Şimdi, Fenerbahçe, Galatasaray'ı 3-1 yendi. Olabilir, çok da anormal bir sonuç değil bir derbi maçı için! Kazanabilir, kaybedebilir, berabere bitebilir... Kaybedenin, kazananı her zaman tebrik etmesi gerekiyor sonuç olarak. Kazanan da, tabii ki saygı ve terbiye kuralları çerçevesinde, diğer tarafla tatlı tatlı dalgasını geçecektir. Bu kaçınılmaz bir durum ve işin heyecanı ve keyfi de burada zaten. Yoksa bizim cebimize giren veya çıkan maddi bir şey yok!
Ama benim kafama takılan şeyler var...
1- Fenerbahçeye henüz bu yıl gelmiş olan cristian denen futbolcu, maç daha başlamadan, kendi tribünlerine giden Galatasaraylı futbolcuyu itekliyor, arkasından da çıkan arbedede tokat atıyor! Aradan da, daha düne kadar Sivasta kuzu olan Bilica denen adam, yumruk atıyor! Kim bunlar? TÜRKİYE milli takımının HAKİKİ TÜRK bir futbolcusuna tokat ve yumruk atmaya nereden cesaret buluyorlar ve sevgili fenerbahçeliler bununla gurur mu duyuyorlar? İçlerine siniyor mu elin yabancılarının bu tavırları?
2- Bu karmaşa esnasında, yan hakemin kafası yarılıyor ve dikiş atılıyor. Maç tatil edilmiyor ve bu psikolojiyle (+kafasındaki sızıyla) bu hakemin maç yönetmesi bekleniyor. Şimdi, bu maçın rövanşında, hakemlerin kafasını gözünü yararlarsa, hakemler o maçı tatil etmeye kalkarlarsa, ne olacak? Maçlardan önce hakemin kafasını yarmak serbestmi yani? Yeter ki maçın içinde hakeme dokunma mı?
3-Maç esnasında hakeme dokunmamak serbest, ama rakibin gözüne madde atmak serbest mi? (Kural: Tribünlerden gelen bir madde, sahadaki oynculardan birine isabet ettiği takdirde, orta hakem, diğer hakemlerle beraber orta yuvarlak içersinde toplanır, olayların bitmesini bekler. Olaylar devam ettiği veya maç içersinde tekrar ettiği takdirde, soynma odasına gider ve maçı tehir eder. Burada hakemin takdir hakkı yoktur!) Şimdi rövanşta bu olaylar yaşanırsa, hakem bu kuralı uygulayabilecek mi? Uygularsa haksızlık olmayacak mı? Uygulamazsa bu futbolculara yazık değil mi?
4-Maç içersinde ofsayttan gol olabilir, penaltı görülmeyebilir veya olmayan bir penaltı verilebilir, taç yanlış takıma verilebilir, hakem pozisyon kaçırabilir. Bu sebepten bir takım maç kaybedebilir. Hiç önemli değil. Ama bu yuakarıda yazdığım 3 madde, çok farklı şeyler. Bunlar, bir hakemin basiretsizliğini acizliğini göstermektedir. Bu hakemin gerçek mesleğinin polislik olması da, daha da acı bir tablodur.
Tekrar şunu belirtmek istiyorum: O tribünlerdeki 3-5 kendini bilmez fanatiğin dışındaki tüm Fenerbahçeli taraftarları bu olayların dışında tutuyorum. Stad güzel, tribünler güzel, taraftarlar organize idi. İnanılmaz baskı kuruyorlar zaten tezahuratlarıyla. Gerek yok yani bu taşkınlıklara. Var mı yoksa?