Gönderen Konu: Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası 7 Mayıs 2010 Konseri!  (Okunma sayısı 1930 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Fanatik Toyotacı
  • ****
  • Araç: Başka Marka
  • Kan Grubu: 0+
  • 64 kere teşekkür edildi
7 Mayıs 2010 Cuma, Saat 20:00
Adana Büyükşehir Belediyesi Konser ve Tiyatro Salonu
Seyhan 01120 Adana

Şef :
Boguslaw DAWIDOW

Solist :
Anna Sophie DAUENHAUER Keman / Violin

Konser Programı :

Ernest Chausson
 (1855-1899)
Şiir Op.25 (Keman ve Orkestra için)
Poème Op.25 (for Violin and Orchestra)

Maurice Ravel
 (1875-1937)
Çigan Op.16 (Keman ve Orkestra için)
Tzigane Op.16 (for Violin and Orchestra)

ARA

Pjotr Iljitsch Tschaikowski
(1840-1893)
Kuğu Gölü Bale Suiti Op.20a
The Swan Lake Ballet Suite Op.20a

* Scene “Sahne”
*Waltz “Vals”
*Dance of The Swans “Kuğuların Dansı”
*Scene “Sahne”
*Hungarian Dance (Czardas) Macar Dansı (Çardaş)
*Scene “Sahne”


Boguslaw Dawidow
Müzik bilgisi ve sahne karizmasıyla bilinen Dawidow, Polonya Kültür Bakanlığı tarafından (Eylül 1999’dan bu yana) Opole, Polonya Filarmoni Orkestrası’nın genel sanat yönetmenliğini yapmaktadır. Bu süreçte Opole Filarmoni Orkestrası’nın gerek sanatçı kadrosu oluşumu gerekse orkestranın uluslararası konumu için büyük katkısı bulunmuştur. 2011 kışında aynı orkestrayla Amerika turnesi gerçekleştirecekeler.
Sopot’da doğmuş olan Davidow, orchestra şefliğine Bohdan Wodiczko ve Krzysztof Missona ile başlamıştır. Daha ileriki yıllarda Viyana ve İtalya’da eğitimine devam etmiştir. Bunun yanında Leonard Bernstein‘ın orkestra yönetme tekniği Davidow üzerinde büyük etki bırakmıştır.
Geçen parlak kariyerinde, Fransa Avusturya Almanya İtalya İsviçre Rusya Amerika İspanya Hollanda Güney Amerika macaristan Çin ve Japonya’nın bir çok önde gelen orkestrası ile birlikte çalışmıştır. Maestrro Davidow, Opole Filarmonik Orkestrasıyla beraber bir çok kayıt gerçekleştirmiştir, bunların arasında; Brahms, Tschaikowski, Szymanowski, Elsner öne çıkan kayıtlardır.
1991-95 yılları arasında Polonya Oda Orkestrası şefliğini yapmıştır. 1994-2002 yılları arasında ise Rusya Ulusal Akademik Senfoni Orkestrasının hem sanat yönetmeni hem de orchestra şefliğini yapmıştır. 1980’lerde Krakow’da Chopin Oda Orkestrası’nı kurdu ve halen çeşitli Avrupa şehirlerinde turneler düzenlemektedirler. Opole Filarmoni Orkestrası’nın Genel Sanat Yönetmenliğinin yanında 1998 yılında Amerika Philadelphia Virtüozleri Oda Orkestrası’nda birinci misafir şef olmaya layık görüldü. Üstün müzik yeteneği, geniş müzik repertuarı ve başarılarından dolayı 2002 yılında New York’daki “American Biographical Institute” tarafından “Man of the Year” ödülüne layık görüldü.

