0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
buradaki kıstas'ı STİ & TSİ olarak alamıcam. birçok marka spor olsun yarı spor olsun başarılı mühendislikle güzel araçlar üretmekte. üreticilerin de istediklerinde canarvar oluşturmak için yeterli miktarda teknolojileri var.Japonlarda ara ara çok güzel işler çıkarırlar. Çok iyi otomobilleri vardır. Ama süreklilik ve yeni otomotiv teknolojisi geliştirmek, Alman üreticilerin işi. Japonlar mevcutu, eskiyi alıp, sağlamlaştırılar. Gelenekselcidirler. Pekçok parçaları 90'larda ürettikleri araçlar benzerlik gösterir. Aynı kabloları, Aynı şanzımanları, Aynı yürüyen aksamları sürekli güçlendirirler. Bu nedenle araçlar genel olarak sorunsuzdur.Alman'lar ise yenilerini geliştirir. Yeni birşeyler yaparlar sürekli, risk alırlar. Ufak tefek sorunlar olur, otomobil bu , sektöre de yön verirler. Hep böyle oldu. Gelenekselciliğin en büyük temsilcisi Toyota, Lexus ve Subaru'dur. Gelişimciliğin ise BMW, VAG ve Mercedes-Benz'dir. *Volkswagen, Audi, Seat, Skoda , Porsche ....International Engine of the Year 1999: Toyota Yaris 1-liter 2000: Honda Hybrid 1-litre Insight 2001: BMW 3.2-litre 2002: BMW 4.4-litre Valvetronic 2003: Mazda RENESIS Rotary (RX-8) 2004: Toyota Hybrid Synergy Drive 2005: BMW 5-litre V10 (M5, M6) 2006: BMW 5-litre V10 2007: BMW 3-litre Twin Turbo (335i) 2008: BMW 3-litre Twin Turbo (135, 335, X6) 2009: Volkswagen 1.4-litre TSI Twincharger 2010: Volkswagen 1.4-litre TSI Twincharger 2011: Fiat 875cc Twinairalmanların ezici üstünlüğü ortada ... Arabanın ülkesinden çok teknik özellikleri,donanımları ve sürüş dinamikleri göz önüne alınmalı. Önemli olan bizim arabadan ne istediğiniz ve test sürüşü sonucunda bizde oluşan izlenimleri . Tabi mahalle baskılarının da etkileri az değil muhtemelen hiçbir zaman alman tercih etmiyeceğim
ve bunun gibi başka kıstaslar da vardır değil mi ?
Japon istememdeki sebep spesifik bir araci begenmem.Daha testini yapmadim. Yapinca bir test yazisi yazarim.
Garajda, bir Alman bir Japon var; kardeş kardeş geçiniyorlar. Hiçbir sorun yok. Ama kapışırlarsa cüsse farkında dolayı (Japon 1300kg, Alman 2200kg) japonun hiç şansı yok Murat hocam eğer yeni alacaksan biraz bekle, son serilerin elektrik/elektronik problemi var; özellikle sürekli yüksek devir çevirilen durumlarda, araç teklemeye başlıyor. 2 ~ 3 ay kadar önce incelemiştim, test sürüşünde bunu farkedince sorduğumda, satış elemanı biraz beklememi, yeni programla bunu aşacaklarını söylemişti. Beklememi istemelerinde amaç, sanırım yeni programla, yeni ECU geliyor. Yoksa sadece program olsa, sanırım update ile sorun çözülebilirdi
Belkide otomobiller hakkında ilk düşünmeye başladığım konulardan biri, çok uzun süredir muhakeme ediyorum. Kalbim hep japon diyor, fakat alman araçlarını da öven kişiler, acaba bağnaz mı? , yoksa haklı olan yanları var mı diyede çok uzun süredir araştırma içindeyim ve bu araştırma da hiç bitmeyecek sanırım. Aslında 2 akımında çizgileri belirli, ilk olarak japonu ele alırsak, sorunsuzluk, hacmine göre her zaman verimli motor, sürüş keyfi(kişiden kişiye değişir), düşük tork, uzun devir bandı, olağanüstü performans.almanlar ise, daha kaliteli iç malzeme ve gövde yapısı, aksesuar bolluğu, ses yalıtımı ve konfor konusunda özellikle öne çıkıyorlar. Yukarıdaki kıyaslamayı sadece alt ve orta sınıf sedanlar ve ayrıca hafif spor otomobiller adı altında yaptım, konuya supersportlar dahil olursa, bence bakış açısı çok