Herkeze Tünaydın;
Geçtiğimiz günlerde başımdan geçen kazadan bahsetmiştim. Bize vuran mahlukatın kaçması resmi kurumların yardımcı olmaması gibi... Bakıyorumda suçun çoğu aslında bizlerde;
Dün akşam eve gitmek üzere Altunizadeden metrobüse zorda olsa binebildim. Edirnekapıya geldiğimizde indik. Toplam yolculuk süresi 25 dk.
Mesele indikten sonra başlıyor. Edirnekapı metrobüs çıkışı şehitliğin içine doğru bir merdiven var. Yaklaşık 2 m genişlikte ve yaklaşık 200 basamak.
Akşam eve dönüş saati olduğundan hem iniş hem çıkış yoğun buraya kadar herşey normal. Sorun şu aşağıdan yukarıya çıkmak isteyenlerin çoğunlukta olması sebebi ile girişte yığılmalar oluyor ve kuyruk 50 metryi geçmiş durumda. Yukarıdan gelenler azınlıkta olmasına rağmen yığılmalar başlıyor.
Kendine ve etrafına saygısı olan, kurallara uyan Değerli Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları sıraya girerek ilerlemeye çalışıyor. Hem aşağıdan hem yukarıdan. Maalesef sayı okadar azınınlıktaki etraf çakallar ile uyanıklar ile doluyor.
Metrobüs yoluna girip en öne girmek için parmaklıklardan atlayan etekli ablaların olduğuna yemin ederim ve çoğunluğu 20-27 yaş aralığında. Hiç utanma arlanma olmadan zaten daracık olan merdiven girişine gelip kafadan girmeye çalışmaları yığılmaların çoğalmasına ve kuyruğun dahada uzamasına neden oluyor. Bu bekleyenlerin hakkına tecavüz,onalara yapılan bir saygısızlık değildir de nedir?
Yüzlerine karşı dönüp "Beyler Bayanlar ayıp değil mi yaptığınız bu kadar insanın hakkına tecavüz ediyorsunuz zaten ilerlemiyen sırayı dahada zora sokuyorsunuz" dediğimde sanki yaptıkları çok doğru bir şey gibi pis pis sırıtıp sanane demeleri ile film kopuyor
Zaten 40 dk olmuş 1 metre ilerleyebilmişim. Şeker ufaktan ufaktan tavan yapmaya başlamış bende

mahlukatın üstüne doğru bir hamle sanarsın 40 yıldır aslan kafeste ve özgürlüğünü kavuşmuş

8-10 kişinin arasından sıyrılıp sen gel bakayım buraya diye bağırırken duyarlı bir kaç vatandaş kollarımdan tutup çekiyor (Allah'tan Yoksa sonuç karakolda bitecek

) Derken arkadan bir babayiğit bağıra bağıra geliyor;
Elinde kimliği o çakal sürüsünün önüne gelip avazı çıktığı kadar bağırarak "***n terbiyesizler 40 saattir uyumuyorum kafam bir milyon ve sırada bekliyorum sizmisiniz çakal sizmisiniz birtek uyanık bukadar insan enayimi? yerinden kıpırdayanı yakarım. Güvenlik gel buraya bunlar 1 saat burada bekleyecek hiçbiri bu kuyruk bitmeden çıkmayacak!

"
Aaaaa oda nesi polis arkadaşın sinir harbinden sonra 40 dakika bekleyipde ilerleyemediğimiz sıra 5 dk içinde çözülmeye başladı çıkışlar inişler hızlandı.
Aynı sorun bu sabah da ortaya çıktı. 200 basamak merdiveni 30 dk da indim. Sabah sabah şeker 200'e fırladı gene

Sonuç;
-İlla birilerinin bizlere bağırıp çağırmasımı lazım?
-İlla Cezamı uygulamaları lazım?
-Birbirimizle tartışıp kavga mı etmemiz lazım düzeltmek için
Biz ki 600 yıl dünyaya hükmetmiş, dünyanın dörtbir yanına medeniyet götürmüş, bunlar bitmiş dedikleri anda bile bir araya gelerek bütün dünyaya gereken cevabı vermiş, "sizlere savaşmayı değil ölmenizi emrediyorum diyen komutanın karşısında bile gözünü kırpmadan seve seve koşa koşa ölüme giden bir ecdadın torunlarıy(dık)ız.
Nerede medeniyetimiz?
Nerede saygımız?
Nerede birlik beraberliğimiz?
Görüyoruz ki bugün çoğunlukla büyük şehirler de olan trafiğin, kazaların, adliyede ki kabarık şikayet dosyalarının, adalet sistemimizin, emniyet güçlerinde ki orantısız güç kullanımı ve haksız yere yapılan iftiralar, anlamadan dinlemeden birbirimizi yememiz, evde helalin dururken dışarıda harama dil,göz ve el uzatmak, ticarette ahlaksızlık yapmak, saygı sınırlarını haddinden fazla aşmak, ayrım yapmak, küçümsemek, büyüklük taslamak, rüşvet alıp vermek, dolandırıcılık yapmak, hırsızlık yapmak, günümüzün MEDENİYET kavramı olmuş.
Birçoğumuz lisans mezunu ama sadece ismi mezun. Diploma sadece cehaleti alır eşeklik baki kalır sözü sanırım cuk diye oturuyor buraya.
Şimdi sorarım sizlere;
Herkez gerçek anlamda insanlığın ve gerçek medeniyetin gerektiğini yapsa zamandan ve maddiyattan tasarruf etmezmiyiz?
Peki ya bu yukarıda saydıklarımızı yapmaya devam edersek NEREYE GİDECEĞİZ?