0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kişinin başına gelmeden laf söylemesi kolaydır.Vakti zamanında arabamı geçirdiğim kazadan sonra yaptırmıştım.Güzel de olmuştu.Bir uzun yol yolculuğunun sonuna doğru varış yerine yaklaşırken yanlış bir sokağa girdim geri geri gelirken küt bir ses bir fırın arabası bizim araca yaslandı.Yalan,dolan her şey var adamlarda.Ehliyeti yok.Arabama baktım.Bir şey yok.Onun kapı çökmüş.Polis falan çağırayım dedim.Gözüm yemedi.Yol yorgunluğu var,hanım,çocuklar var.Hedefe ulaşmadık.Hava kararıyor.Bekle bekle dur olacak.Neyse fırıncılar telefon açtılar.Arkadaş ekipleri geldi.10 kişiden fazla oldular.Her pislik olan tipler.Tek olsam neyse de aileyle el kol bağlı oluyor.Hafif ağız dalaşı başladı.Vazgeçtim aile var.Tamam dedim.Benim tamirciye götürdüm ekibi yapın kapısını dedim.Pislikten uzaklaştım.Yani ana baba evladı demekle olmuyor.İt kopuk çok Allah denk getirmesin.Yücel Bey,geçmiş olsun.
Ender bey bu işler öyle uzaktan ahkam kesmekle olmuyor ,allah başına vermesin,biz beladan uzak duran insanlarız,ama bela kapımıza gelirse gereğini yaparız hem duran arabaya çarpıcan,ondan sonrada yanındakine güvenip havalara giricen,ŞEREFSİZ önce insan gelir bir geçmiş olsun der,ondan sonra ne gerekiyorsa yapılır,tutanakmı tutulucak v.s ender bey cahil toplum falan bir şeyler yazmışsın cahil falanda değilim allaha şükür ama bu ÇAKALLARA kendimide ezdirmem insan gibi gelip abi kusura bakma kaza bu olur deseydi burnuda kırılmazdı ,iki kişi diye beni orada ezmeye çalıştılar,nerdeyse beni suçlu çıkaracaklardı,o anki psikolojim patlama yaptı,şiddet benimde tasvip etmediğim bir şey ama anlık öfkeyle insan çok daha kötü şeyler yapıyor,neyse allah kimseye vermesin.AMİN
Eli öpülecek adamsın abi. Helal olsun diyorum. İte çakala pabuç bırakmayacaksın. Herkes ister bu işler kavgasız gürültüsüz hallolsun ama ne demişler olacakla öleceğin önüne geçilmezmiş. Yanlış diyen arkadaşta haklı bu devirde kimde emanet ( kesici delici alet ) olacağı belli değil. Kansız 2 kişi oldukları halde dayak yemeyi kendine yediremez olay kaçınılmaz sonla bitebilirdi.
Arkadaşlar şansmı, kadermi,kısmetmi bilmiyorum ,arabamı sattım,kapora aldım,aracıma park halindeyken ısuzu kamyon vurdu,alan kişi çok masraf olmamasına rağmen haklı olarak vazgeçti, :)araç park halindeyken kapalı kasa kamyonun arka kapısı açıkmış adamın haberi yok,sol arka taraftan bir vurdu bende içindeydim,aklım çıktı, dedim arka komple gitti,kamyon biraz ilerde durdu adamı boğuyordum esnaf elimden zor aldı,polis geçiyormuş tesadüf geldiler adam benden şikayetçi oldu bana vurdu diyor hem suçlu hem güçlü karakola gittik polisler araya girdi v.s v.s moralim çok bozuk allah tarafından mucize eseri kaportada bir şey yok resim ekleyemiyorum beceremiyorum şu an servise gidicem olanları sonra yazıcam.
hocam işlemde hata var, alıcı vazgeçemez . imkansız. siz birde kapora almışsınız. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca : eğer mal teslim edilmesede oluşan hasarları alıcı karşılamalı
Hocam alıcı vazgeçti,hocam kaporayı iade ettim,hocam çok başka bir kanaldan girmişiniz olaya
ben olaya hukuki girdim de hocam niye yazdım şuan onu anlamadım ama alıcı kaza oldu bu yüzden vazgeçemez. demek istediğim bu , kaporayı şayet siz isteseniz iade etmeyebilirdiniz. araç bir nevi onun sayılıyor ve teslim edilmese dahi oluşan hasarlardan o sorumluydu
Öncelikle çok geçmiş olsun Yücel bey. Ender beyin yazısını beğenenlerden biride benim. Ancak sizin olayı sonradan okuduğumda sizede hak verdim ve sizinde bir yanıtınızı beğendim. Yalnız şöyle bir durum var ki; şu zaman öyle bir zaman ki kimseye bulaşmamak gerekiyor. Siz haklı olarak adamlara kızıp hakkınızı savunurken Allah muhafaza adamlar tamamen sakat adam olsaydı iş dahada büyüyüp çok kötü sonuçlar doğurabilirdi. O yüzden bu tür işlerde 2 kez düşünmek gerekiyor sonradan üzülmemek için. Çok şükürki siz zarar görmeden ayrılmışsınız olay yerinden. Ya burnunu kırdığınız adam düşüp başını bir yere çarpıp hayatı son bulsaydı? Tamam karşıda ki çakal ama bir can gittiği için siz suçlu olacaktınız.Bakınız ben cezaevinde psikolog olarak görev yapıyorum. Zannetmeyin ki cezaevinde olan her mahkum suçlu. Öyle mahkumlarımız var ki dersiniz bu adam bir melaike. Ancak onları buraya getiren sebep aynı: BİR ANLIK HATA, BİR ANLIK ÖFKE ve sonuç hüsran. Biri mezara bir diğeri mezardan beter 4 duvar içinde ömrünün en güzel yaşlarını geçirmek zorunda. Kazanan kim HİÇ KİMSE. Zarar gören kim şahsın kendisi dışında Annesi babası varsa eşi ve çocukları. O yüzden insan haklıda olsa karşısındaki ÇAKALDA olsa her zaman eyvallah deyip göz yummak bizim enayi yerine yada mazlum yerine düştüğümüzü göstermez. Unutmayın her zaman bu kadar şanslı olamayabilirsiniz.