değişir, Çok yakın karşılaştığım örneklerden birini vermek istiyorum, samimi bir dostumun aracı 2006 model jetta(exclusive) 1.6fsi 115hp, benim kendi aracım 2005 model corolla hb sol, c segmenti, alman ve japon karşılaştırması için uygun bir seçenek, jettanın golften çok farkı olduğunu sanmıyorum. Herneyse, araçların içine oturduğunuz da, ilk bakışta malzeme kalitesi algılaması konusunda kesinlikle jetta kesinlikle daha üstün, çok daha dolu gösteriyor kendini fakat, alındığı dönemde exclusive paket olan aracı tamamen incelediğimizde de çok ciddi bir aksesuar farklılığı olmadığı ortaya çıkıyor benim aracımla. Jetta da almanlarda şimdiye kadar hiç rastlamadığım ciddi bir ses yalıtım sorunu var, konfor konusunda araçlar nerdeyse aynı, o dönemden sonra japon araçları konfor konusuna oldukça güzel eğildiler.Yeni corollaları test ettiğimde bu konuda gerçekten mest oluyorum. Ama araçtan çaldıkları performans içinde gerçekten büyük kırgınlığım var onlara. Jetta-corolla karşılaştırmasına geri dönersek, Jetta genel bakışta bir araç olarak az biraz daha üstün corollaya göre fakat performans konusuna geldiğimizde; öyle olağanüstü bir fark varki arada, bence jettanın bu farkı başka bir özellikle kapatması kesinlikle mümkün değil.FSI ve VVT-I teknolojisinin basitçe kıyaslanabileceği 2 araç bence, corolla ve jetta, ve inanın kıyaslama sonucunda, vvt-i her açıdan fersah fersah önde, bilgi vermesi açısındanjetta 1.6 fsi 1.6lt 115hp 1271kgcorolla 1.6lt 110hp 1190kg2.el piyasalarına bakıldığın da, iki aracıda satmakta zorlanılacağını düşünmüyorum. Elden çıkarması kolay, piyasası oturmuş araçlar, ama söz konusu almak olunca jetta yı daha iyi ekspertiz etmek gerektiği kanısındayım, her ne kadar yedek parça fiyatı corolladan ucuz olsada(aksesuarı kastetmiyorum) sorun yaşama ihtimali kesinlikle daha yüksek. Ama bu 2 araç içinde seçim yapmak söz konusu olduğunda da tamamen kişisel beklentiye göre durum değişiyor. Bana göre corolla, arkadaşıma göre jetta, zaten öyle olmasa bu araçları tercih etmezdik.Hafif spor otomobiller, bir diğer adıyla hothatchler söz konusu olduğunda ise, bence japonların yıllardan beri süre gelen ciddi bir üstünlüğü var, çünkü bu araçlar söz konusu olduğunda ilk ve tek bakılacak en önemli husus performans ve motor verimidir. Aslında golf mk2 gti ın, 0-400mt de top gear tarafından yapılan bir testte, aynı dönem satılan hothatch bile olmayan, aile sedanı corollaya geçilmesi tüm soruların yanıtıdır bence. Sonraki süreçte markalarda süre gelen değişimler oldu, çeşitli egzost emüsyon kısıtlamaları ile, fakat ek9 typer 1.6lt 185hp(95-98) , ardından gelen ep3 type-r 2.0lt 200hp, öncesinde çıkan s2k 2.0lt 240hp, saydığım araçların 3üde atmosferiktir, bunlara yaklaşabilmek için, almanlar değişik alternatifler üretti, ve fakat bence hep oyunun kuralını bozarak turbo kullandılar, gelen egzost emüsyon kısıtlamaları nedeniyle, turbo ile de başa çıkamayınca, bir de supercharge sistemini turboya ek olarak, entegre şekilde sundular. Sürüş zevki konusunda da, turbo olayı ayrı bir zevk, ama konfor ve yumuşak süspansiyon maalesef o zevkide öldürüyor, bunun yanında japonlar turbo kullanmamasına rağmen yalancı bir zevk veren, değişken subap zamanlaması üzerine kendilerini oldukça geliştirdiler. Modifiye konusunda da, meşakkatli ve parça çeşitliliği olarak her zaman bir adım önde oldular. 