Gönderen Konu: Fıkralar & Karikatürler 3  (Okunma sayısı 43992 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Seni unutmayacağız Burak TOLGA
    • www.IMAN ILE TOYOTA'NIN KIMDE OLDUGU BELLI OLMAZ.com.tr
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 109000
  • Model Yılı: '12
  • 536 kere teşekkür etti
  • 508 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #400 : Mart 07, 2011, 12:56:44 »
   Şu Yasef'in yaptığına bak.Vermediği paranın hesabını tutuyor :D :D
Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama, etrafına ışık saçar
Üzülme, doğruların kaderidir bu yalnızlık
KARGALAR SÜRÜYLE,KARTALLAR YALNIZ UÇAR

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Captiva 2,0A/T High 7k / Hyundai i20A/T
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 130000
  • Model Yılı: '10
  • 167 kere teşekkür etti
  • 38 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #401 : Mart 07, 2011, 13:17:53 »
Bir zamanlar İngiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu sorununu çözmek için "Cici  Baba" servisi kurmuş. Cici Baba evliliklerinin ilk beş yılında çocuk sahibi olamayanlara yardim eden bir devlet memuru.
 
Smith ailesi de böyle bir servis için başvuruda bulunur, heyecanla "CiciBaba" yı beklerken kapı çalınır, ancak  gelen kişi cici baba adayi değil, kapı kapı dolaşan bir bebek fotoğrafçısıdır.

Konuşma söyle gelişir:
 
Ms Smith : Günaydın
Fotoğrafçı: Günaydın efendim ben sey için gelmiştim…
 
Ms Smith : Açıklamanıza gerek yok kocam her şeyi anlattı. Buyurun içeri girin.
Fotografçi: Öyle mi?  Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde.
 
Ms Smith : Kocam da öyle söyledi buyurun oturun.
Fotografçi: O zaman kocaniz belki de size...
 
Ms Smith : Aa evet, ikimiz de en iyi sonucun böyle alınacağını düşünüyoruz.
Fotografçi: Öyleyse hemen başlayalım.
 
Ms Smith : (kızararak) Şey nerede başlamalı?
Fotoğrafçı: Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo küvetinde, bir kez kanepede ve belki bir kaç kez yatakta denerim. Bazen oturma odasının halısı da iyi oluyor.
 
Ms Smith : Banyo ! ! Oturma odasinin halısı! ! !...  Neden bizim beceremedigimiz anlaşılıyor.
Fotoğrafçı: Şey hanımefendi, hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç garanti edemez ama.. altı yedi kere  denersek bir tanesi mutlaka şahane olacaktir.
 
Ms Smith : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz?
Fotografçı: Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci olmamalıdır.
 
Ms Smith : Başarılı oluyor musunuz bari?
Fotografçi: (Çantasini açarak bebek fotoğrafları gösterir) Şu bebeklere bakın bunlar benim işlerim. Bakın bu dört saat sürdü.
 
Ms Smith : Evet çok güzel bir bebek..
Fotoğrafçı: Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna bakin, ister inanın ister inanmayın bu  Londra'nın ortasında, otobüsün üzerinde oldu.
Ms Smith : TANRIM ! ! ! ! ! !
Fotoğrafçı: Bunlar da şehrin en şirin ikizleri. Anneleri ile çalışmanın ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha çok şaşırırsınız.
 
Ms Smith : Öyle mi? 
Fotoğrafcı: Sormayın. Sonunda işi doğru yapabilmek için onu Hyde Park'a götürdüm. Herkes çevremizi sardi. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti.
Ms Smith : Dört beş tam boy ! !
Fotoğrafçı: Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik ancak serçeler aletimin üzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi bırakmak zorunda kaldık.
 
Ms Smith : Yani gerçekten serçeler şeyinizi, a-aletinizi ısırdılar mı?
Fotoğrafçı: Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek için tam üç yıl harcadım.  Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz.
 
Ms Smith : Bu kadar da olmaz!
Fotoğrafçı: Hanımefendi hazırsak ayağı alıp geleyim.
 
Ms Smith : Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! !
Fotografçi: Aa evet, alet ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor, bunun için ayak kullanıyorum.
 
Hanımefendi. .  Hanımefendi!  Hay Allah,neden bayıldı şimdi bu...
İlk hamlede piyon deyip geçilenler oyunun sonlarında şahı sıkıştıran kahramanlardır...
Güvendiğim iki şey;aynaya baktığımda gördüğüm ve yukarı baktığımda göremediğimdir...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Seni unutmayacağız Burak TOLGA
    • www.IMAN ILE TOYOTA'NIN KIMDE OLDUGU BELLI OLMAZ.com.tr
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 109000
  • Model Yılı: '12
  • 536 kere teşekkür etti
  • 508 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #402 : Mart 07, 2011, 13:24:48 »
:rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl:
Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama, etrafına ışık saçar
Üzülme, doğruların kaderidir bu yalnızlık
KARGALAR SÜRÜYLE,KARTALLAR YALNIZ UÇAR

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Eski Toprak Toyotacı
  • *****
  • Achtung! Adolf Hakkı ohne Toyota Yaris Twin-Turbo
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: B+
  • 17 kere teşekkür etti
  • 41 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #403 : Mart 07, 2011, 13:48:19 »
Son 2 fıkra muhteşem, hele sonuncusuna söyleyecek söz bulamıyorum :alkis: :rofl: :rofl:

Son fıkrayı Nejat Uygur'un oynadığı bir skeç olarak düşünüyorum, herhalde gülmekten yerlere yatarız :D :D
Folgsamkeit macht frei...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Captiva 2,0A/T High 7k / Hyundai i20A/T
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 130000
  • Model Yılı: '10
  • 167 kere teşekkür etti
  • 38 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #404 : Mart 07, 2011, 13:53:36 »
kendime +1 ozaman:)
İlk hamlede piyon deyip geçilenler oyunun sonlarında şahı sıkıştıran kahramanlardır...
Güvendiğim iki şey;aynaya baktığımda gördüğüm ve yukarı baktığımda göremediğimdir...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Seni unutmayacağız Burak TOLGA
    • www.IMAN ILE TOYOTA'NIN KIMDE OLDUGU BELLI OLMAZ.com.tr
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 109000
  • Model Yılı: '12
  • 536 kere teşekkür etti
  • 508 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #405 : Mart 07, 2011, 14:05:09 »
Son fıkrayı Nejat Uygur'un oynadığı bir skeç olarak düşünüyorum, herhalde gülmekten yerlere yatarız :D :D
   işin içine Nejat Uygur girecekse gülmekten yerlere yatmak,bayılmak,kırılmak garantidir... Param yoğ Mimet tiplemesi ve evi favorimdir :) :)
Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama, etrafına ışık saçar
Üzülme, doğruların kaderidir bu yalnızlık
KARGALAR SÜRÜYLE,KARTALLAR YALNIZ UÇAR

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Seni unutmayacağız Burak TOLGA
    • www.IMAN ILE TOYOTA'NIN KIMDE OLDUGU BELLI OLMAZ.com.tr
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 109000
  • Model Yılı: '12
  • 536 kere teşekkür etti
  • 508 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #406 : Mart 08, 2011, 14:08:14 »
HER ŞEY BENDE

Karı koca 100 km hızla gidiyorlarmış.
Arabayı adam kullanıyormuş ve karısı birden...
"Hayatım" demiş...
"Seninle 15 yıl boyunca güzel bir beraberlik yaşadık. Ama ben artık boşanmak istiyorum."
Adam sesini çıkarmamış ama hızı 110 'a çıkarmış.
Karısı
" Neden diye soracağını biliyorum.. Bunu nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum ama arkadaşın Joe ile birlikte birkaç aydır beraber oluyoruz... Ve üzgünüm ama yatakta o senden daha iyi.."
Adam yine ses çıkarmadan hızı 120' ye çıkarmış.
Kadın devam etmiş..
" Evi ben istiyorum "
Artık 130'la gidiyorlarmış...
Kadın
"Ayrıca..." demiş" bütün çeklerini , kredi kartlarını, arabayı da istiyorum.."
Ve adam hızı 140'a çıkarmış.. Hala sesini çıkarmadan..
Kadın sormuş:
Hiçbirşey söylemeyecek misin? Sen hiçbir sey istemiyor musun?
Adam 160' a çıkmış ve cevaplamış:
" Hayır.Ben ihtiyacım olan herşeye sahibim.."
Karısı şaşırmış..
" Öyle mi? Nedir o??"
Ve araba karşıdaki duvara saatte 160 kilometre hızla çarpmadan once adam cevap vermiş:
" Airbag bende"
Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama, etrafına ışık saçar
Üzülme, doğruların kaderidir bu yalnızlık
KARGALAR SÜRÜYLE,KARTALLAR YALNIZ UÇAR

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Eski Toprak Toyotacı
  • *****
  • Achtung! Adolf Hakkı ohne Toyota Yaris Twin-Turbo
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: B+
  • 17 kere teşekkür etti
  • 41 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #407 : Mart 08, 2011, 14:26:06 »
:D
Folgsamkeit macht frei...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 2 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #408 : Mart 08, 2011, 15:15:28 »
içimizde,muhasebeci, hemşire,doktor,şöför,devlet memuru,çiftçi,pilot,hostes varmı...
ona göre fıkra yazacağımda..... dikkatli olmalıyım....

Metal (tel ürünleri) ve makine ile ilgili ne isterseniz yazabilirsiniz, ben sadece gülüp geçerim :D
Denizlerin deryaların benki taşkın delisi
Ehli gönül muhabbetin benki şaşkın delisi
Benki kelamın yolcusu benki aşkın delisi
Beni benden alan almış kula mihnet eylemem

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Seni unutmayacağız Burak TOLGA
    • www.IMAN ILE TOYOTA'NIN KIMDE OLDUGU BELLI OLMAZ.com.tr
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 109000
  • Model Yılı: '12
  • 536 kere teşekkür etti
  • 508 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #409 : Mart 08, 2011, 16:05:50 »
Metal (tel ürünleri) ve makine ile ilgili ne isterseniz yazabilirsiniz, ben sadece gülüp geçerim :D
:alkis: :alkis: olması gerekende bu değilmidir?
Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama, etrafına ışık saçar
Üzülme, doğruların kaderidir bu yalnızlık
KARGALAR SÜRÜYLE,KARTALLAR YALNIZ UÇAR

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Resim gençliğimden (42 yaşımdayken)
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: B+
  • 15 kere teşekkür etti
  • 84 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #410 : Mart 08, 2011, 16:11:34 »
satıcı arabayı ballandıra ballandıra anlatıyor
"bu arabayla şu karşıdaki dik yokuştan 1140 km. hızla inerken frene basarsanız 10 metre içinde durursunuz"
alıcı önce bir "woww" çeker , bu arada ön camda iç tarafta silecek gibi bir şey dikkatini çeker, bu nedir diye sorar
satıcı yanıtlar
"şu yokuştan 140 la inerken frene basıp 10 metrede durduktan sonra şöförü camdan kazımak için"

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Seni unutmayacağız Burak TOLGA
    • www.IMAN ILE TOYOTA'NIN KIMDE OLDUGU BELLI OLMAZ.com.tr
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 109000
  • Model Yılı: '12
  • 536 kere teşekkür etti
  • 508 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #411 : Mart 08, 2011, 17:42:42 »
YAŞANMIŞ HOŞ ŞEYLER

1) Yer Ankara, hava çok sıcak..
Arkadan kokana teyzem bağırıyor,
"Şöfer bey ! Klimayı açar mısınız, hava çok sıcak oldu!"
Pala bıyıklı şöför, dikiz aynasından şöyle bir bakıyor ve....
...otomatik kapıyı açıp açıp kapıyor..

