0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
İzmirde yaşanmış bir olayda ben anlatayım.Kadının biri iki çocuğu ile market alış verişi yapar. Kasada ödemesini yaptıkdan sonra çıkar ve çocuklarını marketin önündeki banklardan birine oturtup çantalarıda yanlarına koyarak "bi yere ayrılmayın bi şey almayı unurttum" der ve markete geri döner. Reyonlarda ararken "hanfendi pardon bi bakarmısını"z diye bi seslenmeye döner. Kadın "efendim buyrun" der. Eşime parfüm bakıyorum ama bi türlü beğenemiyorum. Kadın "acelem var kusura bakmayın çocuklarım dışarda" der. Adam lütfen şuna bi bakın ozaman der ve bileğini sısktığı parfümü kadına koklatmak için kolunu uzatır. Kadın koklamak için hafif eğildiğinde elinde bulununan pamuklu kumaşı kadının ağzına dayar ve kadın bayılır. Sonra büyük bi feryatla bağırır. "Lütfen yardım edin, eşim birden bayıldı". Kucakladıkları kadını adamın arabasına götürüler. Adam kadını alıp götürür. Günler sonra kadının cesedi bi çop bidonunda bulunur. Böbrekleri alınmış olarak... Kendinize harbiden dikkat edin. Sadece yiyecek, içecek işi deel parfüm koklatarak bile adamı götürüyolar.[/quote]yok ya o kadar da ulu orta olmaz
Dün Bakırköy'de yaşlı bir teyze pazardan torbaları fazla yüklenmiş zorla götürebiliyor, teyze yardım edeyim poşetleri taşıyım dedim, teyze başıma bir şey gelir korkusundan kibarca teşekkür etti.Torbalarını vermedi. Büyük şehir yaşamı artık insanları her şeyden korkar hale getiriyor.[/quote]Artık insanlara güvenimizi bir bir yitiriyoruz. Güvensiz bir gelecek, nasıl olacak çok merak ediyorum. Değil sokaktaki insanlara, kapı komşunuza bile güvenemiyorsunuz! 20 ytl bile etmeyen bir bilezik için insanlar boğazlanıyor, ne günlere kaldık. 20 ytl için bir canı hiç düşünmeden öldürebilmek dehşet bir şey!!! Ziynet eşyanız, malınız, paranız, arabanız size gün geliyor en büyük düşmanlık aracı olarak geri dönüyor...