İlkokul yıllarında harçlığım olduğunda mahalle bakkalına gidip kasaların içinde bulunan gazozlardan alıp içmek büyük keyifti. Markası hatırlamıyorum ama beyaz şiye üzerine yeşil renkli puntoyla yazılı bir markaydı.
Birde hiç sevemediğim mantar tabancaları ve torpil benzeri oyuncaklarla oynanır mahallenin azılı çocuklarınca şişelere konulan torpiller patlatılırdı.
Ankara Gazoz'u olabilir onlar, gerçekten güzellerdi. Şimdi Niğde Gazoz'u fena değil.
Reklam olmasın ama bunların tadını hala hissederim.
Coca cola'lı şeker ve leblebi tozu.
Ankara gazozu hala var Hakan abi bizim burada 4m2 ufak bir mahalle bakkalınatek bir toptancı getiriyor o da ayda bir geliyor. Koca koca adamlar Birbirimizi yiyoruz ciddi manada!
Ankara gazozunu içen niğde gazozu ile lavabo temizler

o derece iddialı
Ankara Gazoz'u olabilir onlar, gerçekten güzellerdi. Şimdi Niğde Gazoz'u fena değil.
Reklam olmasın ama bunların tadını hala hissederim. 

Çay bahçelerinde veridiğini hatırlıyorum, buda güzel keyiflerdendi...
Mesaj Birleştirildi: 11 Şub, 2014 11:02
Tipi tip sakızı
Tipi tip bire Turbo sakızı.
Ayrıca kibrit kutularından kesilen dikdörtgen parçalarla kağıt oynanırdı. Hatırlayanınız var mı ?
Tek kanallı dönemlerde,
Kökler, Küçük Ev, Aşk Gemisi, Flamingo Yolu yahu ne çok dizi seyrediyor muşum ben
Bizim çocukluğumuzun çizgi filmleri ne güzeldi. Neden şimdi çocuklara böyle saçma sapan çizgi filmlerle zulüm ediyorlar anlamıyorum. Birkaç defa denk geldim. Bazı çizgi filmler adeta korku filmi gibi.
Bizim çocukluğumuzun çizgi filmleri ne güzeldi. Neden şimdi çocuklara böyle saçma sapan çizgi filmlerle zulüm ediyorlar anlamıyorum. Birkaç defa denk geldim. Bazı çizgi filmler adeta korku filmi gibi.
Hemen hemen hepsinde savaş,silah var.
Herşeyden önce oyun oynadığımız sokaklar vardı, mahalleler. Yeşillikler daha çoktu. O sokaklardan bilyalılar ile bayır aşağı inerdik. Frenleri ayaklarımızdı önünde tahtadan ayaklar ile kontrol edilen direksiyonu vardı. Nevşehir'de Atarabaları olurdu. Tıkır tıkır giderlerdi, özellikle pazarların yanında beklerlerdi. Pepsi çok daha yaygındı. Pepsi şişesinin dibinin yanın diktörtgen bir çukur olurdu. Ankara'da kışın sabahları yoğun bir duman olurdu. Çok büyük hayallerimiz olurdu. Arkadaşlarla toplanır mahalledeki ağacın tepesine ağaç evi yapardık. Nasılda özenirdik, bir gün önceden planlar çizerdim ama apartmandan şikayet gelir yıkarlardı. Sonra eski kasa doğanlar vardı, top oynadığımız boş arsalar, mahalle bakkalları, plastik toplar. Kağıttan ince külah yapar küçük boruları ile üflerdik. Eskiler güzeldi, çocukluk daha güzel...
mahalle maçlından sonra terli terli su içerdik komşu teyzeden bir bardaktan 10 kişi içer hasta olmazdık kızlarla seksek oynamalar inşaattan kumun üstüne atlamalar akşamları saklambaçlar oynardım akşam ezanına kadar geç kaldım mı terliği yerdim. kova kapaklarından direksiyon yapıp şöforlük yaprdım.bisikletin arka tekerine ayakkabı ile fren yapıp hava atardık arka lastiğe pet şişe koyardık motosiklete biniyormuş gibi havamız vardı
tv lessi vardı he man heidi vardı izlerdim daha neler neler
çocukluk güzeldi
Niğde gazozu iyidir

Ankara gazozunu bilirim ama bulmak ne mümkün.
Resmini bulamadım ama Türkiyede üretilip Suriye ye ihraç edilen Edipoğlu gazozu vardı.Suriyede çok ünlüdür.Hala var mı bilmem ama 2001 de var dı.
Edipoğlu Hatay nüsfusuna kayıtlı köklü bir ailenin adı imiş.
Çay bahçelerinde veridiğini hatırlıyorum, buda güzel keyiflerdendi...
Mesaj Birleştirildi: 11 Şub, 2014 11:02
Tipi tip bire Turbo sakızı.
Ayrıca kibrit kutularından kesilen dikdörtgen parçalarla kağıt oynanırdı. Hatırlayanınız var mı ?
KAV kibritleri ünlüydü değil mi
ÜTTÜM diye bir tabir vardı yahuuuuu. Ne günlerdi.
Kibrit kutusu kağıtlarından yada futbolcu kartlarından duvara dayayıp aşağıya salar kimin kartı kimin kartı üstüne gelirse üterdi