Kasım 23, 2008, 23:31:03 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Lütfen yeni üyeler Tanışma bölümünde kendilerini tanıtsınlar.
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atatürk Köşesi...  (Okunma Sayısı 4264 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #40 : Ekim 01, 2006, 00:21:47 »

Son zamanlarda çıkan yeni yeni haritalar yüzünden az ama öz olan bir sözü koymak durumunda kaldım...Zaten yeterince anlatıyor

"Türklerin yaşadıkları her yer Misak-ı Milli hudutları içindedir."

'Mustafa Kemal Atatürk'
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Barış aykan
Fanatik Toyotacı
****

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 31
Yer: Mechulde bir yer



WWW
« Yanıtla #41 : Ekim 01, 2006, 01:43:52 »

Atamızın cenazesinden hic bir yerde kolay goremeyeceginiz fotograflar allah rahmet eylesin huzur icinde yatsın izindeyiz.....
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Logged

Parola 61
Türk'lüğünden şeref duyan Sevdamın özü Özgürce dolaştığım sokaklarda aldığım her soluğun verdiği rahatlıktan iba
Barış aykan
Fanatik Toyotacı
****

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 31
Yer: Mechulde bir yer



WWW
« Yanıtla #42 : Ekim 02, 2006, 03:11:56 »

Bu güzel yazıyı sonuna kadar okumanız ve yorum yazmanız dileğiyle....
   
    Kefen sıyrıldı ve...
   
    Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
    Ata'nın
    yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
    bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
   
    8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
    Şevki
    Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
    Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan
    ise
    Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
    Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
    Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
    geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan
    korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
    ediyoruz."Prof. Mutlu
    önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
    Hastalığını
    gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını
    rica
    etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar
    götürürüm,
    bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
    Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.
    Meclis
    Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
    da...Mutlu,
    görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
    Gerçekten
    tarihi bir tanıklıktı bu...
    Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
    kabrinden
    çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir
    hafta
    boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk
    başında
    nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
    üyeleri
    tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.
    Bunun
    üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
    bir
    sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
    düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku
    çıkmadı.Sanduka
    talaş doluydu.
    Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı
    doluydu.
    Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,
    ağzı
    kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
    için
    kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
    yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
    bir
    muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes
    nefesini
    tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
    patlatmış,
    nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
    geziniyordu. Ve 15
    yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
    aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
    yardımıyla
    katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
    kahverengi
    bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı
    olmuştu
    Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle
    anlatacaktı:"Yüzünü örten
    ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü
    ile
    karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz
    kapağının
    üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında
    uyuyor
    gibiydi."
    Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun
    başına
    çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta
    Başbakan
    Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes
    de
    yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
    aşağı,
    tabuta doğru baktı.
    O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan
    aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
    baktım
    ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.
    Tahmin
    ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
    kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına
    yığılıverdi.
    Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,
    tekrar
    solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu
    beyaz
    kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp
    doçenti Dr.
    Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
    gösterdi ve
    şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
    gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını
    istiyor."Doç.
    Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
    "Böyle bir
    kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser
    kâğıdı
    katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten
    sonra
    salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
    besmele
    çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15
    yıl
    içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri
    bayrakla
    örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.
    Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu
    Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son
    durağı
    olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...
    Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı
    Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12
    askerin
    omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir
    top
    arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan
    naklen
    yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar
    hüzünlüdür.
    Ancak
    o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini
    çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün
    naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
    yapılmıştı.
    Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından
    gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir
    formül
    enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük
    ilaç
    şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
    sayesinde
    Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
    -
    öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün
    defnini
    şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
    Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O
    komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in
    huzurunda
    Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca
    tahnit
    bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle
    Atatürk'ün
    (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene
    katılanlar
    olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
    törene
    katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan
    bilgilerin bir
    kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
    araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki
    Mutlu
    ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.
    Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu
    ayrıntılarla
    daha da ilginç bir boyut kazanıyor.
   
    Atatürk'ü son görenler anlatıyor:
   
    'Yüzünde iki günlük sakal vardı'
    Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te
    Etnografya
    Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
    o
    töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı
    buldular.
    İzlenimlerini şöyle anlattılar:
     OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç
    heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
    katafalka
    çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük
    sakalı
    vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."
   
    ' Gözleri aralıktı'
   
     HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
    Başı yana
    doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
    Hani
    insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
    aralıktı
    gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
 
     Nefeslerin tutulduğu an...
 Tarih: 10 Kasım 1953. Mermer lahit sökülmüş, betonlar kırılmış, tabutu kaldıracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanına yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...
 