2) Yolcunun kafası belli ki karışık,
"Şöför bey, mükemmel (müsait demek istiyor herhal) bir yerde inebilir miyim?",
dolmuşcu, sağa çekiyor,
"Buyrun, size layık değil ama..."


3) Yine inecek bir yolcu ama bu kez dil sürçmesi,
"Şöfür bey, müsait bir yerde iner misiniz?",
şöförün yanıtı kısa,
"niye sen mi kullanacan?"

4) Otobüs durağa yanaşıyor, yolcunun belli ki acelesi var,
"Kaptan ! Orta kapıyı rica edebilir miyim?",
şöför olaya hakim, "Buyur götür, senden kıymetli mi?"


5) Bayanın biri, marketin reyonunda çalışanlara aldırmadan, bütün meyvelerden tek tek alarak tadıyor... Görevli en sonunda dayanamıyor, kadının yanına yaklaşıp,
"Abla, kapruz da keselim mi?"

6) Banka kredi kartı başvuru formlarından birisi...
Kadın, Erkek hanelerinin yanına 'kız' eklenip yanına çarpı konmuş..
Ama, teyzem 45 yaşında... Yazııııkkkkk

7) Bandırma'da bir restoran camı, "23 saat açığız"

8) Uluslararası bir firmadan, Hindistan'ın koyu müslüman bölgesindeki temsilciğe telefon ediliyor..
"How are you"
"Fine, elhamdüllillah!"
Sonra istenen işler iletiliyor ve karşı taraftan son ses,
"okey inşaallah!"


9) Trabzon Farabi Hastahanesi'nin önünde üç araba sert bir şekilde dip dipe duruyor.
Arabaların kapıları açılıyor, panik halinde herkes bağırıyor,
"Doktor nerede, sedye getirin!"
Bu bağırtıyı yapanlar bir yandan da diğer arabadakilerden hastayı dışarı çıkarmasını sesleniyor.
Sonuç, hasta Rize'de Her araba hasta diğerinde diye son sürat hastahaneye yetişmişler!


10) Dolmuş seyr-ü sefer halinde, gün sevgililer günü...
Radyodaki DJ güzellik olsun diye,
"Bu gün sevgililer günü.
Hadi yanınızdaki o güzel insanın elini tutup, gözlerinin içine bakarak seni seviyorum deyin", deyince dolmuştaki çiftler DJ'nin isteğine uydular.
Bu arada ön koltukta tek başına oturan adam, şöyle çevreyi kolaçan ederken, gözü şöföre takıldı..
Şöförden tepki, "Sakın aklından bile geçirme..."


11) Arabalı çift yolda, öpüşüyorlar,
arkadan polis anonsu, "yiyişme sağa çek!"

12) Okul kantininde bir kız, çayına beş-altı şeker koydu, aklı kesmemiş olacak ki, bir-iki tane de yanına aldı..
Kantinci ağzı gevşek sırıtarak, "bir kaç tane daha al ağda yaparsın!"

13) Arkadaş evde bangır bangır müzik dinlerken, evin annesi de elektrik süpürgesi ile ortalığı süpürüyormuş.
Kızıl kıyamet ortam...
Bir süre sonra oğlan müziğin sesini kısınca şu durum ortaya çıkmış...
Süpürge çalışmıyor ve anne, yarım saattir boşu boşuna dönüp duruyor..

14) Bu da benden olsun
   Geçen hafta Cumartesi günü bir süper marketin önünde yolcu indiriyoruz.Otobüsün arka tarafında ise yanlış park etmiş arabalar.Yaya polis memurunun elinde fotoğraf makinası plakaların fotoğrafını çekerken,ekip otosundaki polisten şöyle bir anons geldi
"marketin ücretsiz otoparkı var halâ buraya araba park ediyorsunuz.Sizler ne biçim insanlarsınız?"
  :polis: :polis: :alkis: :alkis: Polis yerden göğe kadar haklı
Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama, etrafına ışık saçar
Üzülme, doğruların kaderidir bu yalnızlık
KARGALAR SÜRÜYLE,KARTALLAR YALNIZ UÇAR

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Eski Toprak Toyotacı
  • *****
  • Gülümseyin...
  • Araç: Yaris
  • Kan Grubu: 0+
  • Model Yılı: -
  • 1 kere teşekkür etti
  • 18 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #412 : Mart 08, 2011, 18:38:46 »
BEBEK FOTOĞRAFÇISI...