Anna Sophie Dauenhauer
1982 Almanya Keiserslautern doğumlu kemancı Karlsruhe de Prof. Ulf Hoelscher, Londra’da Prof. Yossi Zivoni, Münih’te Prof. Ingolf Turban ile keman çalışmış, Yfrah Neaman, Ivry Gitlis, Bernhard Greenhause ve Mandelring Quartet’in ustalık sınıflarına katılmıştır. Sanatçı Rehinland-Pfalz eyalet Gençlik Orkestrası ve Ulusan Gençlik Senfoni Orkestrası’nda grup şefi ve konzertmeister olarak görev yapmıştır. 2007-2008 konser sezonundan Bavyera Devlet Operası’nda burs kazanarak görev yapan Anna Sophie Dauenhauer, oda müzikçisi olarak Merim Festivali, Münih Avrupa Müzikal-Odeon Konserleri gibi etkinliklerde Ulf Hoelscher, Martin Ostertag, Ulf Rodenhauser, Nicolas Chumachenko ve Gustav Rivinius gibi müzikçilerle birlikte sahne almıştır. Sanatçı solist olarak da pek çok orkestra eşliğinde Almanya ve Litvanya’da yer almıştır. 1999 Almanya Devlet Genç Müziylenler yarışmasınını kazanan Daunenhauer, 2004 Rotary Wiesbaden Genç Müzisyenler yarışlasını, Londra Büyükelçilik bursunu, Yehudi Menuhin-Life Music Now bursunu kazanmıştır. 2006’dan bu yana Villa Musica bursunu alan sanatçı, J.B. Vuillume yapımı Rheinland Pfalz Eyaleti kolleksiyonuna ait bir kemanla çalmakta ve 2008 Eyalet Genç Müzikçi ödülünün sahibidir.
Ernest CHAUSSON  (1855-1899)
César Frank’ın öğrencisi olan ve 44 yaşındaki Limay’daki çiftliğinde bisikletle gezerken taş bir duvara çarparak ölen Fransız besteci  Ernest Chausson, Paris kentini imar eden Belediye Başkanı Baron Haussman’ın inşaat sorumlusu olarak ün ve servet kazanmıştı. Oğlu da özel dersler almış, 15 yaşında Paris salonlarında kendinden yaşça büyük sanatçılarla tanışmış; müziğe, edebiyata ve resme ilgi duymuş, resim yapmış, kısa öyküler yazmış, ama müziği bir hobi olarak görmüştü. Ressam Odilon Redon ile yaşam boyu sürecek bir dostluk kurmuş, çağının ünlü ressamı Henry Lerolle ile arkadaş olmuştu. Hattâ, ölümünden 37 yıl sonra 1936’da eşi, Chausson’un bu dostlukları yardımıyla topladığı kolleksiyonun bir kısmını satışa çıkardığı zaman Corot, Degas, Delacroix, Gauguin ve Manet’nin pek çok tablosu hayranlıkla izlenmişti.
Chausson hukuk öğrenimini bitirip avukatlık yeminini de ettikten sonra 1879’da Paris Konservatuvarı’na  girerek Massenet’in öğrencisi oldu, bazı oda müziği eserleri yazdı. Onu Massenet’ten sonra  en çok etkileyen besteci de Wagner oldu. 1879-82 arasında çok kez Almanya’ya giderek Uçan Hollandalı, Tristan ve Isolde, Parsifal gibi operaları izledi. Hatta 20 Haziran 1883’te evlendiği Jeanne Escudier’yi balayı için Bayreuth’a Wagner operası dinlemeye götürdü. Artık Paris’te Courcelles Bulvarı’ndaki villasında eşi ve beş çocuğuyla barışçı bir yaşam sürecek, ünlü salonunda Mallarmé ve Régnier gibi şair ve sanatçıları; Debussy, D’Indy, Albeniz, Cortot ve Ysaye gibi müzikçileri ağırlayacaktı.

Poème (Şiir) Op.25

Bestelerinde Franck’ın etkisi sezilen Chausson’un eserleri arasında en çok tanınanı, pek çok şarkısı yanında, 1896’da yazılan Op. 25 Poème (şiir) olmuştur. Ünlü Belçikalı kemancı Eugène Ysaye’ye ithaf edilen ve ilk kez Paris’te 4 Nisan 1897’de seslendirilen Poème, Alman eleştirmenlerce duygusallıkta çok aşırıya kaçmakla suçlanmış; ancak bir konçerto ciddiliğindeki bu eser Latin ülkelerinde başarı kazanmıştır.
Teknikten çok, şiirsel yapı ve duygusal yoğunluk gözetilen eserde birçok bestecinin etkisi sezilir: Saint-Saëns’ın tekniği ve güçlülüğü, Franck’ın ruhsal derinliği, Wagner’in duygulara seslenme stili, ilk öğretmeni Massenet’in uzun cümleleri ve uçucu tınısı. Mi bemol Majör tonda ve 3/4'lük ölçüde, sakin, ağırbaşlı ve gizemli bir açılıştan (Lento e misterioso) sonra rapsodi biçiminde, bazen yükselen, bazen yatışan melodik ve tutkulu yapısıyla Poème, birçok ünlü kemancının repertuvarına girmiştir. Sona doğru yumuşak ve hülyalı atmosfer 3/8’lik ölçüde heyecanlı bir havaya bürünür.

