0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Daha iyi bir fikri olan varmı yani ne yapalım ki 20 yaşında insanlar toprağa düşmesin buyrun önerilerinizi bekliyorum
Herhangi bir konuda ödün verildiğini düşünmüyorum, 40 yıldır ödenen bedeller bunun güvencesidir.AB ve ABD ekonomik zorluk çektiğinden dolayı, dağdaki bu insanların maaşlarını veremez duruma geldiği gibi Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafındanda deşifre ve dünyaya ilan edildi, hızlandırılmış bitiş süreci akıllarımıza "acaba ne ödünler veriliyor" sorusu getirmektedir.Bizler, hala bir savaş yaşadığımızın farkında değiliz.Oysa, ülkemizi bölmek isteyen batı ile Türkiye arasındaki bu düşük yoğunluklu savaşın galibi Türkiye oldu.Bizim algılayamadığımız asıl konu bu. Diğer taraftan yapılan görüşmeler ve oluşturulan sistemler sadece "Son"un bir parçasıdır. Bu tip şeylere takılıp resmin bütününü kaçırmamalıyız.
Bu işin en güzel yanıda hariçten gazel okumaktir en azından riski yok
bence böyle hassas bir konuda böyle bir yorum yapmanız yanlış. Riski yok dediğiniz konu vatanın ve vatandaşlarımızın bölünmesine kadar gidecek olaylara sebebiyet verebilir. Bu zamana kadar evlatlarını bu vatan uğruna şehit veren anneleri asıl yıkacak hareket, bu vatanın elden giderken hiçbir şey yapmadan beklememizdir. Zira böyle bir durumda ahirette şehit ve gazilerimizin bizden hesap sorup haklarını istemelerinden korkuyorum.
Sıra ile şu dar kafamla görebildiklerim konusunda cevaplar vereyim.PKK ve BDP ile anlaşılan konu; bebek katili serbest kalacak, kandildeki teröristler affedilecek, içeride yatan PKK ve KCK yandaşları serbest kalacak,Verilen ödünler; ilk olarak Türklükten (ırk olarak değil Atatürk'ün tanımı ile millet olarak) ödün verildi, adaletten, hak ve hukuktan ödün verildi, milli savunmadan ödün verildi, dinden ödün verildi ve elbette topraklardan ödün verilecek,Bu oynanan sondan bir önceki perde,Senaristi ise Ortadoğudaki petrol ve su kaynaklarına göz dükmiş olan büyük güçler,Yakın zamanda birileri ekranlara çıkıp"Bakın barış geldi, Türkiye'nin topraklarını da genişlettik, Musul, Kerkük, Irak ve Suriye'nin kuzeyini de Türkiye'ye kattık, Helal olsun hükümetimize" dediklerinde inanmamalıyız. Oy kullanırken sadece ortalıkta bangır bangır bağıran basını değil, sesi kısılmaya çalışılan basını da hatta yabancı basını da takip etmeliyiz. Çinli general San Tszu'nun psikolojik hakrekat tanımını okumalıyız.
Yapılması gereken vakti ile yapılmıştı ve insanlar toprağa düşmüyordu. Ancak maalesef bu gün yine " ne yapalım ki 20 yaşında insanlar toprağa düşmesin" sorusunu sorar olduk.Gazel okuma konusuna gelince evet bir kesim maalesef tarihten ders almadan, keşfedilmiş amerikayı yeniden keşfetmeye çalışıyor. Daha önce uğraşılmış ve başarılmış şeyleri bitirip yeniden uğraşmayı marifet sayıyor. Hele de bilmediği konularda.
Oynanan tiyatroyu içim sızlayarak izliyorum maalesef .terörle mücadele etmiş ve kuzey Irak'ta şehit düşmüş bir savaş pilotunun kardeşi olarak,satılmış medya ve sindirilmiş iktidarımızı kınıyorum.ulu önder Mustafa Kemal Atatürk 'ün bize emanet ettiği bu toprakları kanının son damlasına kadar koruyacak laik cumhuriyet evlatları üzerine düşen görevi zamanı gelince yapacaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Ortadoğu'da kartlar yeniden karılıyor. Senaryo çoktan yazılmış, "casting" çoktan yapılmış. Yapımcı, kesenin ağzını açmış, oyuncuların performansı da iyi olursa filmin Oscar almaması mümkün değil
daha önce uğraşılıp başarılmış derken benmi yanlış anlıyorum yoksa siz terörü daha önce bitirdiğimizi ima etmeye çalışıyorsunuz, her ikimizde Türkiyeden bahsediyoruz değilmi yanlışlık olmasın, zira öyleyse bitmiş birşey nasıl yeniden başlıyor yada siz nasıl böyle birşeye inanabiliyorsunuz...