Gönderen Konu: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!  (Okunma sayısı 1035 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 2908 kere teşekkür etti
  • 3274 kere teşekkür edildi
Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« : Haziran 19, 2010, 11:59:06 »
  Selam arkadaşlar.
 Hayatımız içinde her gün karşılaştığımız onlarca olayın, durumun ne zaman ne getireceğini bilemeyiz. Bazı şeyleri önceden bilmek, ona hazırlıklı olmak yeri geldi mi çok fayda sağlayabilir. Çok basit bir bilgi ile kurtarabileceğimiz ya da içinden çıkabileceğimiz bir durum çok büyük ve tehlikeli bir hal alabilir. Böyle pratik ve faydalı bilgileriniz varsa burada paylaşmak herkes için çok yararlı olabilir.

 *Arı sokması: Bal arısı ise mümkünse arının iğnesini en kısa zamanda çıkarın ve bulabilirseniz deliğe amonyak damlatın (çok az) eğer amonyak bulamazsanız bu işi kendi idrarınızda görebilir.
 Özellikle kapalı kutulardan, ya da gözler kapalı iken birşeyden ağız yolu ile sıvı almayın, arının sindirim yolundan sokması çok kötü sonuçlar doğurabilir. !
 
 *Akrep sokması: Sokulan yer kesinlikle emilmez (zehir ağız mukozasından geçebilir), sokulan yere soğuk kompres ve üzerinden turnike yapılır, hasta yatırılır ve en yakın sağlık kuruluşuna nakledilir.

 *Yılan sokması: Ülkemizde az sayıda zehirli yılan vardır ve onlarıda ayırt etmenin (kafa, göz, kuyruk) belli yolları vardır. Ancak yılan sokarsa, sokulan yer kanatılır, emilip tükürülür, hasta yatırılır. En yakın sağlık kuruluşuna nakledilir, mümkünse yılan da yakalanmalıdır.
 
 *Örümcek sokması: Bilinenin aksine küçük örümcekler de zehirli olabilir. Yine sokulan yer (iki yakın delikli izden örümcek sokması ayırt edilebilir) uygunsa bir miktar kanatılabilir ancak ağız yolu ile emilim yapılmamalıdır. Soğuk kompres ve yukarıdan turnike gerekir. Hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülür.
 
 !!! Her türlü sokmada hasta kesinlikle sakin bir şekilde tutulmalı, heyecanlandırılmamalıdır. !!!

 *Güneş çarpması: Oldukça tehlikeli olabilir. Hastada ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı görülebilir.
 Kusma varsa baş yan çevrilmelidir. Hasta serin, havadar bir yere alınmalı, baş, kasık, koltuk altı gibi noktalara soğuk kompres yapılmalı, hastada kusma yoksa ve bilinci yerindeyse uygun sıvılar verilmelidir.

 Boğulma (Su) : Bu durumda iki aşamada incelenebilir, tatlı su ve tuzlu su boğulmaları olarak. Tabiki başka tarzda boğulmalarda vardır.
 Boğulan kişi genelde akciğerlerine fazla su girdiği için değil, oksijensiz kalmakdan dolayı tehlike altında kalır. Özlelikle tatlı su boğulmalarında ilk etapta cigerlerdeki suyu boşaltmaya çalışmak yerine suni tenefüs ile (hasta nefes almıyorsa) hastanın nefes almasına çalışılır. Bunun için hastanın ağzındaki yabancı cisimler ve varsa protezler çıkarılır, hsata çocuk ise çok kuvvetli nefes verilmez. Gerekli durumlarda hastaya burundan da suni tenefüs yapılabilir.
 Kazazedenin sağ tarafına geçilir ve kazazede yukarıdaki işlemlerden sonra sırt üstü yatırılır.
 Sağ elimiz ile hasta boyundan yukarı kaldırılır ve nesef yolu açılır.
 Sol elimiz ile burun delikleri kapatılır.
 Hastanın ağzına mümkünse ince bir bez konur ve ağzımız onun ağzını tam kapatacak şekilde denk getirilip belli kuvvette (hastanın karınındaki hareketlerden nefesi takip ederek) nefes vermeliyiz ve ardından hastanın burnunu ve ağzını açık tutarak hastanın nefesi geri vermesini sağlamalıyız. Bu işlem hasta kendi nefes alana kadar tekrarlanır.
 Sonrasında gerekli ise (boğulma sonrası kendine gelen hastalarda sonraki komplikasyonlardan hayatını kaybedebilir) cigerlerindeki su belli tekniklerle çıkarılmalı, ve kesinlikle hsata sağlık kuruluşuna nakledilmelidir.

