0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gitmedi, burada duruyor Voltaire der ki "Uzun bir tartışma, her iki tarafın da haksız olduğunun belirtisidir."
Voltaire Türkiye de imza günü düzenlerse gideriz
bence fatiha okumak daha mantıklı mali abi..beklersek çook bekleriz rahmetliyi
Nihay doğan Amadeus Mozartın konserine gidiyor da ben niye imza gününe gidemiyorum.Hem Voltair amca henuz genç ölmedi,yüreğimiz de yaşıyor.
Betül Yalım'ın yazdığı bazı hususlara katılmamak elde değil. Ama Betül arkadaşım kızmasın ama kendisi işe çelişmiş. Benim de demek istediklerim tam da bunlardı işte. Maalesef devletin diğer kurumları yapması gerkenleri (eğitim, sağlık, sosyal gelişim vb.) yapmadığı için askerler de bu eksiklerin giderilmesini vazife bildikleri için bu tür uygulamalar yapılıyor. Çünkü okuma yazmayı bilmeyen bir insanımıza askerliği öğretemiyorsun. Ssoyal yaşamı, birlikte yaşamı, toplum kurallarını bilmeyen bir insanı yüzlerce yurdun farklı yerlerinden gelmiş genci bir arada yaşatamıyorsun.Ayrıca daha önce de yazdığım gibi askerlerin içerisinde de (bu toplumun taa bağrından çıkıp geldikleri için) bir çok hatalı davranış içerisinde olan kişi var. O yüzden bazılarının yaptıkları hataları genellemek pek de uygun olmuyor diye düşünüyorum. Boş yere vakit geçiren, eline silah almadan askerliğini bitiren, yan gelip yatan aslerler olduğunu ve bunların devlete yük olduğu konusunda da haklısın. Ama burada eleştirilmesi gereken acaba o kişilerin yaptıkları aymazlık mı yoksa 450 bin genç arasında o aymaz ve düşüncesiz genci idare edenler mi? Askerlikte her askerin mutlaka bir görevi vardır. Kimisi bu görevini yapar kimisi de kaçar ve kaytarır ve bunu da sonra ballandır ballandıra anlatmayı maharet sayar. Hiç askerde kötü şeyler yaptığını anlatan birisi ile karşılaştınız mı? Elbette hayır. Çünkü kimse yaptığı kötülükleri toplum içerisinde ortaya dökmez. Diğer bir husus acaba o ders veren askerler çıkıp komutanlarına "ben ders vermek istemiyorum, beni birliğime geri gönderin demiş mi?" Diyen olacağını sanmıyorum. Eleştiriye ve hataları düzeltmeye "EVET" ancak yıkıcı ve bilmeden yapılan eleştiriye "HAYIR" diyorum. İnşallah Betül ile bir ortamda bri araya geliriz de bu konuyu derinlemesine tartışırız. Not: yazmayayım dedim ama yine de duramadım.