Gönderen Konu: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri  (Okunma sayısı 6122 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Svenska Aeroplan Aktie Bolaget
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 8 kere teşekkür etti
  • 19 kere teşekkür edildi
Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« : Ağustos 06, 2014, 11:59:28 »
Eski otomobil dergilerindeki testleri internet ortamında bulup burada paylaşmak amacıyla açılmış konudur.
Herkese iyi forumlar.

Mesaj Birleştirildi: Ağustos 06, 2014, 12:06:25
Hakkında daha az bilgiye ulaşabildiğimiz, 1995 - 2005 yılları arasında üretilmiş otomobillerin test paylaşımları ayrıca çok değerli olacaktır.

Mesaj Birleştirildi: Ağustos 06, 2014, 12:10:52
İlk test verisini paylaşayım. Keyifli okumalar.
Testini paylaştığım araç "Keyif" ile eşdeğer...
Chrysler Sebring 2.7 (2000-2006 yılına kadar olan modeller için)

Chrysler, orta üst sınıfta 1995 yılında Stratus'la başlattığı Avrupa atağında çok parlak sonuçlar yakalayamamıştı. Firma şansını şimdi bir kez de Sebring'le deniyor. Amerika iç pazarında 1994'ten beri satılan Sebring'in o dönem sadece coupe ve convertible versiyonları bulunuyordu. Sedan versiyonun adıysa dış pazarlarda bütün karoser versiyonlarında kullanılan tek isim olan Stratus'tu. Chrysler, Stratus'la orta üst sınıfta hedeflenen başarıyı yakalayamadı ama pes etmedi. Ve otomobil geliştirilerek bütün karoser seçeneklerinde Sebring adıyla Avrupa'ya yeni bir çıkartma yaptı. İlk kez 2000 yılı mart ayındaki Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtılan Sebring, sonbaharda satış startı aldı. Amerika ve Avrupa'da 2.4 litre 150 HP ve 2.7 litre 203 HP'lik motorlarla satılan Sebring'in sedan, convertible ve coupe karoser seçenekleri bulunuyor. Chrysler Sebring, ülkemizeyse sadece sedan karoser ve 2.7 litrelik motorla ithal ediliyor.

Karoser, iç mekan
Uzunluğu 4856 mm olan Chrysler Sebring, Amerika pazarındaki ölçülere göre orta sınıf bir otomobil olarak kabul ediliyor. Avrupa pazarındaki orta sınıf otomobillerse genellikle 4500 mm civarında. Chrysler yetkilileri Sebring'in hem Alfa Romeo 156, Peugeot 406 ve VW Passat gibi orta sınıf otomobillere hem de bir üst sınıftaki Alfa 166, Peugeot 607, Rover 75 ve Opel Omega'ya rakip olduğunu belirtiyorlar. Yerini aldığı Stratus'tan (4750 mm) 106 mm daha uzun olmasına karşın Sebring'in 2743 mm'lik aks mesafesi selefinden farklı değil. Tıpkı Stratus gibi Chrysler'in cab-forward tasarım anlayışıyla şekillendirilen Sebring'de ön tekerlekler aracın köşelerine yakınlaştırılmış. Bu tasarım, özellikle iç mekanda öndeki yolculara daha geniş ayak mesafesi sağlıyor. Chrysler'in yeni dönem çizgilerinin hakim olduğu Sebring, önde kromaj çerçeveli büyük bir hava girişinin üzerinde keskin bakışlı ama güler yüzlü bir ifadeye sahip. Profildeyse uzun bir yay çizen alçak tavan dikkat çekiyor. Sebring'in dış görünümündeki elit hava, iç mekanda da sürüyor. Geniş açılan büyük kapılardan girilen iç mekanda, deri ve ahşabın uyumlu kullanımı etkileyici bir ambians yaratmış. İç mekanda ilk dikkat çeken bölüm gösterge tablosu. Beyaz zemin üzerine siyah rakamlardan oluşan büyük göstergeler, yeşil ışıkla aydınlatılıyor. Yalın hatlardan oluşan kokpitin orta konsolunda gösterge tablosu seviyesinde, havalandırma ızgaraları ve yol bilgisayarı yer alıyor. Yol bilgisayarını Amerikan ya da Avrupa normlarına göre kullanmak mümkün. Orta konsolun tamamı ahşap kaplı Otomobili saran Infinty marka yüksek kaliteli müzik sisteminin merkezi olan CD çalarlı radyo, dairesel havalandırma kumandalarının altında yer alıyor. İç mekanda belki de hayal kırıklığı yaratan tek unsur, elektronik yerine manuel havalandırma kumandalarının kullanılması. Orta konsolun altında kokpitten daha içte kalan bölüme isteğe bağlı olarak sunulan 4'lü CD değiştirici yerleştiriliyor. Direksiyon simidi biraz büyük ama kullanımı kolay. Direksiyon üzerinde sadece hız sabitleme sisteminin düğmeleri bulunuyor. Birçok Amerikan otomobilinde olduğu gibi Sebring' de de müzik sistemine direksiyondan kumanda edilemiyor. Sebring'in kapı içindeki cam kumandaları, alışılagelmiş şekilde kolçağa konumlandırılmış. Ancak düğmelere verilen küçük açıyla kullanım benzerlerine göre daha kolaylaştırılmış. Kromajlı kapı kolunun önüne yerleştirilen merkezi kilit düğmesi de kolay kullanılıyor. Zaten Sebring'te merkezi kilit, araç 25 km/s hıza ulaştığında kendiliğinden devreye giriyor. Kapı içlerindeki harita cepleri, otomobilin büyük boyutlarına oranla biraz küçük kalıyor. Sebring'in vites konsolunun en önünde iki bardaklık yerleştirilmiş. Sigara içenler, bardaklıklardan birini içine portatif kapaklı küllüğü koyarak kullanabiliyor. AutoStick vitesin arkasındaki kapaklı kol dayanağının içi hayli geniş. Burada, diz üstü bilgisayar veya mini buzdolabı çalıştırmak için 12 voltluk bir de soket bulunuyor. Kapağın iç yüzü de, küçük bölümlerle kullanışlı hale getirilmiş. Sebring'in sürücü koltuğu sekiz ayrı yöne elektrik kumandalı olarak ayarlanıyor. Yolcu koltuğundaysa kapı tarafındaki kolla manuel yükseklik ayarı yapılabiliyor. Koltukların oturma alanları geniş, konforuysa yolculara kendilerini evde hissettirecek kadar yüksek. Özellikle ön kısımda cab-forward tasarımı sayesinde sürücü ve yolcuya sunulan ayak mesafesi oldukça fazla. Ancak genişliğin örneğin Mondeo'ya göre kısıtlı olduğu görülüyor. Arkadaysa diz mesafesi oldukça geniş. Sebring'in 453 litrelik küçük bagajı, dar yükleme ağzı nedeniyle biraz zor kullanılıyor. Arka koltuk sırtlıklarının 60:40 oranında katlanabilmesi hacmin artırılabilmesini sağlıyor. Bagaj kapağı içinde izolasyon malzemesi olmaması, Sebring gibi bir araçta biraz sırıtıyor.

