0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
bayır çıkarken batarya gücü bittiği an sadece içten yanmalı motor gücüne kalıyorsunuz ve yolda tofaşlar renault lar sizi geçebiliyor
Arkadaşlar neden hybrid ler 1.6 değil de 1.8 ? Zaten hem beygir olarak düşük hem de tork olarak. O zaman ne diye yüksek motor hacmi tercih edildi. Yani akülerin ağırlığını kaldırabilmek için mi böyle yapıldı? Formda bu konuya hakim arkadaşlar kısaca bilgilendirebilir lermi acaba?
Daha yüksek hacimli motorlar da kullanıyor Toyota Hybrid modellerinde. Yukarıda detaylar verilmiş zaten, yaklaşım sadece teknoloji ile ilgili değil. Dünya pazarı da Türkiye pazarına göre şekillenmiyor.Atkinson çevrimde emme kanalına geri verilen yakıtın (emme supap gecikmesi ile) benzin olması durumunda ne olacağı biliniyor, önemli olan bunun lpg olması durumunda ne olacağı.Kendi içinde belli performanslar alınsa da, tork ağırlık oranı daha iyi olan araçlar ile kıyaslanınca olumsuz görüşler ortaya konabilir. Özellikle rejeneratif frenleme ile konvansiyonel araçlara göre avantajları ortada, bu da daha çok dur kalk, şehir içi trafik koşullarında ortaya çıkıyor. Konvansiyonel ya da artı aşırı beslemeli benzinli ya da dizel ünitelere göre dezavantajı, araç kullanılsa da, kullanılmasa da batarya sistemlerinin ömrünü yitirmesi ve bu önemli bir maliyet kalemi. Örneğin arada denk geldiğim bir ilk nesil Prius mevcut, son zamanlarda nerede ise hiç hareket ettiğini görmedim.
15 senede değişecek pile karşılık 15 sene içinde turbo benzinli veya dizel yahut lpg’li motorlarda değişecek yenilenecek aksamlarının da fiyatları konuşulmalı. Hem de bazı zamanlarda çözümsüzlükle ve yorucu çözümlerle karşılaşılıyor. Hibrit araçların motorları gerçekten stressiz çalışıyor ve çok daha uzun süre boyunca sorunsuz çalışacağını düşünüyorum.