Gönderen Konu: İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...  (Okunma sayısı 2382 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« : Mart 23, 2007, 02:41:01 »
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere Tavsiyeler...

Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın. Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.

Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez. Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.

Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.

Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.

Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.

Kalabalık (otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır.. Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.

Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.

Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile..

Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.

Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.

Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.

Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.

Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla
sonuçlanabilir.

Önünüzdeki otomobi ille olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.

Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.

Aynaları muhakkak kullanın.

Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.

Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.

Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.

Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.

Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.

Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof’tan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır. Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın.

Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini saglayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazirlamali.. Deermişim..

Sürüş sirasinda arabanizin kaputu ya da öndeki arabanin plakasina kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakip tüm trafigi kontrol edin.

ABS sistemini bozacagi ve maddi zarar doguracagi için degil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dagitacagi için sürüş sirasinda mümkün oldugunca cep telefonuyla konuşmayin. Hands-free seti olsa dahi... En azindan siz arama yapmayın.

Sürüş esnasinda sik fren kullanmak ya gereginden daha hizli ve/veya agresif gittiginizin işaretidir, ya da eger yavaş gittiginiz halde çok sik fren kullaniyorsaniz bu da acemi oldugunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçlari tedirgin edeceksinizdir.

Eğer normalde şehir içinde otomobil kullaniyor ve şehirlerarasi yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarasi yolculugun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarasi yolculuklar birbirinden tamamiyla farkli tecrübeler gerektirir ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çiktiginizda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksiniz. ilk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.

Hayatinizda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsaniz yapin vardiginizda ilk soru “ Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin ? ” , döndüğünüzde ise “ Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin?” olacaktır. Hatta çoğunlukla daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden “ Abi valla altı saatte Bodrum’a indik ” gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya girilir. Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından birkaç arabayla ölümüne yarışılır, rakip araba konvoylarda sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum. Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı ve arabanızı gerek performens, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan uygulamalardır ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır. İçinde 4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun. Onu geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.

Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun. Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla “ Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben? ” sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara “ Valla uykum geldi uyudum, ne yapıyım yani!” şeklinde cevap vererek kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiginizi merak edenlere en kötü ihtimalle yalan söyleyerek yirtabilirsiniz. Aynaya asili CD’ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.

Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.

İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.

Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.

Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.

Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.

Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.

Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.

Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı bir iştir. Ciddiye alın.

Otomobil kullanmadan önce, ilk yapılması gereken, herhangi bir tehlike anında en çabuk tepkiyi verebilmek için doğru oturma pozisyonunu belirlemektir. Doğru bir oturma pozisyonu şu şekilde belirlenir:
1 . Koltuk sırt ayarı yapılmalı : Koltuğa oturduğunuzda omuzlarınızın koltuk sırtıyla sıkı bağlantısı olmalı,sol ayaktan kuvvet alarak vücudun koltuk sırtlığına tamamen yapışması gerekir. Bu pozisyon alındıktan sonra ellerin direksiyon simidininin üst bölümünü kolaylıkla kavrayabileceği kadar koltuk ileri alınmalıdır. Aksi taktirde direksiyondan uzak kalınır. Bu pozisyon vücudun rahat hareket etmesine ve reaksiyon süresinin daha uzun sürmesine sebep olur, sert manevralarda da öne savrulmayı önler.
2 . Ayakların pozisyonu : Sol ayağınız bacak ile düzgün bir açı oluşturacak şekilde döşemeye yerleştirilmeli. Debriyaj pedalına tam basıldığında sol bacak dizden biraz kırık olmalı. Bu konumda sürücü,vücudunu koltukta tutabilir ve fren pedalına gereken gücü tam olarak uygulayabilir. Herhangi bir kaza anında da bu pozisyon, bacağın yaralanma riskini en aza indirger. Bilek ve ayakların sürüşte birinci derecede önemli görevi vardır. Bilekler üç pedal üzerinde çalışırlar. Pedalların kullanımı sırasında topukların tabana dayanması zorunludur. Ayaklar pedallar arasında yer değiştirirken ayak kalkmadan, topuklar sağa sola hareket ettirilir. Vites değiştirildiğinde kullanılan sol ayak, dinlenme anında, debriyaj pedalının soluna yerleştirilir.
3 . Koltuk yüksekliği ayarı : Koltuk yüksekliği iyi bir görüş sağlamak amacıyla en doğru pozisyonda ayarlanmalıdır. Sürücü, koltuğunu otomobilin önünü, caddeye ve önemli tüm göstergeleri görebileceği yükseklikte ayarlanmalıdır.
4 . Direksiyon ayarı : Koltuğa oturulduğunda, direksiyon 9'u çeyrek geçe pozisyonunda tutulmalıdır. Yani sol el 9'u, sağ el ise 3'ü göstermelidir. Parmaklar direksiyonu kavramalı, bilek ve dirsekler hafif bir şekilde kırılarak direksiyona yakın bir pozisyon alınmalıdır.