Motor, performans
Sebring'in şık kaputunun altında güçlü ve modern bir makine bulunuyor. Alüminyum bloklu, 6 silindirli, 2736 cc hacimli, silindir sırası başına üstten çift eksantrikli, 24 supaplı ve elektronik çok nokta enjeksiyonlu V6 motor, 5900 d/d'de 203 HP güç ve 4300 d/d'de 265 Nm maksimum tork üretiyor. Chrysler'in üst sınıftaki modeli 300M'de de kullanılan motor, aktif emme manifoldu ayar valfiyle alt devrilerde başlayan güç üretimini, orta ve üst devirlerde coşkulu bir performansa dönüştürüyor. Ağırlığı 1475 kg olan Sebring'e yeterli performansı kazandırmakta zorlanmayan motor, Amerikan otomobillerinin tipik homurtusuyla da yüksek sürüş keyfi veriyor. Sebring, motorun ürettiği gücü tekerleklere AutoStick adlı şanzımanla aktarıyor. AutoStick, Chrysler' in tiptronik yani hem otomatik hem de manuel olarak kullanılabilen şanzımana verdiği isim. P (park), R (geri), N (boş) ve D (sürüş) pozisyonlarında otomatik olarak çalışan şanzıman, vites kolunun bir basamak daha geriye çekilmesiyle manuel kimliğe bürünüyor. Bundan sonra vites değiştirmek için yapılması gereken kolu sağa sola ittirmekten ibaret. Manuel kullanımda motor devri 6464 d/d'ye uyaşıncaya kadar vites değiştirmeyen AutoStick, böylece performanslı kullanımlara da imkan veriyor. Ve eğer sürücü vitesi yükseltmezse bu devirde kendiliğinden büyütüyor. Ama gaz pedalına tamamen basıldığındaysa vitesi küçültmüyor. Chrysler Sebring 2.7, yaptığımız hızlanma ölçümlerinde bir performans otomobili değil, konfor otomobili olduğunu gösterdi. 0-100 km/s hızlanmasını 10 saniyede gerçekleştiren Sebring1 in motor hacmi ve ağırlığına göre (BMW ve Mercedes'teki benzerleri de düşünüldüğünde bu hızlanmayı 9 saniye civarında başarması beklenirdi. Otomobil 400 metrelik mesafeyi de 17.1 saniyede geride bıraktı. Yüksek torkun getirdiği avantajla ara hızlanmalarda elde ettiğimiz verilerse başarılıydı. 60-100 km/s hızlanmasını 6.5 saniyede tamamlayan Sebring, 90-120 km/s hızlanmasıysa sürücüye zevk veren homurtular eşliğinde 6.4 saniyede gerçekleştirdi. Bu rakamlara AutoStick şanzıman otomatik kullanım modundayken vites kolu D pozisyonunda ulaştık. Ancak manuel kullanımda yaptığımız ölçümlerde de kayda değer bir farklılık elde edemedik. Sebring'in yüksek performansına ve otomatik şanzımanına karşılık yakıt tüketimi çok da yüksek gerçekleşmedi. Test süresince 100 km'de ortalama 11.5 litre yakıt tüketen otomobil, sahip olduğu 60 litrelik yakıt deposu sayesinde bu ortalamayla 521 km'lik menzile ulaşabileceğini gösterdi. Sebring'in test koşullarındaki 11.5 litrelik ortalama tüketimini uzun yol kullanımında 10 litre civarına düşürmek mümkün.

Kullanım, konfor
Herhangi bir elektronik destek sistemi olmamasına karşın Sebring' in yol tutuş özellikleri oldukça başarılı. Düz gidişte kararlı bir denge gösteren otomobil, virajlarda da çizgisinden kolay ayrılmıyor. Cab-forward tasarımı sayesinde önde köşelere yakın konumlu tekerlekler önde dengeyi iyi sağlıyor ve önden kaymaları önlüyor. Hızlı dönülen sert virajlarda aracın arkası, kolay kontrol edilebilir şekilde kayıyor. Süspansiyon sistemi, darbe emişte oldukça başarılı, yoldaki bozuklukları iç mekana hissettirmiyor. Sebring'in iç mekanındaki en önemli sorun, aerodinamik kaygılarla çok eğimli tasarlanan A sütunu nedeniyle ortaya çıkan basık tavan ve dar ön kısım olarak dikkat çekiyor. Otomobilin oturma alanları ve diz mesafeleriyse başarılı. Kokpitte, far yükseklik ayarı, çakmak ve CD değiştiricinin kullanımı zor. Sebring'e yakışmayan manuel klimanın büyük dairesel kumandalarının kullanımı kolay. Diğer otomobillerden farklı olarak Sebring'de yan hava yastığı ön koltuk sırtlığının yanına değil B sütunlarına yerleştirilmiş. Hava yastığı açıldığında hem ön, hem de arka kapı camlarını kaplayan bir perde halini alıyor. Sebring'in dikkat çekici özelliklerinden biri de ABS Plus adlı fren sistemi. Bu sistem, sadece tekerleklerin kilitlenmesini değil, sensörler aracılığıyla frenaj anında tüm tekerleklerin aynı hızda dönüp dönmediğini de denetliyor. Tekerleklerden birinin diğerlerinden daha hızlı dönmesi halinde bu tekerleğe farklı fren basıncı uyguluyor. Böylece panik frenlerde otomobilin çizgisini bozmaması sağlanıyor. Sebring'le yaptığımız fren testlerinde orta sınıfa yakışır duruş mesafeleri elde ettik. 100 km/s hızda yaptığımız panik frende 39 metrede güvenle duran otomobil, 120 km/s hızda 59 metrede durdu. Ses düzeyi ölçümlerinde özellikle rölantide Sebring'in çalışıp çalışmadığını anlamak epey zor oldu. Rölantide elde ettiğimiz 39 dB(A)'lık veri yanında 100 km/s hızda ölçtüğümüz 62 dB(A)'lık değer de Sebring'in sınıfının en sessizlerinden biri olduğunu gösterdi.
SAAB 9.3 LPT

Toyota Club Türkiye

Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« : Ağustos 06, 2014, 11:59:28 »

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
  • Model Yılı: -
  • 277 kere teşekkür etti
  • 406 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #1 : Ağustos 06, 2014, 12:28:22 »
1999-2005 arası üretilen ilk jenerasyon Ford Focus'un testini paylaşırsanız çok sevinirim.  :)

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Svenska Aeroplan Aktie Bolaget
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 8 kere teşekkür etti
  • 19 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #2 : Ağustos 06, 2014, 12:48:50 »
1999-2005 arası üretilen ilk jenerasyon Ford Focus'un testini paylaşırsanız çok sevinirim.  :)
Şuan mevcutta yok ama bulursam paylaşacağım  :)
SAAB 9.3 LPT