Maurice Ravel
(1875-1937)
Ravel, Fransa’nın Bask bölgesinde, İspanya sınırında bir küçük köy olan Ciboure’da dünyaya geldi, Paris’te büyüdü. Annesi Bask, babası ise İsviçreli bir sanayiciydi. Müzik yeteneğini ve detaylara düşkünlüğünü babasından aldı. Detaycılığı nedeniyle besteci Stravinsky onu müziğin İsviçre saati yapımcısı diye nitelemiştir. Bestelerinde, bir saatin parçaları gibi küçük müzik blokları yaratıp, onları birleştirerek daha karmaşık yapılar oluşturmaktaydı.
7 yaşında piyano dersleri almaya ve 5-6 yıl sonra beste yapmaya başladı. Paris Konservatuvarı’nda piyano eğitimi aldı. Konservatuvar yıllarında kendilerini Apaches diye adlandıran ve düzenledikleri içkili eğlencelerle tanınan genç sanatçılar grubuna katıldı. Konservatuvarda 14 yıl boyunca dönemin en ünlü müzik eğitimcilerinden Gabriel Fauré ile çalıştı. Okulun verdiği prestijli Roma Ödülü’nü almayı defalarca denedi ama başaramadı. Ödülün favorisi olarak gösterildiği yıl ilk aşamada elenmesi bir skandala dönüştü ve okulu bıraktı. Olay, konservatuvar müdürünün de istifasına yol açmıştı.
Ravel ve Claude Debussy karşılıklı olarak birbirlerinden etkilenmişlerdir. Bu nedenle müzik tarihinde adları genellikle birlikte anılır. İkisi de empresyonist ressam Claude Monet’nin resimlerinden ilham almaktaydı. Ravel, Amerikan Cazı, Asya müziği, Avrupa halk şarkıları gibi dünya müziklerinden de etkileniyordu. Şehrazat (1898) adlı eseri Doğu müziklerine ilgisini gösterir ancak en çok İspanyol müziğine yönelmiştir. İspanyol müziği tadındaki eserlerinden en tanınmışları İspanyol Rapsodisi(1908) ve Bolero (1928)’dur.
1910-1920 yıllarında Paris’te bulunan Rus besteci Stravinski ve Rus Balesi Topluluğu bestelerini etkiledi. Daha geleneksel bir tarza yöneldi ve neo-klasik eserler verdi. I. Dünya Savaşı'nda yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle orduya alınmadı, ancak ambulans şoförlüğü yaptı. Savaştan sonra orkestra şefi olarak seyahat etti. Özellikle ABD’de ilgi gördü, burada tanıştığı Amerikan caz müziğinin etkileri daha sonraki eserlerinde hissedilir.
Ravel 1921’de Fransız hükümetinin Légion d'Honneur ödülünü reddetti, 1931’de Oxford Üniversitesi’nin verdiği onursal doktorayı ise kabul etti. Az sayıda öğrenci yetiştirdi. Belli başlı öğrencileri Ralph Vaughan Williams ve Maurice Delage idi. 1927’de bazı nörolojik problemler yaşamaya başladı. Birkaç yıl sonra kas problemleri ve afazi (söz yitimi) problemi ile karşılaştı. Zamanla bunama belirtileri oluştu ve 1932’de geçirdiği trafik kazası ile durumu ağırlaştı. Bu rahatsızlıklar nedeniyle eser veremez oldu. 1937’de geçirdiği başarısız beyin ameliyatı sonucu hayatını kaybetti.