İlk olarak bir yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Ben kimsenin şahsına, cani, cahil..vs diye bir yakıştırma yapmadım. Hayatımda hiç karşı karşıya gelmediğim bir insana bu yakıştırmaları yapmanın da, ön yargı eksenli bir cahillik olduğunun da bilincindeyim elbet. Ben sadece ilk mesajda okuduğum bilgiye dayanarak nacizane düşüncelerimi söyledim. Neydi ilk söylenen : "adam arabama vurdu, adamı boğuyordum esnaf elimden zor aldı". Bu kadar. Ben de, bir çok arkadaş gibi geçmiş olsun deyip geçebilirdim ancak, toplumun kanayan bir yarasına parmak basmak istedim. Burası sosyoloji platformu değil belki ama, aykırı fikirlerin beyan edilip doğru-yanlış noktasında tartışılmasını, ve tekdüze entry çizgisinden çıkılmasını da şahsen faydalı buluyorum. Ben burada toplumsal bir hastalıktan, teorik olarak bahsettim. Genel çerçevelerle anlatmaya çalıştım, hepimizin ortak bir sorununa, bir hastalığına değinmekti amacım. Bu hastalığımızın ismi de ANOMİ. Yani toplumsal şiddet eğilimi. Suça meğletme. Psikolog olduğunu söyleyen arkadaşımız belki bu konuda daha akademik bilgiler verebilir, hatta kendisinden vermesi konusunda rica ediyorum. Kendisini ezdirmemek, hakkını aramak amacıyla insanların başvurduğu yöntemin isminin şiddet olması, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük sorunudur. Seçim arefesinde olan ülkenin siyasi liderleri de bunun en büyük örneğidir. Ülke yönetmeye aday insanların meydanlarda kullandıkları dile, ve o insanları "oley" nidalarıyla destekleyen yüzbinlere dikkatlice bakarsanız bunu çok daha net görebilirsiniz. Kriminal olayları tek tek yazmaya kalksam sayfalar yetmez. İşte bu yüzden insanlarla gönül rahatlığıyla iletişim kuramıyoruz, bu yüzden çocuklarımzı sokağa yalnız bırakamıyoruz, bu yüzden çocuklarımızın geleceğinden kuşkuluyuz, bu yüzden hep tedirgin ve endişeliyiz. Tekrar ediyorum, şiddete başvurmak ciddi bir HAS-TA-LIK-TIR. Psikiyatrinin temel konularından birisidir. Yücel Bey'in olayında, daha sonraki mesajlarda durum daha net anlaşıldı evet, ancak bu söylediklerimi çürütmez. Adamların da sağlam ayakkabı olmadıklarını belirtmiş, işte bakın, aynı noktaya geldik, bu adamlardan da size ve dolayısıyla tüm sevdiklerinize ciddi bir zarar gelebilirdi. Veya siz hiç yoktan kendinizi adliye koridorlarında, Allah korusun parmaklıklar arasında bulabilirdiniz. Ve hem sizin hem ailenizin hayatı birden bire alt üst olabilirdi. Nefsi müdafaa etmek mecburiyetinde kalmadığınız sürece bu duruşu sergilemeniz hem görev hem de sorumluluktur sizin için. Bütün anlatmaya çalıştığım bundan ibarettir. Söylediklerimin de her daim arkasındayım. Kimseyi suçlamak ve sıfat takmak değildi amacım.Ancak, tüm bunlarla beraber iyi niyetle de olsa sizi rencide etmişsem, özür dilerim. Ayrıca, konunuzu asıl amacından saptırıp, farklı bir yöne çektiğim için de yine özür dilerim. Hakkınızı helal edin. Son olarak, "eline sağlık abi, iyi etmişsin" diyen arkadaşlarıma gelsin. "İtidal her kapıyı açar".