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • ゴールドメンバ
  • *****
  • just do it
  • Araç: Camry
  • Kan Grubu: 0+
  • Kilometre: 225000
  • Model Yılı: '06
  • 351 kere teşekkür etti
  • 565 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #3 : Ağustos 06, 2014, 12:58:47 »
Toyota Camry 3.5 V6 2008  
Otomobil markaları için özellikle lüks sınıfta rekabet etmek çok güç. Mercedes, BMW ve Audi’nin bu segmentteki başarısı malum. Onların arasından sıyrılıp kitleleri peşinden sürüklemek de her markanın harcı değil. Bunu bilen diğer markalar da farklı yönleri ve biraz daha makul fiyatlarıyla ön plana çıkmaya çalışıyorlar. Fakat her şeye rağmen bu rekabetin ciddiyetinde olan firmalar, hedefledikleri satış rakamlarına ulaşmak için özellikle diğer sınıflarda kendi modellerini kullanan müşteri kitlesini takibe alıyor ve müşteri memnuniyetini güçlü tutmaya çalışıyorlar. Zaten buradaki müşteri kitlesi de Mercedes veya BMW gibi markaları satın almadığının bilincinde ama en az onlar kadar konforlu ve lüks bir otomobili daha makul fiyata satın aldığının da farkında… Bu modellerden biri de Toyota’nın lüks sınıftaki temsilcisi Camry. İlk Tanışma Lüks sınıfta bir otomobille seyahat edeceğinizde ister istemez biraz havanız değişiyor. Eğer beklentilerinizi de ona göre kurduysanız, heyecanınız iki kat artıyor. İşte Toyota Camry ile ilk göz göze gelmemiz de böyle oldu. İlk kez 2006 yılı Mart ayında dünyada satışına başlanan Camry’nin son nesli de işte böyle bir otomobil. Açıkçası ilk görüşte otomobilin kesinlikle bir Toyota ve dolayısıyla Japon otomobili olduğu anlaşılıyor. Bilinen Toyota çizgileri Camry’e de taşınmış. Fakat otomobilin görüntüsü son derece güçlü ve aynı zamanda estetik. Yatay çubuklardan oluşan ızgara ve onunla bütünleşen ön tamponun yanı sıra dikey hatlı farlar Camry’e ayrı bir zarafet katıyor. Ayrıca, arka tekerleklerin ön kısmındaki kanatçıkların türbülansı azaltması, camlarla gövde arasındaki boşlukların azaltılması ve rüzgâr gürültüsünü minimuma indirecek silecekler sayesinde Camry son derece aerodinamik bir tasarıma da sahip. Camry’nin 16 inç alüminyum jantlara sahip tekerlekleri mümkün olduğunca köşelere taşınarak otomobil uzatılmadan dıngılmesafesi arttırılmış ve böylece hem sağlam hem de dinamik bir görünüme ulaşılmış. Camry’nin iç mekânı; kalitesi ve şıklığıyla ile göz doldururken konforuyla da rakiplerini aratmıyor. Direksiyon simidi ve kapı kollarındaki ahşap kaplamalar ve şık gösterge tablosu Camry’yi son derece çekici kılarken orta konsol şık görünmesine rağmen kullanılan malzeme kalite hissini düşürüyor. Deri direksiyon simidi ve deri vites topuzunun yanı sıra şık deri koltuklar da lüks ve konforu pekiştiriyor. Yüksek kaliteli ses sistemi, 6 CD değiştiricili ve MP3 uyumlu radyo-CD çalar ve 6 hoparlör gibi müziğin keyfine varacağınız donamlara sahip olan Camry’de çift bölgeli klima da standart. Yükseklik ayarlı ve elektrik ısıtmalı ön koltuklar sayesinde sürücü ve ön yolcu için son derece konforlu bir yolculuk sağlanırken arka koltuklar da rahatlık ve konforuyla Camry’nin makam aracı olarak da çok mükemmel bir tercih olabileceğini gösteriyor. Arkadaşlık yolda belli olur Camry’nin yoldaki maharetini görmek için koltuğuna oturup direksiyonuna geçmek bile yetiyor.  Dual VVT-i sitemini sahip 3.5 litre V6 motorun gücünü kontağı çevirdiğiniz anda hissediyorsunuz. 6000 d/d 277 HP güç üreten bu motorun torku ise 4700 d/d de 346 Nm. Gerçekten 1600 kilogramı bulan ağırlığına rağmen Camry’nin yoldaki performasını ve çevikliğini görmeniz gerekiyor. Yolda kuş gibi süzülen bu konforlu makine, yola da adeta yapışıyor. Kalkışlardaki sarsıntı şiddetli gücün habercisi sanki…Bu güç yolda kararlı ve kesintisiz bir hale geliyor. Özellikle yüksek devirlere çıkıldığında gücü daha da fazla hissediyorsunuz. Camry’de sunulan 6 ileri otomatik şanzıman ile motorun uyumu da çok iyi. Akıllı vites kontrolü sürüş tarzını tespit ederek en uygun vitesi seçerken yokuş yukarı/yokuş aşağı vites kontrolü sayesinde rampada eğim saptanıp uygun vites seçiliyor, yokuş aşağı inerken de motor freni uygulanıyor. Bu başarılı şanzıman ve güçlü motorun uyumu sayesinde Camry 0-100 km/s hızlanmasını 7.4 sn gibi son derece başarılı bir süre de alırken otomobilin son sürati de 228 km/s’i buluyor. Camry’de sürüş güvenliğini artıracak birçok özellik de standart olarak sunuluyor. Camry’de bulunan Fren Destek Sistemi; ABS ve EBD’nin mükemmel uyumu sayesinde son derece sağlıklı işliyor. Bunun sonucunda da Camry güvenlik mesafesinde sorunsuz bir şekilde durabiliyor. Elektronik Çekiş Kontrolü (TRC) ve Araç Denge Kontrol (VSC) gibi sistemlerin de yardımıyla yolda son derece etkin bir sürüş vaad eden Camry, hızla girilen virajlardan çok kolay çıkabiliyor. Camry’nin direksiyon sistemi de son derece etkili, sürücünün tepkilerini çok hızlı bir şekilde algılayıp doğru cevaplar verebiliyor. Neden satın alınır? Türkiye’de 2.4 lt ve 3.5 lt olmak üzere iki farklı motor seçeneği ile satılan Camry, 53,600 Euro’dan (1.548 YTL tutarındaki diğer masraflar da bu fiyata eklenecek.) başlayan fiyatlarla Türkiye pazarında boy gösteriyor. Özellikle Toyota’yı daha önce kullanan ve memnun olan otomobil severlerin bir hayli ilgisi çeken Camry, özellikle pahalı fiyatlarıyla dikkat çeken Alman rakiplerine karşı fiyat avantajı sağlıyor. Bu hatırı sayılır fiyat farkı markanın müdavimi olmayanları ne kadar cezbediyor? Bu tabii ki bir soru işareti… Çünkü ancak Camry’yi kullanan biri kalitesini ve konforunu anlayabilir. O yüzden Toyota ile daha önce temas etmemiş tüketicilere, Camry gibi bir otomobili mutlaka test etmelerini öneririz. Özellikle yüksek donanım seviyesi ve bu donanımı destekleyen aktif ve pasif güvenlik önlemleriyle Camry, lüks sınıf otomobiller arasında çok cazip bir alternatif olabilir. / Erkan YAVUZ



Toyota Camry 3.5 V6  Teknik Özellik



 

   
Motor:
3456 cc, V6, Dual VVT-i   
 Yakıt tüketimi
Maksimum güç:
277 HP 6200 d/d

 

 
 Şehiriçi:   -   
Maksimum tork:
346 Nm 4700 d/d
 Şehirdışı:  -   
Maksimum hız:
228 km/s

 
 Ortalama: -
 
 
 
0-100 km/s hızlanma:
7,4 sn
     
Boyutlar (u/g/y): 4815/1620/1480 mm 
Ağırlık: 1600 kg   
Aktarma: Önden çekiş     
Şanzıman: 6 ileri otomatik     
Lastikler: 215/60 R16     
Frenler (ön/arka): Hava kanalcıklı disk/disk     
Depo hacmi/Yakıt  70 litre/Kurşunsuz benzin     
Bagaj hacmi: 535 lt

Alıntı :Arabam.com
Akıl ile sabrı birleştir ve zekan ile konuş...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Svenska Aeroplan Aktie Bolaget
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 8 kere teşekkür etti
  • 19 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #4 : Ağustos 06, 2014, 13:06:28 »
HONDA Civic 1.6i ES 4K (1998 - 2001 arası modeller için)

Bu aracı 3 yıl kullanmıştım. Alçak oturma pozisyonu ile sürmek çok keyifliydi...