 *Kramp: Vücuttaki minarel eksikliğinden meydana gelir. Özellikle yüzerken tehlikeli olabilir. Bu yüzden yüzmeden önce adeleleri (kramp, adele spazmıdır) esnetmek iyi olur. Yeterli sıvı ve minarel almak gerekir. Kramp giren adele, hafifce gerilerek kramptan kurtulmaya çalışılabilir.
 Kesinlikle panik yapmamak gerekir.

 * Balık tutuma: Balık tutmakda çok zevkli bir uğraştır özellikle olta ile tutuluyorsa. Ancak denizden çıkacak her balığın ne olduğu ve etkileri bilinemeyebilir, bu yüzden oltadan balığı alırken kalın bir işçi eldiveni kullanmak çok faydalı olabilir.

Toyota Club Türkiye

Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« : Haziran 19, 2010, 11:59:06 »

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
    • www.kayabuyukcelen.com.tr
  • Araç: Başka Toyota Modeli
  • Kan Grubu: B-
  • 10 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #1 : Haziran 19, 2010, 12:02:12 »
Tam yaz döneminde güzel bir paylaşım oldu Hakan abi. Teşekkürler

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Durum: Sakin
  • Araç: Verso
  • Kan Grubu: A-
  • 22 kere teşekkür etti
  • 22 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #2 : Haziran 20, 2010, 09:00:59 »
Teşekkürler Hakan Abi.
397-393-389-385-381 yok dolacak gibi değil.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 2908 kere teşekkür etti
  • 3274 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #3 : Haziran 20, 2010, 10:45:58 »
  Ben teşekkür ederim.
 *Depreme ne zaman ve nerede yakalanacağımız belli değil ancak özellikle evde deprem anında nerede korunacağımızı önceden planlarsak bu önemli biz zaman kazancı olabilir.
 
 *Trafik kontrolleri sonra ruhsat ve ehliyetinizin kendinize ait olduğunu kontrol edin.

 *Araçta her ampulün yedeğini taşıyın. Bozulmuş bir dış aydınlatma ampulü yüzünden ceza yiyeceğinize, kontrol anında bunu değiştirip çalıştırabilirseniz bu işlemden kurtulabilirsiniz. Tabi her zaman ampullerinizin çalışıp çalışmadığınıda kontrol etmek iyi olur.

 *Suya balıklama atlamak her zaman tehlikeli olabilir, bilmediğiniz, daha önce girip dalmadığınız ve zemininden (kaya, derinlik vs.) emin olmadığınız sulara asla atlayarak girmeyin.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: ---
  • 2 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #4 : Haziran 20, 2010, 12:21:26 »
Paylaşım için teşekkürler :)

ilk yardım konusunda da bunu paylaşmıştın sanırım Hakan abi. Ya da bana mı öyle geldi
Denizlerin deryaların benki taşkın delisi
Ehli gönül muhabbetin benki şaşkın delisi
Benki kelamın yolcusu benki aşkın delisi
Beni benden alan almış kula mihnet eylemem

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 2908 kere teşekkür etti
  • 3274 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #5 : Haziran 20, 2010, 17:23:57 »
  :)
 Buradan alıp oraya kopyaladım bazı ikyardım bilgilerini ama buradaki tabi asıl amaç daha çok pratik bilgiler. Aslında farketmediğimiz ancak bildiğimiz o kadar çok pratik bilgi var ki. Bu herkesin zaman zaman çok işine yarayabilir.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: A+
  • Model Yılı: -
  • 2908 kere teşekkür etti
  • 3274 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #6 : Haziran 21, 2010, 16:51:04 »
  Eğer şimşek çakıyor ve gök gürlüyorsa;
 açık alanda iseniz yere çömelin ve kesinlikle ağaç altına saklanmayın ve yere yatmayın. Mümkünse çukur bir alan bulup orada sadece çömelin. Eğer otomobilinizde yakın iseniz otomobilin içi çok iyi bir koruma sağlar.
 Şimşeğin ya da yıldırımın ışığını gördükten sonra saniye sayar ve sesin geldiği anla arasındaki süreyi bulursanız şimşek ya da yıldırımın sizden ne kadar uzakda olduğunuda hesaplayabilirsiniz.

 Yıldırım bilinen aksine bulutlardan yere (toprağa) doğru yol almaz, tam tersine topraktan bulutlara doğru yol alır.

