0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bu gün bir abi ile tanıştım 2008 Toyota Auris benzinli 1.6 aracı vardı. Dedim nasıl toyota bırak yaa dedi beş para etmez dedi neden dedim önceden 2003 astra classic vardı dedi çok memnundum hadi model yenileyip sıfır auris alayım dedim dedi. Eee dedim sorun ne dedim yakıt sarfiyatı çok yüksek dedi plastik kalitesi iyi değil dedi bende hadi yakıta tamam dedim psaltik kalitesi derken dedim açtı kaputu sileceklerin bağlı olduğu plastik oluklarda sağ ve sol tarafta su sonlandırıcıları var lakır lakır oynuyor baktım evet.Akünün üzerinde bulunana kapak klipsi sağlam olmasına rağmen o da lakır lakır.devamında kaputu açınca ön taraftaki plastik koruma da öyle kaputun altında bulunan keçede öyle bir de araç daha 30.000 km de devirdaim bozmuş adam pimpirikli.Tekirdağ Çorlu Köşkdere de 1.000 liraya devirdaim değişmiş ve adamın ses yapan plastik parçalarına çözüm üğretmeyiz toyota böyle deyip göndermişler bu da önce istanbula sonra japonya ya mail atmış cevap yok şaşırdım kaldım.Daha akılıma gelmeyen bir sürü şikayetim var dedi adamın yanından ayrıldım.E12 nin gözünü seveyim gerçekten bende gördüm bu kalitesizliği üzüldüm
Bende 2011 1.6 132 hp comfort extra siyah Auris var. Aracımdan çok memnunum. 15 gün önce Van'dan Denizli' ye geldim. ( yaklaşık 1850 km ) bana mısın demedi. Sadece rampalarda biraz yığılma oluyor. Hızı düşüyor bunu anlamış değilim ama başkaca bir sorun yaşamadım o kadar yol geldim yorulmadım bile kısacası Auris araçlar on numara ne de olsa Toyota.
Tanıştığınız kişi haklı.Toyota'nin kaliteli olduğu zamanlar eskide kaldı maalesef. Şimdiki Toyota'larin her yerinden kalitesizlik akıyor.
Enes yok daha neler
Bende de 2008 auris vardı 2 yıl önce. 1buçuk yıl kullandım. Malesef aracı aldıktan sonra anladım ki, benim arabadan beklediğim şeyler kesinlikle Toyota'da yok. Sonra satıp sıfır astra j aldım ve dedim ki hakkaten dünya varmış. Kalıp gibi araba, yolda resmen diyor ki: 'Sen arkana yaslan ve sür sadece. Rüzgarmış, otobüsmüş tırmış düşünme.' Hakkaten yolundan milim şaşmazdı. Öyle zorladım ki arabayı virajlarda, bırak savrulmayı espyi devreye bile sokamadım. Müthiş bir yol tutuşu, müthiş bir güven duygusu. Bunun dışında Toyotadaki basit işçilik, ayrıntılara özen göstermeme... Beni arabadan soğuttu. Kapıyı açıyorsun karşında vida! Cam yarı açıkken kapıyı kapatıyorsun, cam sallanıyor, berbat bir ses. Vitesin ve el freninin olduğu aradaki kısıma dizin değiyor, cart curt ses. Tırnakla bile çiziliyor. Bozuk yola giriyorsun, bütün gürültü içerde... 1 buçuk yılda arabanın kaputu ön tamponu taş izi doldu. Ben astrayı alınca da farklı hiç bir yere gitmedim arabayla. Peki astrada neden hiç olmadı? Aurisin ön kapılarında ufak ufak göçükler oluştu. Otoparklarda yandaki araçların kapıyı dikkatsizce açmalarından dolayı. Astrada resmen arabanın içindeyken yan araçtaki yaşlı teyze güm diye kapısını çarptı. Allah dedim indim aşağı araç sahibine laf söylemeye. Baktım hiç bir şey yok! Toyota'nın benzinli motoruna, sorunsuzluğuna, sağlamlığına HİÇBİR LAFIM YOK. Ama gel gelelim bir basitlik hissi var işte, bu da bir gerçek. Artık diğer markalarda en az Toyota kadar sorunsuz, bu da ayrı bir gerçek. Ve Aurisi satınca dedim ki, bir daha tövbe Avensisten aşağı bir Toyota almam. Avensis bu üstte yazdıklarım gibi değildir diye düşünüyorum.