Bir zamanlar İngiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu
 sorununu çözmek için "Cici Baba" servisi kurmuş. “Cici Baba”
evliliklerinin ilk beş yılında çocuk sahibi olamayanlara
yardim eden bir devlet memuru.


Smith ailesi de böyle bir servis için başvuruda bulunur,
heyecanla "CiciBaba" yı beklerken kapı çalınır,
ancak gelen kişi cici baba adayi değil, kapı kapı dolaşan
bir bebek fotoğrafçısıdır.

Konuşma söyle gelişir:

Ms Smith : Günaydın
Fotoğrafçı: Günaydın efendim ben sey için gelmiştim…

Ms Smith : Açıklamanıza gerek yok kocam her şeyi anlattı. Buyurun içeri girin.
Fotografçi: Öyle mi? Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde.

Ms Smith : Kocam da öyle söyledi buyurun oturun.
Fotografçi: O zaman kocaniz belki de size...

Ms Smith : Aa evet, ikimiz de en iyi sonucun böyle alınacağını düşünüyoruz.
Fotografçi: Öyleyse hemen başlayalım.

Ms Smith : (kızararak) Şey nerede başlamalı?
Fotoğrafçı: Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo küvetinde,
bir kez kanepede ve belki bir kaç kez yatakta denerim.
Bazen oturma odasının halısı da iyi oluyor.

Ms Smith : Banyo ! ! Oturma odasinin halısı! ! !
Neden bizim beceremedigimiz anlaşılıyor.
Fotoğrafçı: Şey hanımefendi, hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç garanti edemez ama..
altı yedi kere denersek bir tanesi mutlaka şahane olacaktir.

Ms Smith : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz?
Fotografçı: Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci olmamalıdır.

Ms Smith : Başarılı oluyor musunuz bari?
Fotografçi: (Çantasini açarak bebek fotoğrafları gösterir)
Şu bebeklere bakın bunlar benim işlerim.
Bakın bu dört saat sürdü.

Ms Smith : Evet çok güzel bir bebek..
Fotoğrafçı: Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna bakin,
ister inanın ister inanmayın bu Londra'nın ortasında, otobüsün üzerinde oldu.

Ms Smith : TANRIM ! ! ! ! ! !
Fotoğrafçı: Bunlar da şehrin en şirin ikizleri. Anneleri ile çalışmanın
ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha çok şaşırırsınız.

Ms Smith : Öyle mi?
Fotoğrafcı: Sormayın. Sonunda işi doğru yapabilmek için onu Hyde Park'a götürdüm.
Herkes çevremizi sardi. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti.
Ms Smith : Dört beş tam boy ! !
Fotoğrafçı: Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik
ancak serçeler aletimin üzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi bırakmak zorunda kaldık.

Ms Smith : Yani gerçekten serçeler şeyinizi, a-aletinizi ısırdılar mı?
Fotoğrafçı: Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek için tam üç yıl harcadım.
Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz.

Ms Smith : Bu kadar da olmaz!
Fotoğrafçı: Hanımefendi hazırsak ayağı alıp geleyim.

Ms Smith : Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! !
Fotografçi: Aa evet, alet ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor,
bunun için ayak kullanıyorum.