     Kız kardeşinin gözyaşları
 Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan, başını tabuta dayıyor ve dakikalarca öyle kalıyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de ağabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu.
 
     Tabut ortaya çıkıyor
    Lahtin üzeri tamamen açılmış, Atatürk'ün cenazesini 15 yıldan beri muhafaza eden kurşun tabut ortaya çıkmıştı
 
     Atatürk'ün tabutu birazdan salona çıkartılmış olacak.
 Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi tabutun çevresindeler...
 
     Tabut salonun zeminine yerleştiriliyor.
 Adnan Menderes birazdan 'Hanımefendi, buyurunuz' diyecek ve Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan'ı tabutun yanına götürecek...
 
     Mermer lâhid sökülüyor.
    Sonra betonlar kırılıyor ve tabutu kaldıracak olan makaralar lâhit salonunun tavanına yerleştiriliyor.
 
     Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.
    Etnografya Müzesi'nden Anıtkabir'e doğru yol alan korteji, Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.
 
     Son saygı duruşu
    Üniversite gençliği, Atatürk'ün Etnografya Müzesi'nde son saygı duruşunu yapıyor.
 
  ALINTIDIR.


yazıda daha fazla resim koymam gerekiyodu fakat saolsun forum ayarlarımız buna müsait degil daghan ilgilenirsen sevinirim.
Logged

Parola 61
Türk'lüğünden şeref duyan Sevdamın özü Özgürce dolaştığım sokaklarda aldığım her soluğun verdiği rahatlıktan iba
Emrah Akgül
Fanatik Toyotacı
****

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 23
Yer: BARTIN
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: AB-



« Yanıtla #43 : Ekim 03, 2006, 02:35:18 »

ALINTI
Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes
de
yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
aşağı,
tabuta doğru baktı.
O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan
aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
baktım
ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.
Tahmin
ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı.[/quote]
belkide yüzü tutmamıştır yaptıklarından sonra.
Logged

Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #44 : Ekim 07, 2006, 01:10:39 »

Toros dağlarının tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem, bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklali uğruna ölürüm.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

Mustafa Kemâl Atatürk
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #45 : Ekim 11, 2006, 13:47:26 »

Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyen ilerleme ve canlılığın düşmanlarından ve gözünden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz...

Mustafa Kemal Atatürk
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Murat Çelebi
Fanatik Toyotacı
****

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 35
Yer: İstanbul/Anadolu



« Yanıtla #46 : Ekim 11, 2006, 19:28:41 »

Çok uzaklara gitmeyip Gençliğe Hitabesini okumak ve malesef ne kadar ileri görüşlü olduğunu görmek yetiyor. Her ne kadar Türk gençliği derin uykusuna devam etsede...  

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927


ve 2006 yılındayız yaklaşık 80 yıllık bir öngörü...
Logged
Emrah Akgül
Fanatik Toyotacı
****

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 23
Yer: BARTIN
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: AB-



« Yanıtla #47 : Ekim 15, 2006, 17:03:00 »

http://img105.imageshack.us/img105/2296/5832lujx3ga6.jpg
Atamızın naaşı anıtkabire taşınırken onu son kez görmek isteyen halkın caddeleri doldurması. ne büyük bir sevgi ve saygı.
Logged

Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #48 : Ekim 31, 2006, 00:59:17 »

Şapka kanunu çıkartılacak ve insanlar fes-sarık tarzı şeylerden kurtulacak.Atatürk arkadaşlarına danışıyor.'Bu şapka kanununa en fazla tepki nereden gelir?' diye.'Kastamonu' diyorlar.Atatürk Kastamonu'ya gidiyor ve ilk orada açıklıyor şapka kanununu

(Bugün okulumuza gelen yüce şahsiyet Dr. Erdal Atabek anlattı.)
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Günal Yılmaz
İçerik Yöneticisi
*****

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 31
Yer: İstanbul/Avrupa
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: 0+



WWW
« Yanıtla #49 : Kasım 10, 2006, 21:32:57 »

Logged

2005 Corolla HB
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #50 : Kasım 12, 2006, 21:48:10 »

Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır...