Malzemeler uzun ömürlü olabilir. Yıllar sonra bile kalitesini koruyabilir.Ama kesinlikle eski Toyota'lardaki gibi bir kalite hissiyatı yok. Aslında bu dediğim tüm markalar için geçerli ama Toyota'da bu durum biraz daha fazla.Kesinlikle yeni Corolla'nin malzemeleri 10 ay sonra çöp olur demiyorum. Ama o hissiyatı alabiliyorsunuz.Ama altyapının sağlamlığı, sorunsuz olması, atmosferik motorların verimliliği yeni nesillerde de devam ediyor ona bir lafım yok.
Enes sanırım sen çok otopark izliyorsun kelimeler çok tanıdık geliyor.
Alakası yok. [emoji4] Benim kendi izlenimlerimdir bunlar.Kesinlikle bu araçları kullananlar benden daha iyi bilir tabi ama ben Corolla'nin içinde kendimi hiç tatmin olmuş hissetmedim.
hade len
Ben Toyota'nın sert plastikleri ve parçalı ön konsolundan şikayetçi olanlardandım. Aracı kullancıkça ses yapan birleşim detaylarınamikro ölçekte silikon sıkara çözdüm.E12 lerin yolcu airbaglerine bir bakın, çok titiz bakılmadıysa patlamış sanırsınız. Eski aurislerde böyle bir detay yok. Bu parçalar çok uzun yıllar formunu hiç bozmadan durur. eski aurislerdeki tek problem çizilen plastik parçalar. Bunlara da çok kaliteli karbon film kaplaması ile çok kolay sıfırlanıyor iç mekan.Hatta isteyen tüm plastik parçaları söküp kaliteli bir boya yaptırabilir. Bu açıdan kalitesizlik hissi yaratmış olsa bile uzun vadede formunu koruyan, eskime hissini minimuma indiren detaylar ve malzemeler var araçlarda. Bunu aynı yaşta diğer araçlarla yan yana gelince anlayabiliyoruz. Örneğin dikkat ettiniz mi bilmiyorum, direksiyon kumanda ve konsoldaki düğmelerde aşınan, rengi solan, silinen bir düğme gördünüz mü toyotda. Bir de vw lerin düğmelerine Golflerin düğmelerine bakın aynı yaştaki. Hangisi 'eskimişlik' hissi veriyor siz karar verin. Bir tek koltuklarını çok sevmiyorum, rahat değil ve şöför tarafındaki yan sırt desteği in-bin yüzünden kolay yıpranıyor. Kaporta inceliği, boyanın nazikliği de tartışılır. Kalın boyalar darbe aldığında çatlıyor ve yaptırmazsanız paslanıyor. Toyotanın ince boyası ve sacı esnediği için çatlamıyor ve göçük oluşsa bile çok kolay boyasız düzeltilebiliyor.Bunlar hep tecrübe ile sabit. HİS ve duygular derseniz evet kalite hissi ve ilk intiba, duygular konusu Toyota'da eksik. Çünkü Toyota akla hitap etmeyi seviyor, çok duygusal bir marka değil.
İşte aslında Toyota'nın en iyi özelliklerinden birisi yenilenebilir olması. Bir parçayı sökerek yenileyebiliyorsunuz ve parçaların sök tak işlemleri için mukavemetinin yeterli olduğunu düşünüyorum. Ancak bazı marka ve modellerde örneğin sanki kapı içini sökseniz bir daha sağlam takamayacağınızı düşünebilirsiniz. Örnek olarak dizel motorunu sürekli övdüğüm ceratonun kapı içleri.Airbag problemini asra f kasada ben de yaşamıştım. Uç kısmından hafif açılmıştı.