Genel Bilgiler

Honda'nın Gebze'deki fabrikasında 1997 yılı sonunda üretilmeye başlanan yerli Civicler'de 1.4 litre (90 HP) ve 1.6 litrelik (120 HP) motorlar bulunuyor. Civic'in 1.6 litrelik, 16 supaplı modern motorunun 120 beygirlik gücü birçok 1.8 ve 2.0 litrelik rakibinden daha yüksek.

Karoser, iç mekan
Civic, gövdesinin ince ve yere yakın yapısı nedeniyle 4460 mm' lik uzunluğunu dışarıdan hissettirmemesine ve daha küçük görünmesine rağmen, kompakt sınıfın en uzun otomobili. Ergonomik açıdan hata bulunmamasına ve kullanılan plastiğin kaliteli olmasına rağmen köşeli iç mekan tasarımı ve sürgülü havalandırma kumandaları Civic'e puan kaybettiriyor. Honda Civic'in sert dolgulu koltukları alçak konuşlandırılmış. Ön ve arka koltuklarda diz ve baş mesafeleri yeterli. Sade gösterge paneli rahat okunuyor. Yüksek bagaj kapağına rağmen 390 litrelik bagaj hacmi bu sınıftaki bir sedan için çok küçük. Arka koltukları iki parça halinde yatırarak bagajı 600 litreye kadar genişletmek mümkün.
Motor, performans
Japonya ve Avustralya pazarı için geliştirilen 1.6 litrelik motor 6400 d/d'de 120 HP güç, 5000 d/d'de 144 Nm maksimum tork üretiyor. Üst devirleri güçlü olan motor alt devirlerde cansız; ayrıca üst devirlere tırmanmakta da zorlanıyor. Performans değerleri 1.6 litrelik bir motor için yeterli olan Civic O'dan 100 km/s hıza 10.2 saniyede çıkıyor; ancak 192 km/s olarak açıklanan son sürate ulaşmakta zorlanıyor. Beşinci viteste yapılan ölçümlerde test otomobili 60 km/s'den 100 km/s'ye 19.3 saniyede hızlandı. Esneklik değerlerinin kötü çıkmasındaki en önemli etken, oranları uzun seçilmiş vites kutusuydu. Test şartlarında yapılan ölçümlerde Honda Civic 100 kilometre mesafede 10.8 litre yakıt tüketti. Bu tüketim değeri 1.6 litrelik bir motor için biraz yüksek. 45 litrelik küçük yakıt deposu otomobilin menzilinin 418 kilometreyle sınırlı kalmasına sebep olmuş.
Yürüyen aksam, kullanım
Çok turlu, hidrolik destekli direksiyon manevralarda hafif ama yüksek hızlarda sertleşerek sürücüsüne güven veriyor. Civic, yüksek süratlerde de düz çizgide kararlı bir şekilde gidiyor. Dört tekerlekteki çift salıncaklı süspansiyon sistemi orta sertlikte seçilmiş. Düzde ve virajda başarılı yol tutuş özellikleri gösteren Civic son sürate yakın hızlara çıkıldığında da kararlı gidişini sürdürüyor. Önde disk, arkada kampanadan oluşan fren sisteminde ABS opsiyon olarak sunulurken test otomobilimiz üst donanım seviyesinde olduğundan ABS'yle donatılmıştı. 100 km/s hızda yapılan fren ölçümünde test otomobili 45 metre mesafede durabildi. Birçok Japon otomobilinde olduğu gibi Civic'te de lastik gürültüsü ve yüksek devirlerde motor gürültüsü kabin içine sızıyor. 130 km/s sabit hızda yapılan gürültü ölçümlerinde Civic'in iç gürültü seviyesi 70 dB(A) olarak tespit edildi.
Test ve Teknik Veriler

STANDART DONANIM
Elektrik kumandalı ön ve arka camlar, merkezi kilit, immobilizer, elektrik kumandalı dikiz aynaları, yükseklik ayarlı hidrolik direksiyon, arka kafalıklar, radyo-teyp.
FABRİKA VERİLERİ TEST VERİLERİ
Motor : Önde enlemesine yerleştirilmiş, 4 silindir, üstten tek egsantrik, 16 supap, PGM-FI programlı çok noktadan enjeksiyon Hızlanma
Motor Hacmi : 1.590 cc 0-50 km/s : 3.7 sn
Çap/Strok: 75x90 0-100 km/s : 10.3 sn
Sıkıştırma Oranı : 9.4 0-130 km/s : 18.4 sn
Motor Gücü : 6400 d/d'de 88 kW (120 HP/DIN) Esneklik (60-100 km/s)
Max. Tork : 5000 d/d'de 144 Nm 4. Viteste : 11.7 sn
Vites Oranları : 1-3.250, 2-1.909, 3-1.250, 4-0.909, 5-0.702, geri-3.153 5. Viteste : 19.3 sn
Son Dişli : 4.058 Max. Hız 192 km/s
Frenler : Önde hava kanallı disk, arkada kampana Dönme Çapı : 10.8 m
Bagaj : 390/600 İç Gürültü
Boyut : 4460/1695/1390 3.Vites 50 km/s : 66 dB(A)
Ağırlık : 1.030 kg 4.Vites 100 km/s : 68 dB(A)
Lastikler : 185/66 R 14 5.Vites 130 km/s : 70 dB(A)
100 - 0 km/s ve süresi : 45 m/3.5 sn
Test Tüketimi : 10.8 lt/100km
Depo Kapasitesi : 45 lt
Menzil : 418 km


Mesaj Birleştirildi: Ağustos 06, 2014, 13:41:07
RENAULT SAFRANE ( 5 silindirli 2.5 litre hacimli motor ) 1997.. ??

İlk kez 1992 yılında yollara çıkan Renault'nun üst sınıftaki modeli Safrane 1997 sonbaharında hatırlı bir makyaj gördü ve motorları yenilendi. BMW S serisi, Audi A6, Mercedes E Serisi ve Opel Omega gibi üst orta sınıf otomohillere rakip olan Safrane'ln ülkemizde 2.5 litre 168 H P ve 2.0 litre 138 HP'lik iki motor seçeneği bulunuyor.

