Anket

Yurt dışından yabancı yatırım gelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

İyi olur
Kötü olur
Detaylarına bakmak lazım
Fikrim yok

Gönderen Konu: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji  (Okunma sayısı 1134 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Dinozor
  • Araç: Corolla
  • Model Yılı: '17
  • Kilometre: 26250
  • Kan Grubu: 0+
  • 103 kere teşekkür etti
  • 789 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #20 : Ekim 20, 2020, 20:45:40 »
Tarım ve hayvancılık meşakkatli iştir,fedakarlık ister ve genelde belli mevsimler haricinde sınırlı gelirler elde edilir,eğer dolu,sel,yangın,hortum vs gibi doğal afetler ile salgın hastalıklar,vahşi hayvan saldırıları dolayısıyla her an  beklenmedik ve onarılmaz zararlar oluşur,sigorta kapsamında olsa bile zararların tamamını karşılamak mümkün olmaz,bu nedenle de üreticilerin fazla para kazanmaları ve birikim yapmaları esastır,çiftçilerin gündeminde borçların ertelenmesi,desteklerin arttırılması ve ürüne verilmesi ile girdilerin altından kalkılabilir bir düzeyde olması vardır.Büyükbabalarımız,babalarımız ve var olan 70 lik ihtiyar delikanlıların yaptığı bu uğraşı artık kimse yapmak istememektedir,hele z kuşağından her hangi bir şey beklemek imkansızdır.Peki ne olacak?herkes şehre göç eder,varoşta yaşar,bir fabrikada iş bulup sefalet ücreti ile yaşamayı,hatta sigortasız işe razı olduğunu görüyorsak bu milleti kim besleyecektir?yarın paranız olmazsa kimse size besin vermez,toplum aç kalır veya gerekli proteini,karbonhidratı ve bakliyatı,sebzeyi meyvayı yeterince yiyemeyen Türk insanı nasıl yaşar?,kadim ülkesini savunacak,siha ,korvet,denizaltı,top,tüfek yapacak gücü nasıl kendisinde bulur,1980 li yıllara kadar atak olan  tarım ve hayvancılık,daha sonra dış önerilerin etkileriyle gerilemeye başladı,sektörün gayri safi milli hasıladaki payı % 6 lara kadar düştü,öncesinde % 40 lar düzeyindeydi,ihracaat payıda 75 lerden 7 lere kadar geriledi,imf,dünya bankası önerileri ile tütün yasası çıktı,ekimi yasaklandı,şimdi tütün ithal ediyoruz,ebedi düşmanımız yunanistandan pamuk ithal ediyoruz,sonuç;istersek hemen eski düzeye sorunlarımız çözerek ve tercihlerimizi gözden geçirerek çıkabilir,ihracatımızı arttırız,Türk insanını layık olduğu şekilde doyururuz.
Tokay Ceritoğlu

Toyota Club Türkiye

Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #20 : Ekim 20, 2020, 20:45:40 »

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Araç: Yaris
  • Model Yılı: '15
  • Kan Grubu: ---
  • 43 kere teşekkür etti
  • 96 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #21 : Ekim 21, 2020, 09:20:17 »
"Buğday , arpa ve mısır ithalatında gümrük vergisi sıfırlandı" efendim.(Bu günkü gazeteler) Gördüğümüz üzere çiftçi ile mücadelede savaştan galip çıkmak üzereyiz.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Model Yılı: -
  • Kan Grubu: A+
  • 2643 kere teşekkür etti
  • 3017 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #22 : Kasım 11, 2020, 17:43:11 »
Yabancı menşeli bazı otomobil üreticilerinin Türkiye'de yapmayı düşündükleri (en azından bazen) kimi yatırımların tartışıldığı konuda gelinen noktaya istinaden ve günümüz gelişmelerini ile de ilgili olarak bazı tarihsel yaşanmışlıkları paylaşmak faydalı olacaktır. Tarihte yaşanan bu olaylar üzerine görüşler de oluşacağını düşünüyorum. Ayrıca bu yazılar daha derinlemesine araştırılabilir.

"Düyun-u Umumiye (Düyun-u Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi), 1881-1939 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun iç ve dış borçlarını denetleyen kurumdur.

