Antalya Kaş 'tan Fatih arkadaşımız aslında Toplumumuzda yavaş - yavaş kaybolmaya başlayan bir özelliğimizi kendi lisanınca anlatmaya çalışmış, kendisini kutlarım.
Ben nerede ise dünyada bütün ülkeleri gezdim, Doğu ve uzak doğuya özgü olan bu Selamlaşmanın bize göre en abartılı şekli Japonya da yapılmakta.
İnanın selamlaşma sıklığı artık sizi sıkıyor, görünmez adam olmak istiyorsunuz.
Fakat Japonlar göz temasının insanlar üzerindeki pozitif etkisini keşfetmişler.
Göz-göze gelen insanlar aralarında daha çabuk dostluk kurabiliyor, dostluklarında daha samimi olabiliyorlar.
Oysa Batı toplumuna özellikle Amerikalılarda selamlaşma işinin çok nadir olduğu veya Mecburiyetten yani yapmacık olduğunu görmekteyiz.
Onlara da hak vermemek elde değil, 1000 yıl süren birbirinin kuyusunun kazıldığı, bir karanlık dönemi ortaçağı, yaşamış ve bireysel yaşamanın yollarını arayıp bulmuşlardır.
Oysa doğu insanı, sosyaldir, toplu yaşar, birbirlerine kötülük düşünmezler, Ne inançları buna müsaade eder, nede genetik yapıları.
Selâmlaşalım da, nasıl selâmlaşırsak selâmlaşalım.
Bir göz hareketi, bir gülümseme bir başımızı öne doğru hareket etmemiz bile karşımızdaki insana "Benden size zarar gelmez" anlamı vereceğini çok iyi bilmeliyiz, sonrasın dada "her zaman senin yanında ve yardımındayım" anlamına geldiğini unutmamalıyız.
Müslümanlar kendi aralarında "Selâmun aleyküm" derler bütün dünyada bu böyledir.
Dünyanın bir köşesinde, sizin Müslüman olduğunuzu anlayıp "Selâmun aleyküm" diyen bir insanı duyup gördüğünüzde içinizi müthiş bir duygu kaplıyor, orada yalnız olmadığınızı ve güçlü olduğunuzu hissediyor kendinize daha bir güveniniz geliyor.
Selâm Binlerce gönlü açar ve kendisine kabul eder.
.
Kusura bakmayın vaktinizi aldım.
.