ahmet abi çok iyi geldi ikinci fıkra
Görgüsüz Müdürün biri şoförüyle bir toplantıya giderken şoföre sorar.
-Senle eşe...k arasındaki fark nedir? şoför düşünür düşünür...
-bilmiyorum efendim.nedir?
Müdür
-eşeğe çüş deyince durur şoföre dur deyince durur der ve kahkahayı bastırır.
...Bu cevap Şoförün çok ağrina gider.Bir müddet sonra müdüre sorar.
-Müdürle eşek arasındaki fark nedir?
Müdür düşünür düşünür bulamaz neymiş diye sorar.
Şoför-
Vallaha bende bi fark bulamadım müdürüm der
murat abi şoför o kadar düşündü.. bunuda düşünmüştür heralde
muhtemelen düşünmüştür heralde, otobüs-dolmuş güzergahına, metro durağına yakın biyerde vermiştir cevabı...
ahmet abi çok iyi geldi ikinci fıkra
Görgüsüz Müdürün biri şoförüyle bir toplantıya giderken şoföre sorar.
-Senle eşe...k arasındaki fark nedir? şoför düşünür düşünür...
-bilmiyorum efendim.nedir?
Müdür
-eşeğe çüş deyince durur şoföre dur deyince durur der ve kahkahayı bastırır.
...Bu cevap Şoförün çok ağrina gider.Bir müddet sonra müdüre sorar.
-Müdürle eşek arasındaki fark nedir?
Müdür düşünür düşünür bulamaz neymiş diye sorar.
Şoför-
Vallaha bende bi fark bulamadım müdürüm der 
adaş güzeldi. eline sağlık.
sen diğer müdür fıkrasını biliyormusun.
vücut organları müdürlük yarışına girer. beyin der ben müdürüm, kalp der ben, böbrek , dalak, mide..... aşağılardan bir ses....müdür benim.!.. hepsi döner bakar.. bu g...t..... herkes güler , g...tten müdürmü olur derler. sizmisiniz bunu diyen. bizimki ambargo koyar, sıkar kendini dışarı birşey göndermez. en son organlar iflas edecek. tamam derler müdür sensin.... o gün bu gündür bütün g..tler müdür olur...

sözümüz meclisten dışarı...
Şirketlerde en popüler fıkradır bu hemşerim
Bir bilişim şirketine bir grup yamyam işe alınır.İş yeri şehrin dışında kampüsdür. Patron yamyamların şefinin çağırır.Yemekhaneyi,yatakhaneyi sosyal birimleri gösterir. Derki burada eski alışkanlıklarınızı bırakacaksınız,insan eti falan yemek yok.Yamyamlar ilk üç ay çok mükemmel iş çıkarırlar, bir gün temizlikçi kadın ortadan kaybolur ararlar bulamazlar. Patron yamyamların şefini çağırır,sorar
- temizlikçi kadın nerede,
- Şef bilmiyorum.der
- Şef yamyamların yanına gelir sorar,
- Ulan temizlikçi kadını kim yedi,
- Yamyamlardan birisi ellerini önde bağlar boynunu büker,kekeleyerek ben yedimmmmmmm der.
- Ulan oğlum siz salakmısınız,biz burada üç aydır.servis şefi bölüm müdürü,bölüm şefi,halkla ilişkiler elemanı yiyip geçiniyorduk.
- Hiç gözönündeki eleman yenirmi.
Şirketlerde en popüler fıkradır bu hemşerim 
aynen öyle . bir tek şirketler mi. kamu kurumlarını da unutmamak gerek..
Elektrik süpürgesi satıcısı,bir apartman dairesinin kapısını çalmış,kapıyı açan bayana:hanımefendi,bu elimde görmüş olduğunuz kovanın içinde at pisliği var''demiş ve bu bir kova pisliği evin içine doğru savurarak döküvermiş.Sonra da:''Hanımefendi,elimdeki elektrik süpürgesi ile 10 dakika içinde bunu temizleyemezsem,bu pisliği yiyeceği...m!'' demiş.Kadın, satıcıya şöyle bir bakmış.
''Beyefendi,üstüne domates sosu da istermisiniz? Elektrikler kesik de'''
Temel 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar. Sormuşlar; 'Niye dönüyorsun?' diye.
Temel:
-'homoseksüeller yüzünden' demiş.
Bürodakiler şaşırmış;
-'Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler'.
Temel:
-'Beni rahatsız etmiyorlar' demiş.