Karoser, iç mekan

Renault 25'in yerini alan Safrane dış görünüm olarak sedan ve hatchback arasında bir forma sahip. Liftback adı verilen bu karoser yapışı hem sedan, hem de hatchback sevenlere hitap edebiliyor. Safrane'm kokpitinde tüm kumanda birimleri sürücünün erişebileceği ve kolayca kullanabileceği şekilde yerleştirilmiş Sade gösterge tablosunda motor devir göstergesinin alt kısmındaki dijital ekranda yol bilgisayarının fonksiyonları izlenebiliyor Sertliği iyi ayarlanmış deri kaplı büyük koltuklar uzun yolculuklar için ideal. Elektrik kumandalı ve ısıtmalı olan on koltuklardan sürücü tarafındakinin üç ayrı kişi için hafızası bulunuyor. Safrane'm 455 litrelik bagaj hacmi dış boyutlara göre küçük ama tampona kadar inen kapak ve geniş ağız yükleme ve boşaltmayı kolaylaştırıyor

Motor, performans

Volvo ile ortak geliştirilen 5 silindirli, 20 supaph, üstten çift egsantrıkli motor 6000 d/d'de 168 HP (DIN) güç, 4600 d/d'de de 211 Nm tork üretiyor. Alt devirlerde yeterli güç üreten motor, sportif bir karaktere sahip olmasa da üst devirlere rahatça tırmanabiliyor. 1495 kg'lik ağırlığı ve uzun oranlı şanzımanına rağmen Safrane 2.5 iyi bir performans gösteriyor. Fabrika verilerine göre 0'dan 100 km/s hıza 9.1 saniyede çıkan Safrane 2.5 yaptığımız hızlanma testlerinde bu hıza 9.5 sn'de ulaştı. Esneklik teslerinde 60' tan 100 km/s hıza 4'üncü viteste 9.5 sn'de ulaşan Safrane 2.5 ara hızlanma konusunda başarılı olduğunu gösteriyor. Safrane'ın bir diğer başarısı da 2.5 litrelik motor ve 1495 kg'lik boş ağırlığına karşılık yakıt tüketiminin düşük olması. Test otomobilimiz 100 km mesafede 11.6 litre yakıt tüketti.

Yürüyen aksam, kullanım

Safrane'ın düşük hızlarda çok yumuşak olan hidrolik direksiyonu hızlandıkça sertleşiyor. Direksiyon simidinin derinlik ayarlı ve sürücü koltuğunun da yükseklik ayarlı elması ideal sürüş pozisyonumi bulmayı kolaylaştırıyor. Direksiyon sımidinin sağ tarafındaki radyoteyp kumandası da çok fonsiyonel. Ön ve yanlarda geniş bir görüş sağlayan otomobilin arka görüşü kısıtlı ve bittiği yeri kestirmek zor. Konfor/güvenlik oranı iyi ayarlanmış süspansiyon sistemi sert darbeleri emmekte çok başarılı değil. Düzde ve virajlarda iyi yol tutan Safrane limitlere doğru önden kayma eğilimi gösteriyor; ancak kolayca kontrol edilebiliyor. Yan rüzgarlardan az etkilenen otomobilin başarılı ses yalıtımı sayesinde iç mekan gürültusu de düşük. Dört tekerlekte disk (önler hava kanalcıklı) ve ABS destekli fren sistemine sahip Safrane'ın 100 km/s hızdaki 46 metrelik fren mesafesi üst sınıf bir otomobil için uzun.
SAAB 9.3 LPT

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
  • Model Yılı: -
  • 277 kere teşekkür etti
  • 406 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #5 : Ağustos 06, 2014, 14:00:55 »
Şuan mevcutta yok ama bulursam paylaşacağım  :)
İlginiz için teşekkürler [emoji4]

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Dr. Driver
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 63 kere teşekkür etti
  • 384 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #6 : Ağustos 06, 2014, 14:32:55 »
Mali abiden de camry beklenirdi zaten :D
R1 35 
╚╬╬╬     Yolumuza Auris olmadan devam ediyoruz :(
  24 6   
Bu sene de şampiyon görelim sizi!! Beşiktaşk En Büyük Aşk

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • ゴールドメンバ
  • *****
  • just do it
  • Araç: Camry
  • Kan Grubu: 0+
  • Kilometre: 225000
  • Model Yılı: '06
  • 351 kere teşekkür etti
  • 565 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #7 : Ağustos 06, 2014, 15:57:09 »
Akıl ile sabrı birleştir ve zekan ile konuş...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Moderatör
  • *****
  • Sheer Driving Pleasure
  • Araç: Avensis
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 135000
  • Model Yılı: '07
  • 2229 kere teşekkür etti
  • 3428 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #8 : Ağustos 06, 2014, 17:29:49 »
  :rofl: :rofl: :rofl:

Birisi Camry mi dedi?
Senin için Mali abi gözün açısın.   :rofl: :rofl: :rofl:

[attach=1]
Avensis 1.8 A/T 2007 LPG (Tomasetto)
AP900 Cruise control
www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=50407.new#new

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Dr. Driver
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 63 kere teşekkür etti
  • 384 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #9 : Ağustos 06, 2014, 17:46:06 »
Birisi Camry mi dedi?
Senin için Mali abi gözün açısın.   :rofl: :rofl: :rofl:

[attach=1]
Ahmet abi güncel foto mu o?  ::)
R1 35 
╚╬╬╬     Yolumuza Auris olmadan devam ediyoruz :(
  24 6   
Bu sene de şampiyon görelim sizi!! Beşiktaşk En Büyük Aşk

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Moderatör
  • *****
  • Sheer Driving Pleasure
  • Araç: Avensis
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 135000
  • Model Yılı: '07
  • 2229 kere teşekkür etti
  • 3428 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #10 : Ağustos 06, 2014, 18:11:33 »
Ahmet abi güncel foto mu o?  ::)

Az önce çektim hayırdır?  :)
Avensis 1.8 A/T 2007 LPG (Tomasetto)
AP900 Cruise control
www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=50407.new#new

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Dr. Driver
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 63 kere teşekkür etti
  • 384 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #11 : Ağustos 06, 2014, 18:36:14 »
Az önce çektim hayırdır?  :)
camry olur da hayır olmazmı abi :D
yoksa camry de mi sakarya fabrikasında üretilmeye başladı?  :rofl:
piyasada çok bulunmuyo ya ondan merak ettim
R1 35 
╚╬╬╬     Yolumuza Auris olmadan devam ediyoruz :(
  24 6   
Bu sene de şampiyon görelim sizi!! Beşiktaşk En Büyük Aşk

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Moderatör
  • *****
  • Sheer Driving Pleasure
  • Araç: Avensis
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 135000
  • Model Yılı: '07
  • 2229 kere teşekkür etti
  • 3428 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #12 : Ağustos 06, 2014, 18:42:07 »
camry olur da hayır olmazmı abi :D
yoksa camry de mi sakarya fabrikasında üretilmeye başladı?  :rofl:
piyasada çok bulunmuyo ya ondan merak ettim

Fabrikada 2 Camry
1 Lexus
1de Cruiser var.
Avensis 1.8 A/T 2007 LPG (Tomasetto)
AP900 Cruise control
www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=50407.new#new

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Svenska Aeroplan Aktie Bolaget
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 8 kere teşekkür etti
  • 19 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #13 : Ağustos 07, 2014, 19:29:34 »
Citroen Xantia 3.0 V6

Xantia' lar 1996-2002 yılları arasında arasında üretildiler. Test edilen araç muhtemelen 98-01 yıllarından biridir.
Citroen araçlara ayrıca hep ilgim olmuştur. Özellikle XM modeli mükemmeldir benim için.