 Eğer araç ile yolculuk yaparken şiddetli yağışa yakalanırsanız, aracı nispeten yüksek olan bir yerde ve su kanalı oluşturmayacak bir nokta seçerek durdurunuz ve orada yağışın geçmesini bekleyiniz.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Auris
  • Kan Grubu: 0+
  • Kilometre: 51000
  • Model Yılı: '08
  • 277 kere teşekkür etti
  • 67 kere teşekkür edildi
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #7 : Haziran 21, 2010, 18:12:10 »
paylaşım için teşekkürler....

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • gülerek kaybettiklerini ağlayarak kazanamazsın..
  • Araç: Corolla
  • Kan Grubu: A+
Ynt: Pratik Bilgiler, Püf Noktaları !!!
« Yanıtla #8 : Haziran 21, 2010, 18:23:20 »
Paylaşım için teşekkürler.Özellikle benim için bal arısı sokması alerjisi var.Nefesim daralıyor en kısa zamanda iğnesini vurunmazsam benim için ölüm demek.
ÖNLEMLER VE TEDAVİ
 Arı alerjisi olan kişilerin uyması gerekli bazı kurallar vardır (Kurallar). Bunun dışında kesin arı alerjisi olan kişiler yanlarında ilk yardım için Adrenalin (epinefrin) bulundurmalıdır. Bu ilaç günümüzde ağızdan alınabilecek sprey veya otomatik enjektör şekliyle bulunmaktadır. Otomatik enjektör acil durumlarda elbise üzerinden dahi kolayca yapılabilmekte, aynı bir dolmakalem gibi olup uç kısmı vücuda bastırıldığında otomatik olarak iğne çıkmakta ve bir dozluk ilaç yine kendiliğinden vücuda verilmektedir. Kendine iğne yapmaktan çekinen kimseler için de aynı bronş astmalı hastaların kullandığı spreyler tipinde, rahatlıkla cepte veya çantada taşınabilen spreyler bulunmaktadır. Bu spreylerden 15-20 defa ağza sıkılması ve emilmesi, bir doz enjektör'e bedel kabul edilmektedir. Ayrıca bu kişiler yanlarında antialerjik tabletler (antihistaminik) de taşımalı ve bu esnada bunları da kullanmalıdır. Ayrıca sokma yerine soğuk tatbiki, ağrı kesiciler ve gerektiğinde kortizonlu ilaçlar da tedavinin diğer kısmını oluşturur. Daha önceden an alerjisi olduğu bilinen kişiler tekrar arı tarafından sokulduğunda antialerjik tablet ve adrenalin' e ek olarak mutlaka yanlarında bulunduracağı tablet şeklindeki kortizonlu ilaçtan da almalıdır (50 mg Prednizolon). Astması olan hastalar bu esnada astma atağına girebilir, bu nedenle yanlarında nefes açıcı spreyleri de bulundurmaları gerekmektedir. Bu önerilen ilk yardım sonrasında kişiler en yakın bir sağlık merkezine başvurmalıdır.

An alerjisi olan kişilerin bir bölümüne bir alerji uzmanının gerekli görmesiyle (laboratuar testleri, yaş durumu, kişinin mesleği arıcılık, çiftçi vs-,altta yatan başka bir hastalığın olması gibi durumlar göz önüne alınarak) İmmünoterapi (İT, aşı tedavisi) başlanabilir. İT'de 1930'lu yıllardan 1970'li yılların sonuna kadar arıların tüm vücut ekstrakt' ları kullanılmış ve 1978'de Baltimore'dan yapılan bir araştırma ile bu yöntemin hiç bir değerinin olmadığı anlaşılmıştır. Günümüzde İT' de sadece standardize arı zehrinden :hazırlanmış ekstraktlar kullanılmakta ve yüksek oranda başarılı sonuçlar alınmaktadır. İT' nin nasıl etki gösterdiği ve ne süre yapılması gerektiği konusu halen tam açıklığa kavuşmamıştır. Genelde deri ve kan testleri ile gösterilen spesifik IgE'nin. bu testlerle tespit edilemez düzeye gelene kadar. İT'ye devam edilmektedir (3-4 yıl). İT esnasında %20-40 hastada çeşitli alerjik reaksiyonlar (bazen hayati tehlike yaratabilen boyutta) görülebileceğinden, injeksiyonlar sadece bir alerji kliniğinde ve alerji uzmanı bir doktor tarafından yapılmalıdır. Aşı tedavisinin en belirgin sonuç verdiği tek durum, an sokmasına bağlı ortaya Çıkan a1erjidir. Arı alerjisi dışındaki astım ve alerjik nezle gibi hastalıklarda aşı tedavisinin yeri son derece tartışmalı olup konu kitabın diğer bölümlerinde ayrıntılı olarak tartışılmıştır.
COROLLA 97 GLİ