Tzigane (Çigan) Op.16
Ravel, keman sonatını ithaf ettiği Hélène Morhange’a kemanıyla birlikte Paganini’nin 24 Kaprisi’ni de alarak acele gelmesini yazar. Kemancı anılarında, teknik güçlüklerle dolu bu kaprislerin başına bir iş açmasından korkarak geldiği Ravel’in evinde, daha şeytani bir şeyle, Çigan ile karşılaştığını anlatır. Gerçekten de en usta kemancıların bile çekinerek yaklaştıkları, bittikten sonra da derin bir nefes aldıkları bu eser, eleştirmenlerin gözünde “sadistçe hazırlanmış tuzaklarla” doludur ve “büyüleyici parlaklıkta kadanslar,ipek yumuşaklığında ikili üçlü triller, kesin armonik sesler, pizzicato’lar, tiz seslerin bir havaî fişek gibi patlayışı ve bütün bunların ustaca uyumu içinde solist doğaçtan (emprovize) çalar gibidir...”
1924 yılında, aslında lutheal (lavta) eşliğinde keman için bestelenmiş olan esere, sonra Ravel tarafından önce piyano, sonra da aynı yıl orkestra eşliğini yazmıştır. Eseri üç gün içinde çalışarak, ilk yorumunu gerçekleştiren, ünlü Joachim’in yiğeni olan Macar asıllı, J. Hubay’ın Budapeşte’den öğrencisi, kadın kemancı Jelly d’Arányi (1893-1966), başarılı konserden sonra kendisine ithaf yazısı yazması için notayı Ravel’e vermiş, ancak “Hepsi bu mu?” sorusuna besteci soğukkanlılıkla “Evet hepsi bu! Ama bu gelecek kuşaklara!” cevabını vermiş.
La Valse’de valsin yücelmesi gibi, Çigan’da da Çigan-Macar halk ezgilerinden esinlenen lirizm, ateşli fantezi, neşeli pırıltılarla çigan müziği ölümsüzleşir. Çigan müziğinin ustaca değerlendirildiği ve Bartok’un Rapsodi’si gibi iki bölümlü olan eser, gerçek bir rapsodi havasındadır. Ancak herhangi bir geçiş olmadan, arka arkaya birbirini izleyen bir varyasyonlar demetine benzer.
İlk kısım Lento’da uzun bir solo kadans, kemancıya (sanki bir flüt gibi uçarak) çalgısının tüm olanaklarını gösterme fırsatını verir. Bu ağır bölüm aynı zamanda, Çardaş’ın geleneksel ağır başlangıcı Lassu’yu anımsatır. Kemancının bu resitatifinin ağır ve törensel teması, si bemol minör tonda, daha etkili, çigan renkli ikinci bir temaya yol açar. İkilikten otuzikiliğe kadar değişen nota değerleri, temponun kaçınılmaz değişimiyle, esitando (kararsızca), rallentando (gecikerek) gibi talimatlarla ve sonunda rubato’lu şekilde, yumuşak bir cümleye ulaşır. Gittikçe canlanan ve ateşli bir hale gelen bölüm (Moderato)aynı zamanda Çardaş’ın canlı bölümü friska’dır. Eser parlak şekilde, kemancının virtüozluğunu ispatlamasıyla sona erer.

Pijotr Iljitsch Tschaikowski
(1840-1893)
Tschaikowski  7 Mayıs 1840'da Ural dağlarında bir maden kenti olan Votkinsk'te doğdu. Babası maden ocaklarında müfettiş idi. İyi bir öğrenim gördü ve özel müzik dersleri aldı. Ailesi Petersburg'a yerleşince bu kentte hukuk öğrenimine başladı. 14 yaşındayken çok bağlı olduğu annesini kaybetti ve bu daha sonra eserlerinde bile kendisini gösterecek olan depresif yanının gelişmesine katkıda bulundu.

19 yaşında eğitimini tamamlayarak devlet memuru oldu. 21 yaşındayken Sonradan St. Petersburg Konservatuarı’na dönüşecek yeni bir müzik okuluna kaydoldu. 1865 yılında mezun oldu ve Moskova Konservatuarı’nda müzik öğretmenliğine başladı. Bu kurumda çalıştığı 11 yıl boyunca birçok büyük eser yaratan Tschaikowski, ilk defa Alınyazısı adlı senfonik şiirde kendi bestecilik üslubunu ortaya koydu: Tutku ve özlem dolu, küçük şarkıları yeğleyen bir üslup.

Eşcinsel eğiliminin dedikodulara yol açmasını önlemek için 1877'de konservatuardan bir öğrencisi ile evlenen Tschaikowski ‘nin bu evliliği çok başarısız olmuş ve intihar girişiminde bulunmasına yol açmıştı. Dokuz hafta sonra eşini ve Moskova'yı terk eden ancak boşanamayan besteci 1878'de varlıklı bir müziksever olan Nadezhda von Meck ile tanıştı. 11 çocuklu bu genç kadın Tschaikowski 'yi maddi olarak destekledi ancak ilişkileri sadece mektuplaşma yoluyla sürdü, von Meck'in isteğiyle birbirlerinin yüzünü görmediler. Aldığı maddi destek sayesinde Tschaikowski öğretmenlikten ayrılıp kendisini bestelerine verdi. 1878-1885 yıllarını Avrupa-Rusya arasında gidip gelerek geçiren besteci, gittiği ülkelerde orkestralar yönetti. 1891'de ise ABD'ye giderek kendi eserlerinden oluşan dinletiler gerçekleştirdi.