Citroen'in 1993 yılı başından beri yollarda olan orta sınıftaki temsilcisi Xantia, geçtiğimiz yıllarda küçük bir gençleştirme operasyonu geçirse de artık eskidiğini gizleyemiyor. Türkiye'ye 2.0 litre 132 HP ve 3.0 litre 194 HP'lik motorlarla ithal edilen Xantia'nın 3.0 litrelik versiyonun sadece otomatik vitesli seçeneği bulunuyor.

Karoser, iç mekan

Xantia orta sınıfta sadece liftback ve station karoserle üretilen az sayıdaki modellerden biri. Uzunluğu 4524 mm olan Xantia'nın "muhterem aks kafasi" mesafesi 2740 mm. Gösterge tablosunun altında, orta konsoIda, torpido kapağında ve kapılarda kullanılan ince ahşap şeritler deri döşemeyle birlikte otomobilin içine elit bir hava katıyor. Önde ve arkada geniş bir oturma alanı sunan, koltuk sertlikleri iyi ayarlanmış otomobil uzun yoIculuklarda da yolcularını rahat ettirebili yor. Xantia'nın 480 litrelik bagaj hacmi arka koItuklar yatırılarak 1405 litreye kadar genişletilebiliyor.
Motor, performans
Xantia' da kullanılan 2946 cc hacimli, silindir sırası başına üstten çift egsantrikli, 24 supaplı, çok noktaıdan enjeksiyonlu ve büyük bölümü alüminyumdan üretilen V6 motor,5500 d/d'de 194 HP güç, 4000 d/d'de 273 Nm. maksimum tork üretiyor.Sessiz, sarsıntısız ve yumuşak çalışan V6 motorun maksimum torkunun yüzde 90'ını 2000 d/d'den itibaren üretmeye başlaması kullanım zevkini ve sollama güvenliğini artırıyor. Xantia V6'nın 4 ileri vitesli otomatik şanzımanı; sürücünün kullanım özellikleri, yol şartları ve yük durumuna göre elektronik kontrol ünitesinde kayıtlı programlardan birini seçiyor. Otomatik şanzıman sportif kullanım ve kaygan zemin modlarına da sahip. Sessiz ve hızlı vites değistiren şanzıman belirli bir süre frene basıldığında motor kompresyonundan da faydalanabilmesi için vites düşürüyor. 0'dan 100 km/s hıza 8.8 sn'de ulaşan Xantia, bu değerleriyle ,sportif otomobillere yakın bir performans sunuyor. Test şartlarında 100 km'de ortalama 12.6 litre yakıt tüketen Xantia V6'nın menzili 515 km'de kalıyor.

Yürüyen aksam, kullanım

Xantia'nın en önemli özelliği hid ropnömatik süspansiyonu. Bu süspansiyon sisteminin getirdiği en önemli avantaj virajlarda otomobi- lin daha az yatması ve daha stabil olması. Xantia V6'da bu sistemi ek olarak bilgisayarla kontrol edilen, darbe şiddeti ve direksiyon açısına göre süspansiyonu sertleştiren bir sistem de mevcut. Xantia'nın yerden yüksekliği el freni kolunun yanındaki bir kol yardımıyla dört seviyede ayarlanabiliyor. Arka tekerleklerin virajlarda ters yöne doğru hafifçe dönmesi de viraj becerisini iyileştiriyor. Güvenli süspansiyon sistemi yeterli konfor da sağlayabiliyor. 100 km/s hızla giderken 42 metrede duran otomobilin bu değerleri güvenli duruş için yeterli.
SAAB 9.3 LPT

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: 0+
  • Model Yılı: '14
  • 203 kere teşekkür etti
  • 468 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #14 : Ağustos 07, 2014, 19:44:25 »
Fabrikada 2 Camry
1 Lexus
1de Cruiser var.
Ahmet abi araçların yaşları ve Lexus hangi seri merak ettim :)
| Toyota Corolla Sol Sedan
| Opel Astra Cosmo Sedan
| Renault Clio 4 İcon
| Şamp. GALATASARAY

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
  • Model Yılı: -
  • 277 kere teşekkür etti
  • 406 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #15 : Ağustos 07, 2014, 20:19:12 »
Fabrikada 2 Camry
1 Lexus
1de Cruiser var.
Cruiser'ı çok merak ettim şimdi. [emoji4]

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Moderatör
  • *****
  • Sheer Driving Pleasure
  • Araç: Avensis
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 135000
  • Model Yılı: '07
  • 2229 kere teşekkür etti
  • 3428 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #16 : Ağustos 07, 2014, 21:10:14 »
Ahmet abi araçların yaşları ve Lexus hangi seri merak ettim :)

LS400 idi galiba yarın bakarım

Cruiser'ı çok merak ettim şimdi. [emoji4]

Parado
Avensis 1.8 A/T 2007 LPG (Tomasetto)
AP900 Cruise control
www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=50407.new#new

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: ---
  • Model Yılı: -
  • 277 kere teşekkür etti
  • 406 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #17 : Ağustos 07, 2014, 21:56:22 »



Parado

Bir Land Cruiser V8 kadar değil tabi. [emoji14]

Ama o da efsane bir model.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Svenska Aeroplan Aktie Bolaget
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 8 kere teşekkür etti
  • 19 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #18 : Ağustos 08, 2014, 12:20:29 »
Peugeot 406 ( 2000 - 2004 arası )

Peugeot´nun 1995 yılı sonunda üretmeye başladığı orta sınıftaki temsilcisi 406, 2000 yılında makyajlandı. Karoser, iç mekan Confusedınıfının en şık otomobillerinden biri olan 406´nın ön ve arka görünümü ana hatlar bozulmadan yenilenmiş.
Önde daha bombeli motor kaputu, daha ince ve polikarbon cama sahip farlar, Peugeot armasını daha belirgin hale getiren siyah renkli ızgara ve daha büyük tampon 406´ya daha çekici ve dinamik bir görünüm kazandırmış. Arkada da yeni tasarım tampon, tamamı kırmızı renge dönüştürülen stop lambalarını enlemesine kesen göde rengi bir çıta ve yeni tasarım bagaj kapağı dikkati çekiyor.

Yeni tasarım tamponlar 406´nın uzunluğunu 43 mm artırmış. Eski 406´nun uzunluğu 4555 mm´yken yeni versiyonun boyu 4598 mm. Şişkin karoser yapısı nedeniyle bir üst sınıf otomobil hissi veren Peugeot 406, Opel Vectra (4495 mm), Ford Mondeo (4560 mm) gibi rakiplerinden daha uzun.Peugeot 406´nın iç mekanında da genel hatları bozmayan ancak kullanımı kolaylaştıran değişiklikler yapılmış. En kapsamlı değişiklik orta konsolda gerçekleştirilmiş. Orta konsolun üst kısmındaki düğme grubu kaldırılarak eskisinden daha büyük bir dijital ekran yerleştirilmiş. Bu ekranda radyo-teyp, saat, dış ısı bilgilerinin yanısıra yol bilgisayarının da bilgileri görülüyor.