alıntı

Toyota Club Türkiye

İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« : Mart 23, 2007, 02:41:01 »

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #1 : Mart 23, 2007, 12:04:58 »
Güzel bi alıntı. Elinize sağlık.
2001 Avensis Sol Extra VVT-i D4 150 bg 204 Nm
Metalik Siyah 0-100:9,1 sn 0-130:12,9 sn
Asfaltı ağlatır :) Alayına gider.
Electrical Engineering @ YTU

(Gizli Üye)

  • Ziyaretçi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #2 : Mart 23, 2007, 17:24:51 »
uzun ama bılgılendırıcı . . . .

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #3 : Mart 23, 2007, 23:55:53 »
Bu sollama yasağı konusu bir felaket gerçekten. Örn. sollama serbest işareti çıkıyor, ama yol hafif dönerek gidiyor ve ağaçlardan ya da yol kıyısına yapılan evlerden artık yolun ilerisini görmek mümkün değil. Arkadaş tabelayı koymuş gitmiş, ondan sonra ne kontrol eden var, ne değiştiren.
--dünya dönüyor--

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #4 : Mart 25, 2007, 00:15:30 »
Alıntı yapılan: Alper Kutluer
Bu sollama yasağı konusu bir felaket gerçekten. Örn. sollama serbest işareti çıkıyor, ama yol hafif dönerek gidiyor ve ağaçlardan ya da yol kıyısına yapılan evlerden artık yolun ilerisini görmek mümkün değil. Arkadaş tabelayı koymuş gitmiş, ondan sonra ne kontrol eden var, ne değiştiren.
[/quote]

Uygunsuz birazda plansız yapılmış yollarda, kazalara hatta ölümlere bile yol açıyor. Yol kenarlarına ve nokta-lardaki kenarları süslüyoruz diye kar yağdı ağacı dikmiyorlarmı ne arkadan geleni ne de çıkan araçları görebiliyorsunuz tam bir fiyasko...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: B+
  • Kilometre: 16000
  • Model Yılı: '11
  • 97 kere teşekkür etti
  • 36 kere teşekkür edildi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #5 : Mart 25, 2007, 12:02:58 »
Uzun olmuş okumadım ama kesin güzel şeyler yazıyordur parmaklarınıza  sağlık
((2017  COROLL@...ADVANCE MDS    * 2018-         ))
(( 2011 COROLL@...ELEGANT  A/T    * 2015-2017 ))
(( 2006 COROLL@...SOL                        * 2009-2015))
(( 2000 COROLL@...TERRA SPECIAL  * 2006-2009))

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #6 : Mart 26, 2007, 01:07:27 »
Alıntı yapılan: Bülent Öztürk
Uzun olmuş okumadım ama kesin güzel şeyler yazıyordur parmaklarınıza  sağlık
[/quote]

Teşekkür ederim. Bu konuda sizinde fikirlerinizi almak isterdim.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Siftahı Yapmış Toyotacı
  • *
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #7 : Mart 30, 2007, 09:12:57 »
çok güzel, bilgilendirici bir yazı. Ellerinize sağlık.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • 1 kere teşekkür edildi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #8 : Mart 31, 2007, 14:51:27 »
Çok güzel bir yazı elleriize sağlık. Eksik yok neredeyse. Ben bi ekleme yapayım yola bir top fıladığında tüm gücünüzle frene basın tarfiği tehlikeye atmıycak bir durumdaysanız tabii.ç ÇÖünkü yopun peşinden neredeyse hep bir fırlayan olur ve genellikle bu da çocuktur. Ben trafikte en çok çocuktan hayvandan vede bsikletliden korkarım çünkü heran önünüze atlayabilir.
2000 ZZE112 Toyota Corolla 1.6 Terra Special A/C

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #9 : Mart 31, 2007, 21:41:32 »
Alıntı yapılan: Rıza Emrah ARIÖZ
çok güzel, bilgilendirici bir yazı. Ellerinize sağlık.
[/quote]

Teşekkür ederim. Beğendiğinize sevindim

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #10 : Mart 31, 2007, 21:52:37 »
Alıntı yapılan: Erdem Manisalı
Çok güzel bir yazı elleriize sağlık. Eksik yok neredeyse. Ben bi ekleme yapayım yola bir top fıladığında tüm gücünüzle frene basın tarfiği tehlikeye atmıycak bir durumdaysanız tabii.ç ÇÖünkü yopun peşinden neredeyse hep bir fırlayan olur ve genellikle bu da çocuktur. Ben trafikte en çok çocuktan hayvandan vede bsikletliden korkarım çünkü heran önünüze atlayabilir.
[/quote]

Dediğiniz gibi özellikle çoçukların bulunduğu park, okul önleri gibi yerlerde hakikaten pür dikkat olmalı...
Çünkü çocukların ne yapacağı önceden kestirilemiyor. Ben bir de hem araç kullanan, hem de yaya yaşlı insanlardan da korkuyorum. Refleksleri yavaş olabiliyor. Araç önlerinden geçerken sendeleyebiliyorlar.
Bir de çok inatçı olabiliyorlar, kaldırım dururken yolun ortasından gitmek gibi... Yani dikkat, dikkat, dikkat!!!

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • 1 kere teşekkür edildi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #11 : Mart 31, 2007, 23:55:23 »
Alıntı yapılan: Yasemin Güven
alıntı
[/quote]
Nereden alıntı?
Kaliteli marka aslında müşteriyle ebedi aşk ister. Ve aslında her sadık müşteri, şöyle ilk karşılaşmada fosfor fosfor sırıtıp laubali olmayan

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: Yaris
  • Kan Grubu: 0+
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #12 : Nisan 01, 2007, 00:58:07 »
elnize sağlık tamamını okuyamadım ama güzel bilgiler..

bir de ben ek yapayım..

müzik sistemiyle uğraşmayın..radyo frekansı arama, ses açma için fln bakarken kaza yapma ihtimaliniz çok yüksek..
en iyisi bakmadan ayarlamayı öğrenin

bu torpido karıştırmada da geçerli..aman..

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #13 : Nisan 01, 2007, 13:23:30 »
Alıntı yapılan: Cem Yücel
elnize sağlık tamamını okuyamadım ama güzel bilgiler..

bir de ben ek yapayım..

müzik sistemiyle uğraşmayın..radyo frekansı arama, ses açma için fln bakarken kaza yapma ihtimaliniz çok yüksek..
en iyisi bakmadan ayarlamayı öğrenin

bu torpido karıştırmada da geçerli..aman..
[/quote]

+1 çok güzell

[quote=Selim Tokgöz]
Nereden alıntı?
[/quote]

otomotiv dergilerinin sitelerinden birindeydi sanırım. Okuyup ta beğendiğim, faydalı olabileceğini düşündüğüm
zaman değer verdiğim yakınlarım da dahil bunu sizlerle de paylaşayım dedim. Zira bilgiler paylaşıldıkça artar ve güzelleşir. Ben merkezli bir bilgi zamanla yok olmaya mahkumdur.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
  • Model Yılı: -
  • 3 kere teşekkür edildi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #14 : Nisan 05, 2007, 20:56:38 »
Kısacası robot gibi durun arabada diyor yazı... Tamam yararlı olabilir ama hepsini yapmak mümkün değil gibi...

Örneğin her zaman 9:15 şeklinde tutacakmışız... Sol el akrep sağ el yelkovan şeklinde... Kol dayama yerleri neden yapılıyor o zaman?  

Geniş viraj alırken iki kol mantıklı olabilir ama ufak manevralarda iki kol kordine bir şekilde tek koldan daha zor hareket eder bence.. Alışkanlığa göre değişebilir ama bana göre böyle...
D-4 vvt-i motor... 1AZ-FSE + T22  facelift

Today Toyota tomorrow Lexus...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #15 : Nisan 06, 2007, 00:31:51 »
9:15 fikrine ben karşıyım. Çünkü direksiyonu o şekilde tutarsanız gerekli manevrayı yapamazssınız.
Bence illaki iki elle tutulacaksa eller 10:10 veya 10:15 te olmalı. Ben ilk acemi yıllarımda 10:10 geçe kullanırdım.
Oysa şimdi sol elim 11:00 sağ elimse viteste kullanıyorum. İnsan zamanla tecrübe kazanıyor.
Robot gibi oturma işine gelince dikkati elden bırakmamak gelmeli akla! Bazı insanlar görüyorum sonuna kadar teyplerini, radyolarını açmış sağdan soldan korna sesini duymuyorlar bile. Volkmen dinleyenler mi dersiniz? Direksiyona dosyalarını, kitaplarını koyup göz gezdirenler mi? Birde trafikte dikiz aynasında makyaj
yapanlar mı? Almış cep telefonunu konuşanlar mı? Karşı şeritten giden tanıdığını görüp el kol sallayıp, kornaya basanlar mı? Eğer bu şahış hele de yolda yaya gidiyorsa üstüne üstüne arabayı sürüp korkutarak güya şaka yapıyor olanlar mı? Hey benim memleketimin çeşit çeşit insanları...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • 1 kere teşekkür edildi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #16 : Nisan 06, 2007, 11:14:54 »
Alıntı yapılan: Yasemin Güven
9:15 fikrine ben karşıyım. Çünkü direksiyonu o şekilde tutarsanız gerekli manevrayı yapamazssınız.
Bence illaki iki elle tutulacaksa eller 10:10 veya 10:15 te olmalı. Ben ilk acemi yıllarımda 10:10 geçe kullanırdım.
Oysa şimdi sol elim 11:00 sağ elimse viteste kullanıyorum. İnsan zamanla tecrübe kazanıyor.
Robot gibi oturma işine gelince dikkati elden bırakmamak gelmeli akla! Bazı insanlar görüyorum sonuna kadar teyplerini, radyolarını açmış sağdan soldan korna sesini duymuyorlar bile. Volkmen dinleyenler mi dersiniz? Direksiyona dosyalarını, kitaplarını koyup göz gezdirenler mi? Birde trafikte dikiz aynasında makyaj
yapanlar mı? Almış cep telefonunu konuşanlar mı? Karşı şeritten giden tanıdığını görüp el kol sallayıp, kornaya basanlar mı? Eğer bu şahış hele de yolda yaya gidiyorsa üstüne üstüne arabayı sürüp korkutarak güya şaka yapıyor olanlar mı? Hey benim memleketimin çeşit çeşit insanları...
[/quote]
10:10 yanlıştır. Bunun tecrübeyle ilgisi yok. Yarış videolarını izlerseniz pilotlar genelde 9:15 tutarlar. Pilot eğitimlerinde de ilk öğretilen budur. Aynı şey karayolunda da geçerlidir. Refleks hareketlerini en iyi 9:15 ile yaparsınız. Ellerinizi kaldırmadan en büyük dönüş açısını da 9:15 sağlar. Bütün üreticiler simidi 9:15 tutulacak şekilde üretirler. Bu yetmiyormuş gibi vites pedallarını, silecek, far kollarını 9:15 tutuşuna göre yerleştirirler. Size 10:10 kolaymış gibi görünüyorsa direksiyonun size uzaklığı ya da koltuk ayarınız doğru olmayabilir.
Kaliteli marka aslında müşteriyle ebedi aşk ister. Ve aslında her sadık müşteri, şöyle ilk karşılaşmada fosfor fosfor sırıtıp laubali olmayan

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #17 : Nisan 07, 2007, 01:47:35 »
ALINTI
10:10 yanlıştır. Bunun tecrübeyle ilgisi yok. Yarış videolarını izlerseniz pilotlar genelde 9:15 tutarlar. Pilot eğitimlerinde de ilk öğretilen budur. Aynı şey karayolunda da geçerlidir. Refleks hareketlerini en iyi 9:15 ile yaparsınız. Ellerinizi kaldırmadan en büyük dönüş açısını da 9:15 sağlar. Bütün üreticiler simidi 9:15 tutulacak şekilde üretirler. Bu yetmiyormuş gibi vites pedallarını, silecek, far kollarını 9:15 tutuşuna göre yerleştirirler. Size 10:10 kolaymış gibi görünüyorsa direksiyonun size uzaklığı ya da koltuk ayarınız doğru olmayabilir.[/quote]

9:15 Tutarsam mümkün değil anında kaza yaparım oysa çok şükür 1990 senesinden beri çeşitli arabalar kullandım bügüne kadar hiç kazam olmamıştır. Acemi yıllarımda 10:10 veya 10:15 kullanmışımdır. Şimdi
tek elle kullanıyorum. Çok zorda kalırsam 11:15. Artık bir takım şeyleri zamanla aşıyor insan. Ha bunu söylerken kötü örnek falan olmakta istemem. Herkesin yoğurt yemesi farklı. Geçen gün Merter istikametinde yol alırken belli yeni almış ehliyeti eller kazık gibi 9:15 kafası nerdeyse cama yapışmış bir kişi gördüm. Zınk diye öndeki araca bir güzel bindirdi. Yazık yazık ondan sonra gazetede boy boy kaza afişleri... Gayet rahat bir şekilde alınmalı yol, ben aracıma bindikten sonra yolla, yolun üstündekilerle adeta bütünleşirim. Sağ sol aynalarımı kullanırım, aracın içindeki ve benim dikkatimi dağıtacak şeyleri kafamdan yok ederim. Sadece benim önümdeki değil onun önündekiler de kontrolüm altındadır. Bu arada arkadan gelenleri, sollamaya çalışanları vs vs. Yola, arabamıza, kendimize, öfkemize, kısacası her şeye hakim olmalı insan diye düşünüyorum...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • 1 kere teşekkür edildi
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #18 : Nisan 09, 2007, 13:36:24 »
Peki.
Kaliteli marka aslında müşteriyle ebedi aşk ister. Ve aslında her sadık müşteri, şöyle ilk karşılaşmada fosfor fosfor sırıtıp laubali olmayan

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: Yaris
  • Kan Grubu: 0+
İyi Bir Sürüş Yapmak İsteyenlere...
« Yanıtla #19 : Nisan 11, 2007, 21:52:49 »
Direksiyon sınavında aracı tek elle kullandım diye 90 vermişlerdi..
Şehir içinde aslında rahat oluyor da şehir dışında, bilmediğimiz yollarda , tepki verme açısından mutlaka iki elle tutmalıyız..