M.K.Atatürk
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Atilla DİLAVER
Aktif Toyotacı
**

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 38
Yer: BOLU/GÖYNÜK
Otomobili: ---
Kan Grubu: ---



WWW
« Yanıtla #51 : Kasım 25, 2006, 21:05:53 »

http://www.resimload.com/090821/ZUd_imza2vl.jpg

Logged

Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #52 : Kasım 29, 2006, 22:36:50 »

Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #53 : Kasım 29, 2006, 22:52:45 »

Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #54 : Aralık 10, 2006, 01:01:34 »

Atatürk'ün miras olarak bizlere bıraktığı şey.
Şöyle büyük büyük yazalım...İyicene akıllara girsin...

BEN, MANEVÎ MİRAS OLARAK HİÇ BİR AYET, HİÇ BİR DOGMA, HİÇ BİR DONMUŞ VE KALIPLAŞMIŞ KURAL BIRAKMIYORUM. BENİM MANEVÎ MİRASIM İLİM VE AKILDIR. BENDEN SONRAKİLER, BİZİM AŞMAK ZORUNDA OLDUĞUMUZ ÇETİN VE KÖKLÜ ZORLUKLAR KARŞISINDA, BELKİ AMAÇLARA TÜMÜYLE EREMEDİĞİMİZİ; FAKAT, ASLA TAVİZ VERMEDİĞİMİZİ, AKIL VE İLMİ REHBEREDİNDİĞİMİZİ TASDİK EDECEKLERDİR. ZAMAN SÜRATLE İLERLİYOR; MİLLETLERİN, TOPLUMLARIN, KİŞİLERİN MUTLULUK VE MUTSUZLUK ANLAYIŞLARI BİLE DEĞİŞİYOR. BÖYLE BİR DÜNYADA, ASLA DEĞİŞMEYECEK HÜKÜMLER GETİRDİĞİNİ İDDİA ETMEK, AKLIN VE İLMİN GELİŞİMİNİ İNKÂR ETMEK OLUR. BENİM TÜRK MİLLETİ İÇİN YAPMAK İSTEDİKLERİM VE BAŞARMAYA ÇALIŞTIKLARIM ORTADADIR. BENDEN SONRA BENİ BENİMSEMEK İSTEYENLER, BU TEMEL EKSEN ÜZERİNDE AKIL VE İLMİN REHBERLİĞİNİ KABUL EDERLERSE, MANEVÎ MİRASÇILARIM OLURLAR.
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Alp Çalışkan
Hiperaktif Toyotacı
***

İtibar: +0/-0
Offline Offline

Yaş: 33



« Yanıtla #55 : Aralık 13, 2006, 19:46:25 »



« Son Düzenleme: Aralık 13, 2006, 19:47:49 Gönderen: Alp Çalışkan » Logged
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #56 : Aralık 17, 2006, 05:35:09 »

Afyonkarahisar'ın hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, geceleyin Mustafa Kemal'in çadırına getirilmişti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin doğup büyümüş olduğu Selanik'ten gelmişti. Yüz, kendisine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediğinden kim olduklarını ve rütbelerini sormaya başlamıştı.
- Binbaşı mısınız?
- Hayır.
- Albay mı?
- Hayır.
- Korgeneral mi?
- Hayır.
- Peki nesiniz?
- Ben Mareşal ve Türk Orduları Başkomutanıyım! Şaşkınlıktan ağzı açık kalan Yunanlı kekeledi:
- Bir başkomutanın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması işitilmiş değil de!..

General SHERRIL
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #57 : Aralık 27, 2006, 02:21:39 »

LOZAN'IN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE BAŞVEKİL İSMET PAŞA'YA TEBRİK TELGRAFI

25 Temmuz 1930
Lozan muahedesini imzaladığımız büyük günün şerefli hatırasını tebcil, bundan duyduğum iftiharlarımı takdim eder, ve muhabbetle gözlerinizden öperim.

Reisicumhur

Gazi Mustafa Kemal
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #58 : Aralık 30, 2006, 18:18:11 »

Atatürk'ün Vasiyeti

Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki şartlara, terk ve vasiyet ediyorum:
1. Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir.

3. Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir.

4. Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5. İsmet İnönü'nün Çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6. Her sene nemedan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.

K.Atatürk
Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Dağhan Baştuğ
Yönetici
******

İtibar: +2/-4
Offline Offline

Yaş: 25
Yer: İstanbul/Anadolu Yakası
Otomobili: Corolla
Kan Grubu: A+


En cüzel site, toyotaculubtere site...


« Yanıtla #59 : Aralık 30, 2006, 18:47:59 »

Logged

1991 Corolla GL (Vik Vik)
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.222 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs 0.022 saniye, 2 sorgu ekledi)

Google'in bu sayfayi en son ziyaret edisi Kasım 21, 2008, 22:08:50