Hanımefendi. . Hanımefendi!
Hay Allah,
neden bayıldı şimdi bu...   :argh:

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Aktif Toyotacı
  • **
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
  • 1 kere teşekkür etti
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #413 : Mart 08, 2011, 23:22:56 »
ADI FADİME OLANLAR VE TEMELLER OKUMASIN :))

Temel, Fadime’nin kedisinden nefret etmektedir. Birgün kararını verir ve Fadime evde yokken kediyi yakalayıp, arabasına koyar.
1-2 kilometre kadar ileride, bir köprünün yanına bırakıp evine döner. Kapıyı açıp eve döndüğünde bir de bakar ki, kedi sepetinde oturuyor. Ertesi gün, Fadime’nin evden çıkmasını bekleyip, kediyi yine arabaya atar. Bu kez 5-6 kilometre ötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine bırakır.
Eve döner, kapıyı açar, kedi yine baş köşeye kurulmuş,Temel’ e kötü kötü bakıyor...
Ertesi gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaldığı gibi 10-15 kilometre direksiyon sallar, bulduğu her tali yola girer, kedi yönünü kaybetsin diye çeşitli şaşırtmaca yollara girer, daireler çizer.
Sonunda yaptığı işten iyice emin olunca, arabayı durdurur ve kediyi bırakır. Arabasına atlayıp, evinin yolunu tutar.
Saatler sonra Temel evine, Fadime’ye telefon açar;
- Uy Fadime, kedi yaninda mi?
 - Evde, niye soriysun da?
- O ibne’yi telefona ver hemen. Kayboldum; yolu tarif etsin.


Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Eski Toprak Toyotacı
  • *****
  • Achtung! Adolf Hakkı ohne Toyota Yaris Twin-Turbo
  • Araç: ---
  • Kan Grubu: B+
  • 17 kere teşekkür etti
  • 41 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #414 : Mart 08, 2011, 23:30:12 »
:rofl:
Folgsamkeit macht frei...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Bir kere TOYOTA, hep TOYOTA
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
  • 1 kere teşekkür etti
  • 4 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #415 : Mart 08, 2011, 23:34:50 »

google a " avına odaklanan ayı " yazınca aşağıdaki resim çıkıyor.   :lol:

Yumuşak huylu isem kim demiş uysal koyunum; kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 257500
  • Model Yılı: '01
  • 395 kere teşekkür etti
  • 376 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #416 : Mart 08, 2011, 23:44:02 »
Ee yani başkada bi yorum olamaz zaten :D
Toyota Corolla 2001 1.6vvt-i sol special 110+ bilmem kaç tane hp  BENZİNLİYDİ  Artık Prins Technomaxlı :rofl:

Simota Short Air İntake, 1.8 vvt-i İntake Manifold, 1.8 vvt-i Throttle Body, 1.8 vvt-i fuel injectors 51 mm straight pipe & sport muffler, Raizin Voltage Stabilizer, Greddy Oil Cacht Tank, Eibach pro kit 35 mm springs
Swimming coach :)

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Captiva 2,0A/T High 7k / Hyundai i20A/T
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Kilometre: 130000
  • Model Yılı: '10
  • 167 kere teşekkür etti
  • 38 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #417 : Mart 09, 2011, 09:05:57 »
BEBEK FOTOĞRAFÇISI...

Bir zamanlar İngiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu
 sorununu çözmek için "Cici Baba" servisi kurmuş. “Cici Baba”
evliliklerinin ilk beş yılında çocuk sahibi olamayanlara
yardim eden bir devlet memuru.


Smith ailesi de böyle bir servis için başvuruda bulunur,
heyecanla "CiciBaba" yı beklerken kapı çalınır,
ancak gelen kişi cici baba adayi değil, kapı kapı dolaşan
bir bebek fotoğrafçısıdır.

Konuşma söyle gelişir:

Ms Smith : Günaydın
Fotoğrafçı: Günaydın efendim ben sey için gelmiştim…

Ms Smith : Açıklamanıza gerek yok kocam her şeyi anlattı. Buyurun içeri girin.
Fotografçi: Öyle mi? Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde.

Ms Smith : Kocam da öyle söyledi buyurun oturun.
Fotografçi: O zaman kocaniz belki de size...

Ms Smith : Aa evet, ikimiz de en iyi sonucun böyle alınacağını düşünüyoruz.
Fotografçi: Öyleyse hemen başlayalım.

