0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kerem yorum buradada var anlatılanlar gerçek hiç bir firma özel olsun kamu olsun ülkemizde ani baskınla teftiş edilmiyor.bunları hepimiz iş hayatımız boyunca yaşamışızdır.Bize teftiş boyunca nereler kontrol edilecek hangi sorular sorulacak hepsi bir ay önceden gelirdi bizde eksiklerimizi tamamlar teftişe öyle girerdik tabiki teftişi yapanlarda akşam aleme götürülürdü.http://www.habervesaire.com/news/somadaki-faciaya-asiri-uretim-istegi-davetiye-cikardi-2709.html
Benim sorumlu olduğum yerde işlem yaklaşık aynı ama sıralama ve amaç çok çok farklı.Müfettişler bir kaç gün önceden özellikle bazı konularda bizi uyarır biz eksik varsa derhal giderir ve teftişi minör olumsuzlukla geçer akşam içmeye giderdik. Kimi meyve suyu içerdi kimi su katılmış beyaz renkli sıvı alırdı. Eh arpa suyu tercih edenlerde var dı tabi. 1998 -2014 arası sadece bir ciddi iş kazamız oldu. Onda da iş güveliği ekipmanın kullanılmamasında kaynaklı yaralanma olmuştu.
Benim gibi düşünmenizi istemiyorum. Düşünmenizi istiyorum.Paylaşımım acımı paylaşmak içindir. Bunları yazanlar yerine ben utanıyorum. Okadar çok kişi var ki tv den gördüğüne inanan.. Her düşünce için bir kanal var. Kim ne duymak isterse onu izliyor.. En çok üzüldüğümde bu konu oldu. Ne zaman itiraz etsek geçmişten bişeyler örnek gösterip ,haklı çıkmak için ne gerekiyorsa yapıyor ve söylüyorlar. Bir gün cumhuriyette gidecek elden, diyecez ki zaten ingilizlerle anlaşıp bizim kültürümüzü bitirmek için yapılmıştı..
2 gündür ne düşüneceğimi ne söyleyeceğimi ne yazacağımı bilmeden yaşamaya çalışıyorum....Almanya da neden ölmüyorlar da burada ölüyorlar? diye düşünüyorum...Sistematik önlemler yok mudur acaba? diye düşünüyorum....Böylesi riskli bir iş yapan insanların geliri güvencesi yaşam konforu yeterli midir? acaba diye düşünüyorum.....Bahsi geçen siyasiler bombayı koyup ocağı patlatmadılar elbette...Ama yukardaki sorularımın yanıtını ararken nedense hep aynı oluşumla karşılaşıyorum....Suçlu sayılmak için o suçu birebir işlemiş olmak gerekmiyor....700.000 liralık saatle gezenler varsa bu ülkede...Maden ocağının sahibi olan holdingin İstanbul'da yaptırdığı rezidans da bir daire alabilmek için maden ocağında 1000 yıl çalışmak gerekiyorsa....Ayakkabı kutularında milyon dolarlar taşınıyorsa...Maden ocağında ölenlerin hakkını hiçbirimiz ödeyemeyiz....
kalan işçileri maden içine gömecekler gibi bir söylenti var ne kadar doğru bilen var mı ?http://www.odatv.com/n.php?n=o-madene-gomuluyorlar-1505141200
http://www.sabah.com.tr/Dunya/2014/05/15/azerbaycan-basbakan-yardimcisi-soma-icin-agladi Bu adam kadar olamadılar
Rabia yapıp ağlarlar başkaları için.
Murat Küden yaşıyormuş....
Murat Küden ismi gördüm sanki ?