Daha önce bu bölümde yeralan dörtlü ikaz lambası düğmesi gösterge tablosu siperliğinin sağ alt kısmındaki boşluğa taşınmış. Eski versiyonda kumanda düğmelerinin çokluğu nedeniyle karışık bir görünüme sahip olan otomatik klimada artık daha az düğme var. Bu sayede hem görünüm sadeleşmiş hem de kullanımı kolaylaşmış. Radyo-teyp de bu sadeleştirme operasyonundan nasibini almış. Eski versiyondaki kaset girişi kapaklı ve bol düğmeli radyo-teypin yerini, ses ayar düğmesi yuvarlak ve kolay kullanılan bir radyo-teyp almış. Eskiden olduğu gibi yeni 406´da da direksiyon kolonunun sağındaki kolla, gözler yoldan ayrılmadan radyo teybe kumanda edilebiliyor. Kokpitteki ve kapı içlerindeki ahşap kaplamalar otomobile daha seçkin bir hava veriyor. Gösterge tablosunda sol taraftaki analog yağ sıcaklığı göstergesi yerini üst taraftaki yakıt göstergesine bırakmış. Yakıt göstergesinin boşalttığı yere bir Peugeot amblemi yerleytirilmiş.

Yeniden tasarlanan kapı içlerinde dış ayna kumandası elektrikli cam düğmelerinin önüne konumlandırılmış. Oturma alanı genişletilen koltuklar konforlu ve yan yükseltileri oldukça iyi. SV versiyonunda standart olan deri döşeme ve elektrik kumandalı ön koltuklar aynı zamanda ısıtmalı. Koltuk ısıtma düğmeleri el frenini yanında yeralıyor. Bu bölümdeki diğer bir yenilik de yolcu havayastığının devre dışı bırakılabilmesini sağlayan kilit sistemi. 206´da kokpitin soluna yerleştirilen bu kilit 406´da el frenin yanında. Orta konsolun en altındaki küllüğe vites kolu 1, 3 ve 5´inci viteslerdeyken ulaşmak zor. Geniş ve ferah bir iç mekan sunan 406´nın arka koltuklar asimetrik olarak katlanarak genişletilebilen 430 litrelik bagajı boyutlarına ve rakiplerine göre küçük.

Motor, performans

Yeni 406´nın kaputunun altında ilk aşamada eski versiyondan tanıdığımız 2.0 litre 135 HP´lik motor bulunurken, eylül ayından itibaren aynı motorun 138 HP´lik versiyonu kullanılmaya başlanacak. Silindir çapı ve stroğu 86 mm olan üstten çift egsantrikli, çok noktadan enjeksiyonlu, 16 supaplı motor 5500 d/d´de 135 HP güç, 4200 d/d´de 180 Nm tork üretiyor. İstikrarlı devirlenen motor alt devirlerde de yeterince güçlü hissi veriyor. Devirlenme sırasında biraz gürültülü çalışan motorun sesi sabit hızlarda makul seviyelere düşüyor. Benzer güçteki rakiplerinden daha ağır olan 406 (1315 kg) 0-100 km/s hızlanmada biraz yavaş kalıyor. Fabrika verilerine göre 11.0 sn´de 100 km/s´ye ulaşan 406 bizim testlerimizde bu hıza 11.2 sn´de çıktı.

Test aracımızın henüz rodajının yapılmadığı gözönüne alınırsa 2 saliselik küçük fark gözardı edilebilir. İlk hızlanmadaki ağırlığına karşılık 406, esneklik testlerinde daha iyi sonuçlar sergiledi. Bunun en belirgin sebebi biraz kısa tutulan vites oranları. Peugeot 406, 4´üncü viteste 60- 100 km/s hızlanmayı 10.5 sn´de, 5´inci vitesteyse 14.9 sn´de gerçekleştiriyor. 90-120 km/s hızlanmadaysa sırasıyla 7.7 sn ve 10.9 sn´lik dereceler elde edildi. Motor kontrol ünitesinde, özellikle yakıt tüketiminin düşürülmesine yönelik iyileştirmeler yapılan 406 testimiz boyunca ortalama 10.8 litre yakıt tüketti. Bu tüketim miktarı aynı motor hacmindeki ve güçteki Vectra, Mondeo gibi rakiplerine göre biraz yüksek. 406, 70 litrelik büyük deposuyla 648 km menzile ulaşabiliyor.Kullanım, konfor :Peugeot´nun yumuşak ayarlı süspansiyon sistemi darbeleri başarıyla emiyor. Dört tekerlekte bağımsız süspansiyon sisteminin en önemli özelliklerinden biri arka tekerleklerin virajlarda küçük bir açıyla da olsa viraj dışına doğru dönerek yol tutuşu iyileştirmesi. Dalgalı yollarda karoser biraz havalansa da lastikler yere sağlam basmaya devam ediyor ve karoser salınıma girmiyor. Karoserin yerden yüksek olması yol tutuşta belirgin bir olumsuzluk yaratmadığı gibi bozuk yollarda da aracın altını vurma riskini azaltıyor. 406 yan rüzgarlardan da az etkileniyor.

Hidrolik direksiyon sistemi yoldaki bozuklukları sürücüye filtre ederek yansıtıyor ve istenilen tepkileri hemen verebiliyor. Başarılı direksiyon sisteminin yüksek hızlardaki sertliği de güven verici. Geniş bir iç mekan sunan 406´nın oturma alanları genişletilen koltukları konforu artırıyor. Ön koltukların yan yükseltileri virajlarda sürücü ve yolcuyu koltukta tutabiliyor. SV versiyonunda standart olan elektromekanik ayarlı ön koltukların istenilen pozisyona getirilmesi çok kolay. Ancak zaten biraz yüksek konumlandırılmış olan sürücü koltuğunu yükseltmek kısa boylular için bile çok gerekli değil. Gösterge tablosunun sağ tarafına alınan dörtlü ikaz lambası düğmesine ulaşmak çok kolaylaşmış. Bunun yanısıra orta konsolun üzerindeki dijital ekran da gerekli bilgilere kolay ulaşılmasını sağlıyor. 406´nın vites kolunun biraz geriye yerleştirilmesi vites yollarının uzun olması seri kullanımda 2´inci vitese geçişlerde rahatsız edici oluyor. Sürücünün dirseği, sırtlığa entegre edilen kol dayanağına çarpabiliyor. Bu durum her sürücüyü rahatsız etmese de gözümüze çarpan bir olumsuzluk. Artık daha kolay ayarlanan otomatik klima iyi çalışıyor.