Tschaikowski, 1875'de ilk kez seslendirilen 1. Piyano Konçertosu ve 1876'da sahnelenen Kuğu Gölü Balesi ile büyük başarı kazanmıştı. En başarılı operası olan Eugene Onegin (Opera)'i 1879'da tamamladı. 1880'de 1812 Yılı Uvertürünü yazdı. 1881'de ilk kez seslendirilen Keman Konçertosu zamanla keman dağarcığının en gözde eserlerinden birisi oldu. 5. Senfoni 1888'deki ilk seslendirilişinden itibaren büyük başarı kazandı. 1889'da Uyuyan Güzel balesi sahnelendi. 1890'da yazdığı Maça Kızı, o yıl Çarlık Operaevi'nde sahnelendi.

Sanatının doruğuna çıktığı sırada Nadezhda von Meck onu parasal olarak desteklemeyi ve mektuplaşmayı kesti. Ancak Tschaikowski beste çalışmalarını sürdürdü ve 1892'de Rusya'da bir turne gezisine çıktı. Moskova yakınlarında bir ev alarak burada 6. Senfoni'yi besteledi, Fındıkkıran Balesi'ni yazmaya başladı. 1893'te kolera salgını sırasında kaynatılmamış bir bardak su içmesi sonucu yatağa düşerek (bir başka iddiaya göre ise bir soylunun yeğeni ile olan ilişkisinden ötürü zehirlenerek veya kendisini öldürmek için arsenik içerek) Petersburg'da öldü.

Tschaikowski, 8 Senfoni, 11 Opera, 3 Bale (Fındıkkıran, Uyuyan güzel ve Kuğu gölü), 3 Piyano için ve 1 Keman için Konçerto, 3 Yaylı dörtlü olan çeşitli oda müziği eserleri ve solo piyano için de birçok eser küçük ve büyük formlu yazmıştır.

Swan Lake (Kuğu Gölü)
İlk sahnelenişi: 1877, Moskova. Bestecinin bıraktığı üç bale müziğinden ilkidir. Tschaikowski, Delibes ve Adam gibi Fransız bestecilerinin bale türündeki verimini inceledikten sonra bu eğilime kapılmış, Bolşoy Tiyatrosu’nun bu yoldaki bir siparişini kabul etmiştir. Bu isteğin kabulüne bir neden olarak da o sıralardaki parasızlığını gösterire. Kuğu Gölü’nün ilk temsili başarı sağlamamış, eser 1894’te Petersburg’da ünlü bale yöneticisi Marius Petipa tarafından sahnelendikten sonra az görülen bir üne ulaşmıştır. Konu bir Alman masalından alınmıştır; “Genç Prens Siegfried kendisine bir eş seçecektir. Göl kıyısında avlanırken bir kuğu sürüsüne rastlar. Kuğular aslında büyücü Robert tarafından bu kılığa sokulmuş kızlarıdır, ancak geceyarısı büyüleri bozulmaktadır. Prens Siegfried gece yarısı güzel bir kız olarak beliren ve kuğuları savunan Odette’e âşık olur, kendisine eş seçer. Kızının Prens’le evlenmesini isteyen Robert onu Odette’nin kişiliğine sokarak saraydaki eğlenceye gönderir. Prens bu oyuna kapılır, sonra gerçeği anlayarak kızı bulmaya koşar, onunla ölmeye kararlıdır. Robert bir fırtına ile sevgilileri yok etmek isterse de Siegfried’in aşkı büyüsünü bozmuş, etkisiz bırakmıştır.
Kuğulu Göl müziğinden yararlanılarak konser salonları için düzenlenen süit genellikle şu bölümlerden kuruludur: “Sahne”, Vals”, Kuğuların Dansı”, “Sahne”, “Macar Dansı.”

--
Saygilar;
Cukurova Devlet Senfoni Orkestrasi Keman Sanatcisi Ugur YENILMEZ

E-posta:
cukurovasenfoni@gmail.com

Web:
http://www.cukurovasenfoni.org

CukurovaSenfoni Toplulugu:
http://groups.google.com/group/cukurovasenfoni

Facebook CukurovaDevletSenfoniOrkestrası Toplulugu:
http://www.facebook.com/group.php?gid=100225645396&ref=mf

Tel:
0322 4545018

Adres:
Cukurova Devlet Senfoni Orkestrasi Buyuksehir Belediye Konser Salonu Atatürk Caddesi 01120 Seyhan/ADANA
Ford Focus 3 Titanium Smart TECHNO...

Toyota Club Türkiye