II. Abdülhamit döneminde kurulmuştur. Sözcük, "Genel Borçlar" anlamına gelir. Düyun-u Umumiye kurulduğu yıldan itibaren, Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik ve mali yaşamı üzerinde etkili bir rol oynamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu 1854 yılında dış borçlanmalara başlamış ve 1874 yılına kadar 15 ayrı dış borçlanma yapılmıştır. Bu dönem içinde 239 milyon lira borçlanıldığı halde, hükümetin eline yalnızca 127 milyon lira geçmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, ilk dış borçlanmasını, Kırım Savaşı sırasında, savaş maliyetlerini karşılamak için gerçekleştirdi. Ancak mali durumu düzelmeyen devlet, savaştan sonra da borç almayı sürdürdü. Bundan sonra da borçlanmayı neredeyse alışkanlık haline getiren Osmanlı İmparatorluğu, yaşadığı her ekonomik sıkıntıda dış borç almaya başladı. Bu borçların verimli kullanılamaması sonucu, kısa sürede, değil borçlar, faizleri bile ödenemez hale gelindi. 1874'te devlet mali iflasın eşiğine geldi ve bir kararname çıkardı. Bu kararnamede, Osmanlı İmparatorluğu vadesi gelen borç taksitinin ancak yarısını ödeyeceğini açıklıyordu. Ancak açıklanan bu söz de yerine getirilemedi. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Osmanlı yönetimi yeni bir mali bunalıma sürüklendi ve Osmanlı Bankası ile Galata Bankerleri'nden almış olduğu iç borçlarını da ödeyemeyeceğini açıkladı."

Osmanlı Bankası
"Bank-ı Osmanî-i Şahane, uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu'nun resmî bankası ve hazinedarı olarak görev yaptı. İmparatorluk genelinde birçok altyapı yatırımını destekleyen Banka, yaygın şube ağı sayesinde piyasa ile ilişkilerini artırarak ticarî bankacılıkta kendisine önemli bir yer edindi.

Para sisteminin sağlıklı hale getirilmesi ve Bank-ı Osmanî Şahane'nin kurulması, Tanzimat Fermanı'nın maliye alanındaki icraatlarının başında yer alıyordu. Banka, Osmanlı İmparatorluğu'na borç kaynağı yaratacak, borçlanmalarda aracı rolü üstlenecek ve devlet bankalarının en önemli imtiyazlarından biri olan para basma hakkını kullanacaktı. 17 Şubat 1875'te imzalanan yeni bir sözleşme ile banka, imparatorluğun hazinedarı konumuna getirildi. Böylece, artan malî desteğine karşılık, bütçenin hazırlanmasında ve uygulamasında söz sahibi olarak, hazine işlemlerinde de tekel durumuna geldi."

Alıntı kaynakları : https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCy%C3%BBn-%C4%B1_Um%C3%BBmiye
https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Bankas%C4%B1

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Moderatör
  • *****
    • XenForo Destek Forumu
  • Araç: Corolla
  • Model Yılı: '15
  • Kilometre: 76400
  • Kan Grubu: 0+
  • 682 kere teşekkür etti
  • 594 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #23 : Kasım 29, 2020, 19:31:25 »
Yeni çağ gazetesinin haberine göre;
2 aralıkta açıklanacak yeni yasaklar;
Cumartesi-pazar full sokağa çıkma yasağı
Berberler,gıda sektörü (paketlerde dahil) tamamen kapanıyor.
16 şehire ise Seyehat yasağı

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Dinozor
  • Araç: Corolla
  • Model Yılı: '17
  • Kilometre: 26250
  • Kan Grubu: 0+
  • 103 kere teşekkür etti
  • 789 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #24 : Kasım 29, 2020, 21:36:31 »
Tüfek çıktı mertlik bozuldu' devrine kadar ecdadımız bir şekilde futuhatla ve ganimet geliri ile bütçelerini denkleştiriyor,ekip biçiyor,tarım hayvancılıkla kendine yetecek şekilde ayağını yorganına göre uzatarak yaşamını sürdürüyordu,rivayete göre ingilizler osmanlı-rus savaşına girmemiz için ikna ettiler ve o tarihe kadar başa baş olan hazineye savaş yapabilmek için uzun vadeli altın üzerinden borç aldık,borçlandırdık,98 harbi denilen bu savaşı kaybedince olanlar oldu ve borcu borçla çevirmeye başladık doğal olarak matbaayı 200 yıl geç alıp teknolojide çağı yakalayamayınca ipin ucu kaçtı,yatırım yok,üretim yok,tasarruf yok ve dış borç almak olağan hale geldi.Üstelik bu gün 2 tarla patates satıp,1 cep telefonu alamıyorsak,binlerce ton domates gönderip bir füze sistemini alamıyorsak ve bunlar için borçlanıyorsak sıkıntı devam edecek demektir,asgari ücretle çalışan bir vatandaşımız 10.000 tl olan telefonu almak için kredi kartlarına aşırı yükleniyorsa değişen bir şey yok,teknolojik üretim gerçekleştirememişiz ve aynı şekilde yürüyoruz demektir.Yatırım için öz sermayenin olması bunun çok dikkatlice kullanılması gerekir,har vurup harman savurmakla olmaz,ucuz kredi bulan tüccar işletme sermayesi yapacağına itibar için alman arabası almaya bakıyor,yatırım sermayesi daralıyor zaten üretim her zaman sıkıntılı,ar-ge için yeterli destek yok,biz de 30-40 yıllık sermaye birikimi olsa bile usa,ab de 300-400 yıllık birikim var ve baş edemiyoruz,eliza test kitini yerli yapalım diye yola çıktık,bilimsel çalışmalarda belli noktaya geldik,kanaat oluştu ancak her şey devlet desteğine dayanıyor,ticari kredi alırsanız ilk günden batmayı kabul etme durumunda olunuyor ve tabii ki tercih edilemez maliyetler yüksek,dış dünya ile rekabet çok zor.Sonuç devlet desteği ile elde edilebilir,girişimcilerimizin önünün açılması şart.
Tokay Ceritoğlu

