0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Son olarak motor ve rodaj ile ilgili bir iki cevap yazacagim belki bunun icin yeni konu acmak gerekebilir1. toyota yeni araclarin kullanma kilavuzlarinda rodaj ve ilk kullanimla ilgili en ufak bir sey yok 2. Direk yetkili servisler rodaj yok istediginiz gibi kullanin diyorlar3. Mehmet arkadasimizin soyledigi son hızla ilgili bende katiliyorum, yokus asagi eger cok yuksek bir egim varsa hic gaza basmadan bosta 300-400 km hizlara bile cikabiliriz teorik olarak, yani o motor hizlari illaki arabanin motorunun yapacagi hizi gostermez, arabanin kutle olarak hizinida gosterir, dolayisiyla ruzgar bile arabanin hizini artirabilir4- Ancak mehmet arkadasimizin son 20 yilda motorda teknolojik gelismelein olmadigini soylemesi tamamen yanlis.Degil son yirmi yil son 1-2 yil oncesi bile cok farkli. Hatta su an bir arac tasarlanirkenn bile teknoloji, aninda degisiyor. En basitinden yirmi yil once CNC-CDM-CDE vs teknikelri yoktu. Hatta bilgisayar bile yoktu. O zamanlar mekanik parcalar binde bir hatarla olculuyordu. Gunumuzde nanometrik hatalar yani milyarda bir hatalarla islemler yapiliyor. Ustelik yan sanayiden yada oem parca ureten firmalardan istenilen kalite ve hata oranlari inanilmaz derecede yuksek. 10 bin parcada bir hatali urun oldumu yandiniz. Yada bir urununuzun olcusu 1 milyarda 2 nanometre hatali cıktımı cope atiliyor. Eger bu teknolojik gelismeler olmasaydi ne yakit tasarrufu nede yillarca garantş olurdu. Ve bugun bu teknolojik gelismeler olmasaydi bir araba kullanmak ve almak ruya olurdu. Kisaca motorlar son teknoloji ile uretiliyor. Bloklar milyarda bir hata ile robotlar tarafindan kesiliyor. Biz arabayi almadan coktan calistirilip test ediliyor. Siz istedigniz kadar ilk 1000 km yavas kullanin. Aldigimiz araclarin motorlari daha arabaya takilmadan calistiriliyor ve kalite kontrol yapiliyor. Eger kullaniciya birakilsa ve hatali bir uretim olsa ne olur o markanin guveni bir dusunun. Kisaca arkadaslar bu bizim dedelerimizin aliskanligi. Motor acmak diye bir sey yok yok yokÜreticiler Daha cok eger bir hata varsa bu hata buyumesin diye bizlere yavas kullanin diyorlarAh oldu da bir hata var o zaman daha iyi ya en basta sert kullanalim ki o hata en basta ortaya ciksinAyrica yanlis olan bir sey daha varSiz araci ilk 1000 km yavs kullandiktan sonra eger bir hata varsa zaten olan olmusur. Ya da ilk 1000 km pistonlar vs nasil alisti ise oyle gider. Sonradan istedi,gniz kadar hiz yapin motor sagir kalirYani asil ilk 1000 km daha onemli araci acmak icin
Siz araci ilk 1000 km yavs kullandiktan sonra eger bir hata varsa zaten olan olmusur. Ya da ilk 1000 km pistonlar vs nasil alisti ise oyle gider. Sonradan istedi,gniz kadar hiz yapin motor sagir kalirYani asil ilk 1000 km daha onemli araci acmak icin
ben uzun ömürden çok iyi performans isterim sonuçta benim altımda 1 milyon yapmayacak bu araç..98 corollayı sıfır almıştık şu an 105.000kmde..2009u da sıfır aldık o da 10 yıl kalır 10 yıl sonra 100.000 yapar..bence bu motor açma adına yapılanlar bir nebze performans bir nebze de yakıt tüketimi için var çünkü her araba farklı yakıyor, şöför aynı bile olsa farklı insanlar tarafından "motoru açılmış" olan araçların yakıt tüketimi çok farklı oluyor veya son hıza çıkışı hızlanışı vs çok değişebiliyor ben bunu motoru açma değil de neyle açıklayabilirim ki? bakın uzağa gitmenize gerek yok, biraz yukarda yazıyor; 2009 corolla asla 200 üstü yapamaz..tamam da ben onlarca kez 210km hız gördüm kadranda ve tamamen düz yolda ve farklı günlerde (rüzgar etkeni de devre dışı çünkü aynı yolun gidişinde de dönüşünde de yapıyor bu hızı) fakat başka bir 2009 corolla kullanıcısı 200ün üstüne çıkamıyor..bu nasıl açıklanabilir sizce? ha bir de rakım ile açıklanabilir benim denediğim şehirde rakım 2!! benim boyum kadar yahu Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım. Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Trafik Kanununa göre otomobiller için azami hız sınırları, eğer aksine bir işaret belirtilmemiş ise; şehiriçi 50Km/s., şehirlerarası 90Km/s., otoyol 120Km/s. dir.
4- Ancak mehmet arkadasimizin son 20 yilda motorda teknolojik gelismelein olmadigini soylemesi tamamen yanlis.Degil son yirmi yil son 1-2 yil oncesi bile cok farkli. Hatta su an bir arac tasarlanirkenn bile teknoloji, aninda degisiyor. En basitinden yirmi yil once CNC-CDM-CDE vs teknikelri yoktu. Hatta bilgisayar bile yoktu. O zamanlar mekanik parcalar binde bir hatarla olculuyordu. Gunumuzde nanometrik hatalar yani milyarda bir hatalarla islemler yapiliyor. Ustelik yan sanayiden yada oem parca ureten firmalardan istenilen kalite ve hata oranlari inanilmaz derecede yuksek. 10 bin parcada bir hatali urun oldumu yandiniz. Yada bir urununuzun olcusu 1 milyarda 2 nanometre hatali cıktımı cope atiliyor. Eger bu teknolojik gelismeler olmasaydi ne yakit tasarrufu nede yillarca garantş olurdu. Ve bugun bu teknolojik gelismeler olmasaydi bir araba kullanmak ve almak ruya olurdu. Kisaca motorlar son teknoloji ile uretiliyor. Bloklar milyarda bir hata ile robotlar tarafindan kesiliyor. Biz arabayi almadan coktan calistirilip test ediliyor. Siz istedigniz kadar ilk 1000 km yavas kullanin. Aldigimiz araclarin motorlari daha arabaya takilmadan calistiriliyor ve kalite kontrol yapiliyor. Eger kullaniciya birakilsa ve hatali bir uretim olsa ne olur o markanin guveni bir dusunun. Kisaca arkadaslar bu bizim dedelerimizin aliskanligi. Motor acmak diye bir sey yok yok yokÜreticiler Daha cok eger bir hata varsa bu hata buyumesin diye bizlere yavas kullanin diyorlarAh oldu da bir hata var o zaman daha iyi ya en basta sert kullanalim ki o hata en basta ortaya ciksinAyrica yanlis olan bir sey daha varSiz araci ilk 1000 km yavs kullandiktan sonra eger bir hata varsa zaten olan olmusur. Ya da ilk 1000 km pistonlar vs nasil alisti ise oyle gider. Sonradan istedi,gniz kadar hiz yapin motor sagir kalirYani asil ilk 1000 km daha onemli araci acmak icin
"yuvarlak bir silindir yuvarlak bir gömlek içersinde sürekli olarak yukarı aşağı aşağı hareket etmektedir"Yukardaki ifade gayet acik bunun anlasilmayacak bir noktasi yokBu mantikla hic bir sey de teknolojik gelisme yok desek de olurYani sonucta araba dort tekerlek ustunde gidiyor halen, oysa google da motor teknolojisi gelismeleri diye bir arastirma yapilirsa ne cok sayida gelisme oldugu gorulur
Türkay istersen sorunu ben cevaplayayım. "Benim aracım 210 KM hıza çıkarken diğer araçlar neden bu hıza ulaşamıyor?" diyorsun.Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin sonuçta silindir içinde çalışan bir piston var ve piston silindire sürterek ileri geri hareketini yapıyor. Pistonların iç yüzeyi honlama diye tabir edilen bir işlemle yapılabilecek en "pürüzsüz" şekilde imal ediliyor. Fakat ne nedar pürüzsüz olursa olsun bir mikroskopla bakıldığında bizim vadi diye tabir ettiğimiz tepe alt ve tepe üst noktaları oluşur. İşte rodaj işlemi burada başlar. Araç ilk kullanıma başlandığında afaki 1000KM civarları piston, silindir içinde yüksek devirle hareket ettirildiğinde en tepe noktaları kazımaya başlar. (Tehlikenin oluştuğu an). Sürtünmeden dolayı ısı ortaya çıkar ve çıkan bu ısı silindir gömleklerine kalıcı hasarlar verir. Araç ilk alındığında genelde 1000 KM sonra ilk bakım var diyip sizi servise çağırırlar bazı kontroller yapılır ve hemen yağınızı değiştirirler, çünkü aşınmadan dolayı kopan ve motor içinde kalan bazı metal parçaları yağ filitresinde takılı kalır. Aslında mekanik bir birine sürtünerek çalışan her parçanın bir rodajı vardır. Örneğin fren diskinizi ve balataları yeni değiştiridiğinizde ilk bir kaç yüz kilomtreyi dikkatli kullanıyorsunuz alışsın diye. Ama daha iyi tutsun diye ani ve panik frenler yapmıyorsunuz. Frenleri somut olarak gördüğünüz ve tepkilerini hissettiğiniz için buna ikna olursunuz. Ama motor içinde neler olduğunu göremediğiniz için ikna olamayabilirsiniz. Yine lastiklerinizi ilk aldığınızda lastikçi sizi uyarır ve bir kaç yüz kilometre yavaş sürün, dikkat edin, ani fren yapmayın der. Çünkü onunda bir rodajı vardır, lastik dış etkenlere karşı korunmak için çeşitli kimyasallarla korunmuştur, parlatılmıştır. İşte bunlarında zamanla ve dikkatli kullanımla giderilmesi istenir. İşte tüm bunlardan dolayı araç ilk kullanıldığında ortalama 1000 KM rodaj istenir. Yoksa biz anamızdan babamızdan böyle gördüğümüz için değil. Her şey bir mantık çerçevesinde açıklanabilir.Ayrıca otomobil sektöründe bir ana yan sanayi çalışanı olarak şimdiye kadar hiç nanometrik ölçü kullanmadık. Kullandığımız tüm birimler mikrondur yani binde birdir (0.001). Ayrıca otomobil firmalarının bizden istediği ölçü ve tolerans değerleride mikrondur. Türkay, eğer dönen bir parça istenilen değerin dışına kontrolsüz bir hızla çıkıyorsa bir yerlerde sürtünme azalıyordur. Bu bazen çok istenen bir durum olmayabilir. Çünkü aşınma vardır ve kontrolden çıkıyordur. Muhtemelen aşırı zorlamadan dolayı sürtünerek çalışan bazı aksmlarda boşluklar olumuş ve sürtünme (Karşı mukavemet) azalmıştır. Böylece karşı kuvvet azaldığı için araç istediğiniz hıza çıkıyordur. Eskilerin deyimiyle yağ yakan araba iyi kaçar. (Lütfen yanlış anlama senin araç için demiyorum) Yüksek hızlara çıkmak aracın teknik alt yapısınıda fazlasyla zorlar ve bazı aksmlara metal yorgunluğu olarak yansır. Buda inanılmaz güvensiz bir araç yaratır. Fabrika verilerinde max. 190 KM hız yazar, örneğin aracın fren sistemleride bu hıza göre düzenlenmiştir fren disk çapı, fren hidrolik basıncı, balata büyüklüğü gibi ama siz limitlerin üzerine çıktığınız için artık bunlar yetersiz gelir. Türkiye'deki, özellikle kamyon kazalarının çoğu fren sistemlerinden kaynaklanır zira maksimum alması gereken istihap haddini fazlasıyla aştığı için frenler tutmaz ve kaçınılmaz sonuç oluşur. Ayrıca sen çok iyi bir şoför olabilirsin ama karşındakinin öyle olduğunu biliyor musun? Arkadan kendine hızla yaklaşan bir aracı görüp panikleyen birsi aracını aniden senin önüne kırarsa yapabileceklerin nelerdir? Neyse çok yazdım kusura bakmayın. Umarım sıkılmadan okursunuz.
Ayrıca nanometrik diye bir ölçü kulanılmaz sanırım Alper bey biraz abartmış. Nanometre, bir milimetrenin bir milyonda biridir ki ancak atom gibi şeylerin ölçümünde kullanılır. Bizlerin kullandığı mikrondur (0,001).
Günümüzde yeni teknoloji olarak lanse edilen bir çok motor ya da süspansiyon sistemi 1800 lerin sonlarında ve 1900 lerin başlarında geliştirilmiştir aslında.