4 çeker(awd) araçları baz alırsak, zaten birazda almanlara haksızlık etmiş oluruz, çünkü bu konu üzerinde almanların pek bir çalışması yok, s3 vs. tarzı araçlarıda çıkarıp impreza, lancer veya skyline la karşılaştırmanında yersiz olacağını düşünüyorum. Japonlar bu alandada yanılmıyorsam, 90 lı yılların başlarından itibaren, yoğunlukla 2.0lt turbo olmak üzere, ciddi araçlar ürettiler, çok geniş bir ürün yelpazesi yok ama, bu konuda bir beklenti de yok, özellikle modifiye ve otomobiller konusunda ciddi ilgisi olan kişilerin, düşlediği 2 araçtır, lancer ve impreza. Skyline ülkemizde satılmadığı ve az sayıda olduğu için çoğu kişi tarafından iyi tanınmamaktadır. 60-70bin dolar civarına satılan bir aracı da, türkiyede 500bin tl ye yakın rakamlar ödeyip satın almanın çok mantıklı olduğunu düşünmüyorum bende açıkcası, benim yorumum ise, bu sınıfta tek kapı olarak çok güzel bir alternatif.En son seri olan R35 le bence japonlarda biraz oyunu bozdu, malum 2.0-2.5lt arası değişen 4silindirli motor hacmi bir anda 3.8 v6 ya dönüştü, bunun yanında 480ps alındı, fakat esas başarı aracın sürüş dinamiği oldu bence. Pistte çok başarılı olduğunu bildiğim bu aracı biraz araştırınca, ünlü nurburgring pistinde 911turbo ve gt2 nin rekorlarını kırarak, yalnız düzde değil pistte de ne kadar başarılı olduğunu açıkca göstermiş olduğunu gördüm.Sonuç olarak bana göre japonlar daha başarılı, bir başkasına göre almanlar daha başarılı olabilir. Ama konuya bağnaz yaklaşmayıp, inceyip, objektif şekilde değerlendirmek gerekir. Her kullanıcının otomobilden beklentisi farklıdır. Bunu kimseye hitaben söylemiyorum, fakat bir çok alman otomobili kullanıcısının bağnaz yaklaşımları nedeniyle, ben içten içe alman otomobillerinden nefret ettim bir süre. Buna karşılık japon hothacthlerinin de kullanıcı kitlesi yüzünden şu an bir type-r sahibi değilim.
Dövmesin yaa
bende birşeyler söyliyim..almanlar kendını geliştiren yenılığı ve kalıteyi daha iyi uygulayan bır sıstem yaratmışlar..japonlar bıraz ekonomıyı bırazda kalıteyı dusunerek bırazda gereksınımlerı dusunerek araç yapıyorlar ancak teknolojıyı dunyanın gereksınımlerını çok fazla araştırmıyorlar..almanlar daha dolu konfor özellıklerınden hıc tavız vermeden sankı iş patronlarının standartlarında yapıyorlar...japonlar ise bıraz daha orta sınıf ihtiyaçlarında ve yönetici kitlesine hıtap eden araç yapıyorlar...en basıtınden almanlar 2000 li yıllarda duşuk modellere bile esp koymus araca ancak japonlar ne zaman hangı modele koymuşlar kıyaslayın derım..japonlarda çalışmak ve ekonomı onemlı.......almanlarda calışmak dolu dolu yaşamak ve sonradan ekonomı önemlı
Ben Mercedes SLS AMG diyorum.(nedeni:Test Drive'da en iyi yol tutuşu olan araba bence.Kullanım zevkide çok güzeldir tahminim. )
Sagol Mehmet'cigim. Yeni mi ikinci el mi karar veremedim. Bir tane 2010 model 6900 km'de buldum. Black edition ve 485ps'lik versiyon. Sifirindan %30 daha ucuz; böyle cok arac var. Sirkette birisinde 2010 Black edition var. Ona biraz bakip ona göre karar vermeyi planliyorum.
Ben aslında Murano'ya bakmaya gitmiştim, GT-R'ı görünce yerimde duramadım. Benim denediğim, sorunlu araç, 530 ps'lik 2012 model black edition'dı. Eğer 2010 model, 6900km'deki araç %30 daha ucuz ise kesinlikle düşünülmesi gerek
Murano'da güzel bir arac. Klasik cip degil. GTR isi icin kismet diyorum. Piyasayi takip ediyorum. Cikan alternatiflere göre karar verecegim.
Murat abi, bugün Nissan'dan aradılar, yeni ECU ile birlikte 545hp'e ulaşan black edition gelmiş, test sürüşüne davet ettiler