersiz diye düşündüm bir ara.İngilterede Philips D3S Gerçek Xenon Performans ampulu buldum.Ancak tanesi 400 tl çifti ise 800 tl civarı tutuyordu.Almadım biraz daha beklemem lazım dedim kendi kendime.(Bu ampuller ülkemizde yok) Çünkü zifiri karanlık bir yolda arabayı hiç kullanamamıştım.
d)Nihayetinde 3 gün önce Bursa-İstanbul arasında komple yeni yapılan Otoban ve Köprü yolunu kullanarak bir seyahatimiz oldu ve dönüş saat 22:00 civarında İstanbuldan yola çıktım.1 saat sonra yeni otobanın zifiri karanlık olan kilometrelerce uzunluktaki bölümüden farlarımı gerçek anlamda deneme şansım oldu.
Uzunlarını yetersiz bulduğum farlar inanın 400 metre ötedeki ayrıntıları ve tabelaları okuma şansını verdi bana tüm olumsuz fikirlerimi sildi diyebilirim.
Hafif aşağıya meyilli yollarda zaten yoldaki eğimin bitiş anını,yokuş yukarı alanlarda ise yokuşun tepesini gerçekten çok başarılı olarak aydınlatıyor.
Belki bizim araçlarda sadece uzun far ayarı yapılıyor olsaydı belki bir ince ayar ile dahada iyi hale getirilebilirdi ancak bu ayarla bile bana çok yeterli geldi.
Bunun yanında yeni otobandaki Bursa Ovaakça tüneline yaklaşırken sol şeritte 120 km hızla giderken farlardaki aydınlatma kalitesi nedeniyle, sol şeritin ortasında nerden geldiği belli olmayan,düşmüş ve kaldırılmamış olan kamyon tekerleğini erken fark edip(virajın arkasında kalmasına rağmen) orta şerite kaçmak için yeterli zamanıda verdi bana.
Muhtemelen aracımın eski farları olsaydı o tekerleği görme şansım olmayacak ve bir şekilde Allah korusun bir kazaya sebebiyet verecekti.
Araç kamerası bu anları kaydetti zaten.Videosunu
@Kaan Kara (29002) 'ya göndermiştim.Kendisi uygun olup buraya eklerse sevinirim.
Şunuda anlamış oldum artık,şehir içi aydınlık yollarda uzun farlardan çok ciddi bir performans beklemek galiba biraz anlamsız.Ayrıca farlar bixenon olduktan sonra şunu gördüm.Uzun farları çok daha az kullanıyorum çünkü kısa farlarım çok iyi aydınlattığı için uzunlara çok gerek kalmıyor.
Örneğin zifiri karanlıkta orta şeritte giderken kısa farlarım, hem sol hemde sağımdaki tüm yolu aydınlattığı gibi kenarlara dahi ışık çizgisi gönderiyor diyebilirim.
Sorusu veya aklına takılanlar olursa yardımcı olmaya çalışırım elimden geldiğince