Ms Smith : (kızararak) Şey nerede başlamalı?
Fotoğrafçı: Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo küvetinde,
bir kez kanepede ve belki bir kaç kez yatakta denerim.
Bazen oturma odasının halısı da iyi oluyor.

Ms Smith : Banyo ! ! Oturma odasinin halısı! ! !
Neden bizim beceremedigimiz anlaşılıyor.
Fotoğrafçı: Şey hanımefendi, hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç garanti edemez ama..
altı yedi kere denersek bir tanesi mutlaka şahane olacaktir.

Ms Smith : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz?
Fotografçı: Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci olmamalıdır.

Ms Smith : Başarılı oluyor musunuz bari?
Fotografçi: (Çantasini açarak bebek fotoğrafları gösterir)
Şu bebeklere bakın bunlar benim işlerim.
Bakın bu dört saat sürdü.

Ms Smith : Evet çok güzel bir bebek..
Fotoğrafçı: Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna bakin,
ister inanın ister inanmayın bu Londra'nın ortasında, otobüsün üzerinde oldu.

Ms Smith : TANRIM ! ! ! ! ! !
Fotoğrafçı: Bunlar da şehrin en şirin ikizleri. Anneleri ile çalışmanın
ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha çok şaşırırsınız.

Ms Smith : Öyle mi?
Fotoğrafcı: Sormayın. Sonunda işi doğru yapabilmek için onu Hyde Park'a götürdüm.
Herkes çevremizi sardi. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti.
Ms Smith : Dört beş tam boy ! !
Fotoğrafçı: Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik
ancak serçeler aletimin üzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi bırakmak zorunda kaldık.

Ms Smith : Yani gerçekten serçeler şeyinizi, a-aletinizi ısırdılar mı?
Fotoğrafçı: Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek için tam üç yıl harcadım.
Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz.

Ms Smith : Bu kadar da olmaz!
Fotoğrafçı: Hanımefendi hazırsak ayağı alıp geleyim.

Ms Smith : Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! !
Fotografçi: Aa evet, alet ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor,
bunun için ayak kullanıyorum.


Hanımefendi. . Hanımefendi!
Hay Allah,
neden bayıldı şimdi bu...   :argh:


3 üstündeki postu görmedin heralde:)
İlk hamlede piyon deyip geçilenler oyunun sonlarında şahı sıkıştıran kahramanlardır...
Güvendiğim iki şey;aynaya baktığımda gördüğüm ve yukarı baktığımda göremediğimdir...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • ゴールドメンバ
  • *****
  • just do it
  • Araç: Camry
  • Kan Grubu: 0+
  • Kilometre: 225000
  • Model Yılı: '06
  • 351 kere teşekkür etti
  • 565 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #418 : Mart 09, 2011, 09:52:51 »
Yahu adam uslu uslu oturuyor orada.Bayanda gayet mazbut (tutarlı, efendi,namuslu,oturaklı) dolmuş yolculuğu devam etmekte. :D :D :D :D
Akıl ile sabrı birleştir ve zekan ile konuş...

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Toyotasız, Araçsız, Yaya :)
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: ---
  • Model Yılı: -
  • 4 kere teşekkür edildi
Ynt: Fıkralar & Karikatürler 3
« Yanıtla #419 : Mart 09, 2011, 15:55:25 »
Tarihte ilk kez Erzurum'a ayna gitmiş. Adamın biri aynayı görüp eline almış. Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.
Adam:- 'Ey gidi gardaşımm.. Seni bi daha görmek nasipte varmış'!
Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine. Karısı bakmış adam bi şeye sarılıp uyuyor.
Aynaya bakmış bir kadın! 'Allah belaanı veree , bu garı da kim?
Bi ..oka da benzese' diyerek feryat figan evden çıkmış, muhtara gitmiş.

Kadın:- Mığdar, benim herif beni bu çirkin garıyla aldatir.'

Muhtar aynaya bakmış. Sonra düşünceli düşünceli:

- 'Yav bu garıdan çok gavata benziir... :)