Bürodakiler yine şaşırmış;-
'Peki neden gidiyorsun?'*
Temel cevaplamış:
-'Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı,10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl önce de evlenmelerine izin verildi.
Homoseksüellik MECBUR olmadan dönmek istiyorum.
Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti. Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle... mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu: Sevgili baba; Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam… Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk… Baba jale hamile! Jale’nin dediğine göre çok mutlu olacağız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor. Jale benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız. Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye….. O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor. Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim.. Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin Oğlun….. NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben Mehmet’lerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim.
Dogumevi bekleme salonuna hemsire kosarak girer , ilk sirada oturan adama yaklasarak :
"Sizi tebrik ederim, ikiz cocugunuz oldu" der.
"Ne tesaduf Minnesota Ikizleri - Basketbol Takimindayim"
Bir saat sonra, ayni hemsire yine kosarak gelir,"Mr.Smith" ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla dogrulur,Hemsire ;
" Artik ucuz babasisiniz" der.Mr.Smith sasirir ve " Olacak sey degil, ben de 3M sirketinde calisiyorum" der.Hemsire bir daha gorundugunde ucuncu adama ;
" Esiniz dorduz dogurdu, kutlarim" der.Adam da saskinlikla
" Ben de Dort Mevsim Otelinde calisiyorum" der.
O sirada yaninda oturmakta olan adam hafif bayginlik gecirerek oturdugu yerden asagi dogru kayar, yetisip mudahale eden hemsire sorar;
"Iyimisiniz, ne oldu size?" diye sorar.
Adam kendine gelmege calisarak dogrulur ;
" Temiz havaya ihtiyacim var, 101 Dalmacyalilar magazasinin muduruyum de..."
Kadinin biri bir petshopa gider ve Bir papagan almak istiyorum der. Ahmet ismindeki petshop sahibi
- "Hanimefendi elimde bir tane papagan kaldi fakat bu papagan çok küfürbaz, almak istemezsiniz sanirim." Fakat bir papagan sahibi olmak isteyen kadin
- "Hayir ne olursa olsun almak istiyorum" der ve papagani alir. Evine geldiginde bir bakar ki gerçekten papagan kadini her eve geldiginde 'Hosgeldin or.spu' diyerek karsilar. Buna dayanamayan kadin papagani alir ve petshopa geri götürür.
- "Ahmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldigimde beni hosgeldin or.spu diyerek selamliyor ve ben buna dayanamiyorum. Papagani geri getirdim ve parami geri istiyorum."
Fakat o anda paraya ihtiyaci olan Ahmet bey:
- "Hanimefendi merak etmeyin. Siz bunu bana birakin ben terbiye edeyim siz yarin gelin alin. Kadin inanmayarak da olsa tamam der ve gider. Ahmet papagani alir ve bir çaydanlik su kaynatir."
- "Ne diyeceksin lan kadin eve geldiginde?" diye sorar papagana
- "Hosgeldin or.spu diycem." der papagan.
Bunun üstüne papaganin kafasini kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar. Papagan yine ayny yaniti verir. Bir olur iki olur ve papagan dayanamaz
- "Hosgeldiniz hanimefendi diycem" der.
Ertesi gün kadin gelir ve Ahmet bey kadina papagani terbiye ettigini söyler. Kadin bunu kontrol etmek istedigini söyler ve papagana sorular sormaya baslar.
- "Ben eve geldigimde bana ne diyeceksin?"
- "Hosgeldiniz hanimefendi diycem" der papagan.
Kadin çok sasirir ama emin olmak için devam eder.
- "Peki yanimda bir kiz arkadasimi getirirsem ne diyeceksin?"
- "Hosgeldiniz hanimefendiler diycem"
- "Peki yanimda bir erkek arkadasimi getirirsem ne diyeceksin?"
- "Hosgeldiniz beyfendi diycem."
- "Peki yanimda 2 tane erkek arkadasimi getirirsem ne diyeceksin?"
- "Oglum Ahmet suyu kaynat bu kari harbi *rospu!!!"
Yüzü-gözü mosmor bir kadın, doktora gider.
Doktor: Ne oldu size?
Kadın: Doktor bey..., ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş dönse beni gebertene kadar dövüyor.
Doktor: Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi. Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağızınız içinde sürekli dolaştırın....
İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder.
Kadın: Evet doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi ağzımda dolaştırdım; ve kocam bana hiç dokunmadı.
Doktor: Gördünüz mü, ağzınızı kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor...