Gönderen Konu: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz  (Okunma sayısı 3014 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • 2007 sol
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: '07
  • 3 kere teşekkür etti
  • 3 kere teşekkür edildi
Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« : Haziran 30, 2009, 12:05:15 »
Arkadaşlar tokattayım bilmiyorum bu yıl olüm vaka sayısını ama inanın  günde en az 20 kişi kene yapışmasından hastaneye gidiyo dünde benim eşimin üstünde yakaladık!!!! olacak şey değil bunun aşısını ,ilacını falan nasıl bulunmaz anlayamaıyorum ben artık türkiyenin çok aciz bi ülke olduğunu düşünmeye başladım.Artık dışarı çıkmaya korkar olduk bırakın pikniği,cay bahcesini ne yapacağımızı şaşırdık ve hala bi önlem bile alınmıyo!!!!
Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama...

Toyota Club Türkiye

Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« : Haziran 30, 2009, 12:05:15 »

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Eski Toprak Toyotacı
  • *****
  • chappuler
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: 0+
  • 34 kere teşekkür etti
  • 52 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #1 : Haziran 30, 2009, 12:08:30 »
paçanızı çorabınızın içine sokun....

(sayın bakanımızın önerisidir.)
Tüm üye ve üye olacakların dikkatine! lütfen forum kurallarını gözden geçiriniz....
http://www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=3.0
"Bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi öğrenmesi imkansızdır..."

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: AB+
  • Model Yılı: '11
  • 74 kere teşekkür etti
  • 772 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #2 : Haziran 30, 2009, 12:34:55 »
Maalesef sayın bakanlarımızın dahiyane  önerilerinden biridir..Bu saglık bakanından ne cekiyoz varya..Bakanlıktan önce belediyenin bir ilaclama yapması gerekmıyormu..Zor bi durum KKK tehlike li  bir hastalık dikkat etmek gerekiyor.
2011 d4d Corolla

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: ---
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #3 : Haziran 30, 2009, 12:44:35 »
Geçmiş olsun Serkan bey geçen bi haberde okumuştum 13 adet mi neydi bi çocukta kene çıkarmışlar çocuk turp gibiymiş ama diğer taraftan da geçtiğimiz ay iş arkadaşımın kız kardeşi bu yüzden vefaat etti
96 corolla xei

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Aktif Toyotacı
  • **
  • Araç: Avensis
  • Kan Grubu: 0+
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #4 : Haziran 30, 2009, 12:45:58 »
Yaklaşık 4 yıldır keneler düzenli olarak öldürmeye devam ediyor... Bakan da ( aslında bakamayan)  konuşmaya devam ediyor. Gelinen noktada en akıllıca çözüm önerisi "paçalarınızı içine sokun kardeşim"den öteye gitmiyor. Tam bize yakışır şekilde: Trajikomik sözcüğü ancak bu kadar anlamını bulabilir. Tokat, Yozgat, Samsun, Amasya paralelindeki tüm insanlar özellikle köylüler her an ölümün eşiğindeler. Aşı çalışmaları devam ediyor deniyor ama kamuoyunu rahatlatan bir açıklama maalesef yok ortada.

Bu noktada insanın aklına beğenmesek de bir nokta takılıyor inatla...Bu memleketi ölü, diri,hasta,genç,ihtiyar ayırmadan sömüren, sömürmekle kalmayıp yedi sülalesine sömürttüren asıl büyük kenelerden nasıl kurtulacağız? Bir reçetesi olan varsa beri gelsin:)
HANGİ DUVAR YIKILMAZ;SORULAR DOĞRUYSA

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • BÜYÜK İZMİR BULUŞMASI :)
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: B+
  • 1 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #5 : Haziran 30, 2009, 12:59:51 »
Yaşar bey aklıma Leman dergisinin bir sayısındaki kapak resmi geldi.


2002 corolla H/B 1,6 terra   iZMİR / Balçova

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • ゴールドメンバ
  • *****
  • E12 SPORT 3ZZ-FE (Auris - Yaris D4D MMT) Civic EK9
    • Model araçlar, uçaklar, helikopterler
  • Araç: Yaris
  • Kan Grubu: A-
  • Model Yılı: -
  • 482 kere teşekkür etti
  • 760 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #6 : Haziran 30, 2009, 13:31:23 »
Bekir benden bir alkış sana fazla konuşmama gerek yok Leman herşeyi gayet ne ve açık anlatmış zaten

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • 2007 sol
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: '07
  • 3 kere teşekkür etti
  • 3 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #7 : Haziran 30, 2009, 13:45:30 »
Arkadaşlar geçen gün ziraate giittim kene ilacı için orda bile söylenen ilacın bile işe yaramadığı!! yani her gecen gün coğalıyolar,birde arkadaşlar buralarda söylenenler bunun büyük devletlerin daha doğrusu israilin yaptığı veya başka bir devlet,inanmak istemiyorum  fakat düşünüyorum ben daha böyle bir canlının sebeb oldugu olüm duymadım dünyada sadece türkiyede var,galiba bazı oyunlar oynanıyo sizcede olabilirmi?
Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • BÜYÜK İZMİR BULUŞMASI :)
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: B+
  • 1 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #8 : Haziran 30, 2009, 13:50:37 »
Bekir benden bir alkış sana fazla konuşmama gerek yok Leman herşeyi gayet ne ve açık anlatmış zaten
:lol: teşekkür ederim
İşallah en kısa zamanda kökten bir çözüm bulunur
2002 corolla H/B 1,6 terra   iZMİR / Balçova

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 2908 kere teşekkür etti
  • 3274 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #9 : Haziran 30, 2009, 15:24:21 »
  Çok güzel ve anlamlı paylaşımlar.  :alkis:
 Bu arada geçmiş olsun Serkan.
 Bu olayın altında kompla olabilirmi araştırmak lazım ancak bence en başta tavuk, kuş gibi kanatlı hayvanların intikamıdır bu.

 Kene değilde ErKenekom dense belki ilgilenirler asıl işleri halkı düşünmek olan yöneticiler ya da Yaşar 'ın dediği gibi Bakan (bakamayan), bence ise Bakakalan lar. :)

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Shiro (beyaz) ve ben
  • Araç: Corona
  • Kan Grubu: A+
  • 5 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #10 : Haziran 30, 2009, 16:03:18 »
Arkadaşlar şöyle yaparsak kene meselesi çözülür diye bir öneriniz var mı? ??
(?)
Hükümetin politikaları konusunda hoşlanmadığım çok şey var ama önümüze gelen her sorunda hükümeti sorumlu tutmak gibi bir milletimize özgü alışkanlığa da sahibiz.. Her fırsatta siyasete dalıyoruz ve bilimsel meseleleri sulandırıyoruz biz..Türkiye öyle bir ülke ki bir kavramı anlatmak için hangi kelimeyi kullandığınız bile siyasi görüşünüzü ele veriyor.
Bir işe siyaset bulaştı mı da insanlar gerçek düşüncelerini söyleyemezler. Genellikle karşı tarafı malup etmek için inadına konuşurlar.
"keneler yaşasın" biçiminde bir siyasi görüş olamayacağına göre. en azından böyle bir konuda siyasetten bağımsız tartışma yapılabileceğini ve bunun daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Sorun şu ki evet intikam..
Tavuklar değil ama doğa intikam alıyor. Hatta öyle bir alıyor ki insanların eli kolu bağlı. Kullandığımız tarım ilaçlarından oldu bu. Dünün olayı da değil .. damlaya damlaya göl oldu.. Köylümüzün cehaletinden oldu. Normalin üç dört katı tarım ilacı kullandık biz. (Avrupa normlarına uymadık) Kuşları öldürdük (arada kendimizi de kanser ettik). Şimdi kenelere karşı ilaç kullandıkça, denge daha da bozulacak.. o yüzden elimiz kolumuz bağlı. (Kontrolsüz avlanma ve sulak alanların yok edilmesi cabası..)
Türkiye avrupanın en büyük hayvan ve birki çeşitliliğine sahiptir. Hatta  şöyle söyleyeyim bütün avrupayı toplasanız Türkiye kadar çeşit ya vardır ya yoktur. Türkiye avrupanın toplamından daha karmaşık ekosistemlere sahip. Bu ekolojik bilmeceyi çözmemiz lazım yoksa başımıza çok iş açar. Bugün kene yarın başka bişey musallat olur.
 Hükümetler bu işi başaramaz. Kim olsa başaramaz. Hükümetler acil çözüm peşine düşerler.. Adam gönderir ilaçlarlar.. Başka bişey bilmezler. Bu gibi sorunları ancak TEMA vakfı gibi uzun vadeli düşünen kuruluşlar çözer. Aklıma da başka doğru düzgün kuruluş gelmiyor açıkçası.. Ülkemizde çok değerli bilim adamları var ama çevre konularında kurumsallaşma çok az.
Benim nacizane fikrim ekolojik tarımdır.. (Bunu da bir sürü para ve tahminen 20-30 yılda ancak başarabiliriz.. acil çözüm konusunda fazla umudum yok) Daha iyisini ziraat mühendislerimiz, biyologlarımız ve hatta genetik mühendislerimiz bilir.
Yoksa birkaç şirin aksesuar için, ya da uymak için sürüye,...  Binmeli mi konserve kutusuna araba diye,
Veremem üç kuruş daha diyerek yedek parçaya,...  Boyun mu eğmeli her nissan ya da honda'ya..
İstemem eksik olsun..!  
    Corona de Bergerac

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • E12 HB Corolla D-Sport 2.0 D4D (Tek Kapı)
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 332000
  • Model Yılı: '02
  • 208 kere teşekkür etti
  • 421 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #11 : Haziran 30, 2009, 16:20:20 »
uuuv politikaa siyasett çok severim :D hele uzaktan izlemeyi :D

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Aktif Toyotacı
  • **
  • Araç: Avensis
  • Kan Grubu: 0+
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #12 : Haziran 30, 2009, 17:19:37 »
Ahmet Egesoy Bey'in söylediklerine ana çizgileriyle katılmakla birlikte birkaç hususu  belirtmek isterim. Öncelikle ortadaki kimi olumsuzlukları eleştirmek daha iyiye, daha güzele olan ihtiyacımızdan kaynaklı eleştirilerdir. Öte taraftan eleştirdiğimiz her konuda, durumu düzeltebilecek birikime ve uzmanlığa sahip olamayacağımız kabulünüzdür sanırım. Fakat bazı konularda uzman olmayışımız o konularda eleştiri yapamayacağımız anlamına gelmez. Sosyal yaşamda karşılaşılan her türlü probleme çözüm bulmak sıradan vatandaşların işi değildir ayrıca

Meselenin siyasi tarafını bir kenara bırakırsak hüükümet, var olan ya da olması mühtemel problemleri çözmek için aday olan insanlardan oluşan bir örgüttür. En azından bu anafikirle yola çıkar; hatta bunun için kendilerine sayısız ve sınırsız yetki tanınır. DOlayısıyla hükümetin,devletin, bakanın, ilgili kurumların bu eleştiriyi üzerine alıp ciddi çalışmalar yapması gerekir. Gelelim işin siyasi boyutuna:)
Bu ülkede bilim ne zaman baştacı edildi ki bugün çareler bilimden ya da  ya da bilim insanlarından bekleniyor. En küçük bilimsel gerçeklerin bile türlü dogmalarla dışlandığı ( üniversiteler de dahildir buna) bir coğrafyada küçücük bir kenenin bu kadar can yakmasına çözümü yine bilimden beklemek acımasızlık değil midir?
Üniversitelerimizin halini ben değil uluslararası kurumlar çok güzel özetliyor. Dünyada en fazla yayın yapan ilk 500 üniversite arasında yer alan tek bir üniversitemiz bile yok. Ar-Ge'ler için ayrılan kaynaklar o kadar komik ki sıradan bir şirket bile daha fazla kaynak ayırıyor. Çığır açıcı büyük teknolojik gelişmelere seyirci kalışımızın başka açıklaması var mıdır? ( bu arada yapılan değerli birkaç çalışmanın hakkını yemeyelim)İnsanlar Nanoteknolojide ciddi adımlar atarken biz üniversite öğrencilerinin kıyafetleriyle vakit harcıyoruz.Araştırma görevlileri için üniversitelerde açılan kadrolar bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az ve birçoğu maalesef masalarından kalkamıyor araştırma yapmak için.
Biraz daha derine inersek; Son 20 yıldır piyasa ekonomisinin dayanılmaz cazibesine kapılarak neoliberal politikalar sayesinde eğitim can çekişir duruma geldi. ÖSS, KPSS ve OKS'nin açtığı yaraları tamir etmek neredeyse bir nesil alır.( Bu konu çok su götüreceğinden şimdilik açmıyorum)
Doğanın bilinçsizce tahrip edilmesine gelince bu konuda en büyük suç yine en çok eleştiriyi hakedenlerindir. Yani hükümetindir. Şimdi olduğu gibi bundan önceki hükümetler de bilimsel düşüncenin ışığında eğitime,doğaya,sanata,sanayiye,ekonomiye,gençliğe,vs yeterince eğilmemiştir. Elindeki birkaç dönüm tarlayı, babadan kalma yöntemlerle ekip biçmekten başka birşey bilmeyen ve ömründe ziraat mühendisini birkaç kereden fazla görmeyen/göremeyen çiftçilerimizi cahillikle suçlamak ağır kaçacaktır. Ayrıca tarımın bilimsel kurallara göre planlı yapılması çiftçinin bileceği iş değildir. Bu iş çiftçinin inisiyatifine bırakılırsa Konya Ovası'nda yaşanan çöküntü gibi, 20 yıl önce kitaplarda yurt dışına buğday ihraç eden bir ülke olarak anılırken bugün yurt dışından gemilerle tonlarca buğday ithal eden bir ülke haline gelirsiniz ve tarım politikanız tıpkı hayvancılık politikası gibi çöker.( Özelliştirmelerle  birlikte kapatılan Et balık kurumunun büyük ve küçük baş hayvancılığın dinamosu olduğu yılları hatırlatırım)
İnsanlarınızı serbest piyasa ekonomisinin acımasız rekabetinin ortasında tek başına bırakırsanız daha fazla kar edebilmek için  kendi ailelerinin dahi hayatlarıyla oynamaktan çekinmeyecek bir canavarlığa itebilirsiniz. ( Hazır yoğurt konusunda dönen dolapları hatırlatırım).
Doğanın fütursuzca kullanılmasının ağır fatularını yıllar öncesinden hatırlatan onlarca saygın insanın sözleri kulak ardı edilmesiyle bugün bu meselelerle uğraşıyoruz. ( Deprem konusunda olduğu gibi, felaket yaşandıktan sonra bilime kucak açıyoruz.Nitekim 17 Ağustos depreminden önce  kaç kişi IŞIKARA Hoca'nın adını biliyordu?)

Bu arada Cemal SÜREYYA'nın güzel bir şiir vardır:
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum,
diye devam eder. Bu şiirden esinlenerek sizi ya da bir yakınınızı kene tuttu mu son zamanlarda. Benim bir yakınımı tuttu. Ölümün sıcak nefesi yakınınızdayken aklınıza ne bilim gelir ne hükümet gelir ne de onların çıkarcı politikaları. Aklınıza tek birşey gelir. Yıllardır bu sorunlara çözüm bulacağım deyip de çözüm bulamayıp  milyon dolarlara gemi bulanlar,  bir gecede mısırın KDV'sini düşürecek kadar zeki olanlar, çiftçiyi sadece anası !! söz konusu olduğunda hatırlayanlar, onlarca eleştiriye rağmen karadeniz sahil yolunu yapanlar, başka ülkelerin artığı nükleer tesisleri güzel ülkeme giydirmeye çalışanlar, maksimum hızı 80 olan trenleri bir gecede 120 km'ye çıkararak SÜPER HIZLI TREN icat edip Pamukova'da 37 kişinin ölümünü seyredenler ve kazanın ardından "Allah'ın işi, elimizden ne gelir" diyenler, Uçak hangarında deve kesenler, toplumu binbir kutuba ayırıp "dinler arası diyalog yalanını yutturmaya çalışanlar", Ankara Büyük Doğum hastanesinde ölen 12 bebeğin, Bursa'da Ş.YILMAZ Hastanesinde yanan 8 vatandaşın ardından istifa etmeyerek büyük bir onursuzluk sergileyen SAĞLIKLI  bakanlar ve bakmayanlar gelir........ gelir aklınıza  ama aklınıza gelmekle kalmaz tabii :)))

Toparlarsak....( daha verilecek onlarca örnek var cebimde) bilim bu ülkenin rehberi olmadıktan sonra biz "asırlık kenelerimizle" birlikte nevi şahsına münhasır modern kenelerimizi de yok edemeyiz.Bütün kenelerin ortak bir noktası ise panzehir karşısında savunmasız kalmalarıdır. "Bizim en büyük panzahirimiz nedir?" derseniz ben eleştiri gücümüz derim:)



"Gerçeğin elinden tutun; o size yardımcı olmakta geç kalmayacaktır" diyerek selamlar sunuyorum.

HANGİ DUVAR YIKILMAZ;SORULAR DOĞRUYSA

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Shiro (beyaz) ve ben
  • Araç: Corona
  • Kan Grubu: A+
  • 5 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #13 : Haziran 30, 2009, 18:03:03 »
Yanlış anlaşılmasın arkadaşlar..
Hükümeti eleştirenleri eleştirmiyorum.
Ulusal dürtülerimiz böyle ve ben de haber dinlerken veya bir açık oturum seyrederken "Şöyle yapsınlar" "Böyle yapsınlar" diyenlerdenim.. Sonuçta  Türk'üz, üstüne üstlük akdeniz'liyiz ve (politika hem kanmımızda hem yediğimiz zeytinyağında var.. :) ) politikanın içindeyiz hepimiz. Fakat durup düşününce iki şey canımı sıkıyor..
Birincisi Türkiye'de politikanın giderek milli bir bölünme ve nefret kaynağına dönüşmesi.. Belli bir marka çikolatayı yemeyen arkadaşlarım var.. üreticisinin siyasi görüşünden ötürü.. "Ee o yediğin marka isviçre markası .." dedim bir gün.. (sözde) Ermeni soykırımını reddedenleri hapse atan ülkenin markası.. Ne dedi biliyor musunuz.. onlar bile bunlardan iyidir dedi..
Bu nefretin düzeyi beni korkutuyor arkadaşlar.. Ülkemin geleceği için korkuyorum. o yüzden istemiyorum her konuya siyaset bulaşsın.. Keşke herkes birkaç ay yurt dışında yaşasa da milletinin kıymetini anlasa.. Yabancıların Türklere nasıl baktığını ve davrandığını bilseydik, aramızdaki anlaşmazlıkların aslında ne kadar yapay olduğunu görür ve birbirimize sarılırdık..

Gelelim diğer konuya. Kene meselesinin basitçe bir "hükümet meselesi" olduğunu düşünmenin konuyu tehlikeli derecede hafife almak olduğunu düşünüyorum. Domuz gribi meselesi hükümet meselesi tamam. Fakat keneler (şahsında ekoloji sorunu), deprem, kuraklık (tatlı sular), fosil enerjinin tükenmesi, erozyon gibi meseleler çok büyük milli meseleler.. (Küresel ısınma da bir küresel mesele.) Hükümetten taleplerimiz olsun tamam.. Ama konuyu hükümete havale etme psikolojisine girersek Türkiye'yi bekleyen ekolojik sorunların ne derece vahim olduğunu kavrayamamış oluruz..
Çöplerinizi sınıflandırıyor musunuz? Pillerinizi nereye atıyorsunuz? Su tasarrufu yapabiliyor musunuz? Motor yağınızı değiştirince, atık yağı ne yapıyorsunuz? Alışveriş yaparken geri dönüşümlü ürünleri ve paketleri tercih ediyor musunuz? Oy vereceğiniz zaman partilerin çevre politikalarına bakıyor musunuz? Yoksa başka parametreler mi ön plana çıkıyor? Bir parti çıkıp da "Ben gecekonduları yıkacağım" derse yine o partiye oy verir misiniz? Rusya domatesleri, biberleri geri gönderince Rusya'ya mı kızıyorsunuz?
Bu çevre meselesi ciddi bir kültürel meseledir arkadaşlar. Bu yaşama biçimimizi hatta düşünce biçimimizi değiştirmek ile ilgili bir mesele. Hükümetlerin altından kalkacağı bişey değil. Onların da tabi görevleri var ama bizim görevimiz daha büyük.
alışveriş etmeyi öğreneceğiz
beslenmeyi öğreneceğiz
çiftçiysek sağlıklı tarımı öğreneceğiz
televizyonda gördüğümüz herşeye inanmamayı, okumayı ve internet kullanmayı öğreneceğiz
Mesela trafiğin her sene kenelerden 100 misli daha fazla can aldığını fakat bir türlü gerektiği kadar medyatik olamadığını öğreneceğiz..
O zaman bilinçlendik diyebiliriz..
O zaman komplo falan olmaz.. Olsa da kurbanı biz olmayız..
Yoksa birkaç şirin aksesuar için, ya da uymak için sürüye,...  Binmeli mi konserve kutusuna araba diye,
Veremem üç kuruş daha diyerek yedek parçaya,...  Boyun mu eğmeli her nissan ya da honda'ya..
İstemem eksik olsun..!  
    Corona de Bergerac

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Aktif Toyotacı
  • **
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #14 : Haziran 30, 2009, 19:58:23 »
bnde tokatlıyım tokattaym =) geçen yıldı galiba kardeşimin kulağında bulmştuk şehir içinde pek olmasada köylerde kırsal alanlarda cok evet..

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: 0+
  • 2 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #15 : Haziran 30, 2009, 20:33:42 »
Arkadaşlar şöyle yaparsak kene meselesi çözülür diye bir öneriniz var mı? ??
(?)
Hükümetin politikaları konusunda hoşlanmadığım çok şey var ama önümüze gelen her sorunda hükümeti sorumlu tutmak gibi bir milletimize özgü alışkanlığa da sahibiz.. Her fırsatta siyasete dalıyoruz ve bilimsel meseleleri sulandırıyoruz biz..Türkiye öyle bir ülke ki bir kavramı anlatmak için hangi kelimeyi kullandığınız bile siyasi görüşünüzü ele veriyor.
Bir işe siyaset bulaştı mı da insanlar gerçek düşüncelerini söyleyemezler. Genellikle karşı tarafı malup etmek için inadına konuşurlar.
"keneler yaşasın" biçiminde bir siyasi görüş olamayacağına göre. en azından böyle bir konuda siyasetten bağımsız tartışma yapılabileceğini ve bunun daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Sorun şu ki evet intikam..
Tavuklar değil ama doğa intikam alıyor. Hatta öyle bir alıyor ki insanların eli kolu bağlı. Kullandığımız tarım ilaçlarından oldu bu. Dünün olayı da değil .. damlaya damlaya göl oldu.. Köylümüzün cehaletinden oldu. Normalin üç dört katı tarım ilacı kullandık biz. (Avrupa normlarına uymadık) Kuşları öldürdük (arada kendimizi de kanser ettik). Şimdi kenelere karşı ilaç kullandıkça, denge daha da bozulacak.. o yüzden elimiz kolumuz bağlı. (Kontrolsüz avlanma ve sulak alanların yok edilmesi cabası..)
Türkiye avrupanın en büyük hayvan ve birki çeşitliliğine sahiptir. Hatta  şöyle söyleyeyim bütün avrupayı toplasanız Türkiye kadar çeşit ya vardır ya yoktur. Türkiye avrupanın toplamından daha karmaşık ekosistemlere sahip. Bu ekolojik bilmeceyi çözmemiz lazım yoksa başımıza çok iş açar. Bugün kene yarın başka bişey musallat olur.
 Hükümetler bu işi başaramaz. Kim olsa başaramaz. Hükümetler acil çözüm peşine düşerler.. Adam gönderir ilaçlarlar.. Başka bişey bilmezler. Bu gibi sorunları ancak TEMA vakfı gibi uzun vadeli düşünen kuruluşlar çözer. Aklıma da başka doğru düzgün kuruluş gelmiyor açıkçası.. Ülkemizde çok değerli bilim adamları var ama çevre konularında kurumsallaşma çok az.
Benim nacizane fikrim ekolojik tarımdır.. (Bunu da bir sürü para ve tahminen 20-30 yılda ancak başarabiliriz.. acil çözüm konusunda fazla umudum yok) Daha iyisini ziraat mühendislerimiz, biyologlarımız ve hatta genetik mühendislerimiz bilir.



+1

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • No pain no gain...
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: 0+
  • Model Yılı: -
  • 4 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #16 : Haziran 30, 2009, 20:36:24 »
paçanızı çorabınızın içine sokun....

(sayın bakanımızın önerisidir.)
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
1982 Land Rover Series III 88 inch SWB hobi aracı
2009 Peugeot 207 1.4 Trendy 90 hp hanımın aracı
2011 Citröen C4 1.6 e-Hdi 112 hp şirket aracı

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 2908 kere teşekkür etti
  • 3274 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #17 : Temmuz 01, 2009, 08:24:31 »
  Elinde yetkileri olan, değişik kurumlara etki etme kabiliyeti olan bence Halk değil Hükümettir. Bu durumda da bu işin üzerine (olayın çok öncesinde, çünkü bu geliyorum diyen bir olaydı) gitmesi gereken organ bence elbetkide bu güçleri elinde bulunduruan hükümettir ki o hükümetin siyasal görüşü her ne olursa olsun öncelikli çalışma amacı Türkiye Cumhuriyeti 'in de yaşayan insanların sağlığı, güvenliği (sosyal ve bedeni), ekonomi vb. dir. Vergisini veren bir vatandaş olarakda bunu beklemek benim en doğal hakkımdır.
 Sitemizde bile KKKA 'nin gelmesinin yakın olduğu (mevsim itibari ile) aylar öncesinden duyurulmuştu. Eminim/umarım hükümetin yetkisi altında olan gerekli orgnalarda gerekli çalışmaları öncesinde yapmıştır. Çözümmü, kusura bakmayın herşeyin kendine has bilimsel özellikleri vardır ve bunlara en başta çözüm üretmesi gerekenler bu konuda bilimsel bilgi ve tecrübeye sahip insanları bir araya toplayıp çözüm üretmelerine yardımcı olmaya çalışacak yine Yürütme organıdır bence.

En baştan beri söylediğim ve içinde küçük çözümlerde içeren (eminim köylerde yaşayanların bir çoğu bunu zaten biliyordur ancak gerekli kişilerinde bu konuda zamanında araştırma yapıp ortaya somut bilgiler çıkarması lazımdı) Tavuk ve Kanatlı Hayvanların intikamıdır.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • "ne alırsan al japondan vazgeçme"
  • Kan Grubu: A+
  • 2 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #18 : Temmuz 01, 2009, 08:54:48 »
özellikle bayanlar daha fazla tehlikede nedense. genelde vakalar bayanlarda daha fazla görülüyor.
tokat amasya çorum da civarı neden bu kadar yaygın bu keneler anlayabilmiş değilim. daha nemli ve sıcak yerlerde var ama özellikle bu civarda daha çok görülüyor. 
şuanki aracım "tabanvay"

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Eski Toprak Toyotacı
  • *****
  • chappuler
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: 0+
  • 34 kere teşekkür etti
  • 52 kere teşekkür edildi
Ynt: Nedir Bu KENElerden Çektiğimiz
« Yanıtla #19 : Temmuz 01, 2009, 10:36:58 »
yaşar beyin cevabı üzerine birşey yazmaya gerek yok...

bilimsel özet belki ilginizi çeker: http://cey.samsuntarim.gov.tr/kene.htm


eleştri mutlaka yapılacaktır... bireysel hataları bireysel çözebiliriz ama her zaman söylediğim gibi sistem de bir hata varsa bunu çözmek hükümetlerin görevidir... (bugün türkiyede sistem bozukluklarının sebebi sadece şu anki hükümet değildir. onlarca yıl önceden başlayan sistematik hatalar vardır)
Tüm üye ve üye olacakların dikkatine! lütfen forum kurallarını gözden geçiriniz....
http://www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=3.0
"Bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi öğrenmesi imkansızdır..."