Eski versiyondan farklı olarak tek düğmeye basarak klimayı devreden çıkararak havalandırma sistemini çalıştırmak mümkün. Yapılan gürültü düzeyi ölçümlerindeki sonuçlarına göre 406 sessiz bir otomobil. 100 km/s sabit hızda 4´üncü vitesteki 65 dB(A) ve 5´inci vites 130 km/s´deki 67 dB(A)´lık değerler de bunu gösteriyor. Öndekiler havalandırmalı olmak üzere, dört tekerlekte diskten oluşan fren sistemi çabuk ve güçlü tepki veriyor. Kolay dozlanan pedal sürücüyü memnun ediyor. Ancak panik frenlerde 100 km/s´de elde edilen 45 metrelik duruş mesafesi bu donanıma sahip modern bir orta sınıf otomobil için çok uzun. Fren mesafesinin bu kadar uzun çıkmasında henüz 0 km´de aldığımız otomobilin fren rodajının yapılmaması etkili olabilir.
Not: İnternet ortamından alıntıdır.
SAAB 9.3 LPT

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Svenska Aeroplan Aktie Bolaget
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 8 kere teşekkür etti
  • 19 kere teşekkür edildi
Ynt: Eski Otomobil Dergilerinden Oto Testleri
« Yanıtla #19 : Ağustos 28, 2014, 20:04:08 »
Ford Focus 1.6 16V Ghia  ( 1999 - 2004 arası model ) Test aracı 2002 model[/i]

Ford Focus 1.6 16V Ghia  Detaylar
Ayırt etmek için dikkatli bakmak gerekiyor!
1998 yılının Ekim ayında Avrupa'da ilk kez yollara çıkan Focus, Ford'u kompakt sınıfta temsil ediyor. Mart 1999'dan beri Türkiye'ye ithal edilmekte olan Ford Focus geçtiğimiz yılın son çeyreğinde küçük bir makyaj geçirerek yeni bir çehreye kavuştu. Karoser ve iç mekan dış görünümünde ciddi farklılıklar içermeyen makyajlı Focus'un yenilikleri bir anlamda detaylarına gizlenmiş. Hatta aracın ön tasarımı üzerinde yoğunlaşmış da denilebilir. Tamponda yer alan sinyal lambaları ön far grubuna taşınırken, radyatör ızgarası da tamamen yenilenmiş. Ayrıca ön ve arka tamponlara yerleştirilen siyah koruma bantlarıyla küçük sürtünmelere karşı tampon ve boyanın zarar görmesi engellenmek istenmiş. Ford Focus'un yan tasarımında ise eski versiyona göre tek fark marşpiyel ve kapı kollarının gövde rengine boyanmış olması. Aracın arka tasarımında ise tamamen gövde renginde olan ve koruyucu bant eklenen tampon dışında bir fark bulunmuyor. Tavana yakın yerleştirilen stop lambaları arkadan gelen sürücüleri için daha görünür bir noktada ve bu güvenlik açısından faydalı. Ancak arka sis farının ve geri vites lambasının tamponun alt köşesine yerleştirilmiş olması geri park manevralarında bir çarpma anında kolay zarar görmesine neden olabilir. Makyajlı Focus'un iç mekanında tasarım açısından bir değişiklik göz çarpmıyor. Fakat özellikle konfora yönelik donanımın zenginleştirilmiş olması Focus'un rakipleri karşısındaki en önemli silahı olacak. Focus Ghia'da artık otomatik klima, yol bilgisayarı ve CD çalarlı radyo-teyp standart olarak sunuluyor. Ford Focus'un 'New Edge' tasarım anlayışıyla yaratılan ön konsolu kompakt sınıftaki rakiplerinden farklı bir havaya sahip. Orta konsolun en üzerine havalandırma ızgaraları yerleştirilirken bunun hemen altında CD-çalar, dijital saat, çakmak ve küllük bulunuyor. Orta konsolun en altınaysa otomatik klima ekranı ve kumandaları yerleştirilmiş. Focus'un göstergeleri sade ve okunaklı tasarlanmış. Gösterge ekranının yan bölümüne konumlandırılan yol bilgisayarının verilerine sinyal kolunun üzerindeki buton ile ulaşabilmek mümkün. Focus'un far düğmeleri ise hemen hemen tüm Almanmenşeli otomobillerinde olduğu gibi direksiyonun solunda yer alıyor. Motor ve performans test ettiğimiz Focus Ghia 1.6'da bir önceki versiyonda olduğu gibi Zetec SE ailesine mensup 1.6 litrelik motor bulunuyor. Tamamı alüminyumdan üretilen, sıralı çok noktadan enjeksiyonlu, üstten çift eksantrikli, 16 supaplı, 1596 cc hacmindeki bu motor 6000 d/d'da 100 HP güç, 4000 d/d'da ise 145 Nm tork üretiyor. 2500 devire kadar cansız görünen motor bu devirden sonra gerçek gücünü göstermeye başlıyor. Hırçın olmayan motor istikrarlı bir biçimde devirleniyor. Yaptığımız performans testlerinde 0'dan 100 km/s hıza 10.6 saniyede ulaşan Focus 1.6, performansıyla pek çok rakibinden üstün olduğunu kanıtlıyor. Focus yakıt konusunda da müsrif değil. Testimiz süresince 100 km'de 8 litre benzin tüketen Focus 55 litrelik deposu ile 687 km'lik menzile sahip. Kullanım ve konfor Arttırılan donanım ve modernleştirilen çehresi ile Focus, kompakt segmentte iyi bir tercih olarak göze çarpıyor. Focus'ta yol tutuşu artırmak amacıyla arkada bağımsız süspansiyon sistemi bulunuyor. Orta sertlikteki süspansiyonu ile başarılı bir yol tutuş ve konfor sunan Focus çok zorlandığında önden kayıyor. Tepkileri biraz gecikmeli olan direksiyon sistemi nedeniyle otomobili yeniden izine döndürmekse pek kolay değil. Genelde kaliteli malzemelerden imal edilen iç mekanı ile göz dolduran Focus'ta gözümüze çarpan tek olumsuzluk vites topuzunun malzemesinin kalitesiz oluşuydu. Testimiz süresince güven veren fren sistemi yaptığımız testlerde de bunu kanıtladı. 100 km/s hızla giderken yapılan ani frende Focus'u 39 metrede güvenli şekilde durdurabilmek mümkün. Ford Focus 1.6 Ghia LP1'in anahtar teslim fiyatı 31.162.464.100 TL.
Ford Focus 1.6 16V Ghia  Teknik Özellik
STANDART DONANIM
Gövderengi tamponlar, gövde rengi ve elektrik ısıtmalı yandikiz aynaları, alüminyum alaşımlı jantlar, ön sis farları,otomatik klima,hidrolik direksiyon, elektrikli ön vearka camlar, elektrikli far yükseklik ayarı, fasılalıcam silecekleri, yüksekliği elektrikli olarak ayarlanabilensürücü koltuğu, radyo-CD çalar, direksiyondan müziksistemi kumandası, yol bilgisayarı, sürücü ve yolcuhava yastığı, yan hava yastıkları, ABS+EBD, uzaktankumandalı merkezi kilit, alarm, sıkışmayan akıllı camlar,immobilizer.
FABRİKAVERİLERİ   TESTVERİLERİ
Motor:   Önde enlemesine yerleştirilmiş, 4 silindir, sıralı çoknokta enjeksiyon, 16 supap, üstten çift egzantrik   Hızlanma
MotorHacmi:   1596 cc   0-50km/s :   3.5 sn
Çap/Strok:   79x81.4mm   0-100km/s :   10.6sn
MotorGücü:   6000 d/d'de 100 HP   0-130km/s :   
18.2sn
Hız
Max.Tork:   4000d/d'de 145 Nm   Max.hız :   195km/s
Frenler:   Öndehava soğutmalı disk, arkada kampana
Bagaj:   350/1210 lt   İçgürültü
Boyutlar:   4178/1998/1481mm   Rölanti   50dB(A)
Ağırlık:   1077 kg   100 km/s :   66 dB(A)
Lastikler:   195/55R 15   100- 0 km/s ve süresi:   39m/3.1 sn
        Test tüketimi:   8lt/100 km
        Depokapasitesi:   55lt
        Menzil:   687km
SAAB 9.3 LPT