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Efsane Toyotacı
  • *****
  • Araç: Corolla
  • Model Yılı: '07
  • Kilometre: 63000
  • Kan Grubu: ---
  • 275 kere teşekkür etti
  • 168 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #25 : Kasım 29, 2020, 21:46:22 »
Yeni çağ gazetesinin haberine göre;
2 aralıkta açıklanacak yeni yasaklar;
Cumartesi-pazar full sokağa çıkma yasağı
Berberler,gıda sektörü (paketlerde dahil) tamamen kapanıyor.
16 şehire ise Seyehat yasağı

dün emniyet genel müdürlüğü açıklama yaptı. bu liste yalandır diye.. ama bence bunlar olmalı...hafta içi kısıtlı sokağa çıkma yasağı da yazıyordu bu listede..
E 12 corolla2007
Xp9 yaris2. 2007

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Hiperaktif Toyotacı
  • ***
  • Araç: Yaris
  • Model Yılı: '15
  • Kan Grubu: ---
  • 43 kere teşekkür etti
  • 96 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #26 : Kasım 30, 2020, 08:41:52 »
Aslında bu ülkede 5 milyon kişi çalışıyor , geri kalanı yiyici , olmasalar hiç kimse fark etmez. Bu işe yaramayan kısma sokağa çıkma yasağı getirilse hızlıca toparlanır gibi geliyor bana.

Çevrimdışı (Gizli Üye)

  • Site Yöneticisi
  • ******
  • Deus ex machina
  • Araç: Başka Marka
  • Model Yılı: -
  • Kan Grubu: A+
  • 2643 kere teşekkür etti
  • 3017 kere teşekkür edildi
Ynt: Ekonomi, Yatırım, Sanayi, Strateji
« Yanıtla #27 : Kasım 30, 2020, 17:47:44 »
"Almanya 1923
Günlük enflasyon oranı: %21"
Kaynak : BBC https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45341271
Verilerden görüldüğü gibi bir hiperenflasyon durumu vardı.

Türkiye Cumhuriyeti'mizin ilk yılları;
"Atatürk ve Cumhuriyetin kurucuları, 1919'da Osmanlı imparatorluğundan altın ve yabancı paralar karşısında değeri kuşkulu 158.518.138,60 Türk Lirası
kâğıt para devralmıştır. Atatürk para değerinin istikrarlı kalmasına çok fazla önem vermiş, bunu bir prestij göstergesi saymış ve istiklal Savaşı içinde bile savaş ihtiyaçlarını para basmak suretiyle karşılanmasına izin vermemiştir. Kaldı ki savaş dönemlerinde savaşı finanse etmenin en kolay ve ucuz yolu, para arzını arttırarak oluşturulacak enflasyon ile savaşın finanse edilmesidir (Çolak 1998:223). Atatürk birçok devlet liderinin tercih ettiği bu yöntemi tercih etmemiştir. Ayrıca, tahrip olmuş bir ülkenin yeniden yapılanması ve birçok yabancı şirkete ait kuruluşların millileştirilmesi uğraşlar büyük harcamalar gerektirdiği halde ve bu dönemde Düyun-u Umumiye borç taksitlerinin ödenmeye bağlanmasına ve tarım sektöründen vergilerin kaldırılmasına rağmen, Atatürk denk bütçe politikasından taviz vermeden oldukça istikrarlı bir sıkı para politikası uygulamıştır (Eren 2002:212-213).

Fiyatlar genel düzeyi, 1923-30 yılları arasında ortalama olarak yılda % 4, 1930-38 yılları arasında ise % 2 gerileme göstermiştir (Eren 2001:20)."

Bu bilgilerden çıkarılacak en önemli sonuçlardan birisi, doğruları yaparsanız ekonomi bunun karşılığını size olumlu yönde verir. Diğer durumda, bunun tersi!.

Düzenleme : Cümle tamamlama, imla.

Etiketler: