Hakan Bey,
Haklısınız, yolun hakkını vermek diye halk arasında bir tabir vardır. Otoyolda hız sınırının 130 olması, karşınıza bir inek, traktör veya yaya çıkmayacağının garantisidir demek istiyorum ama pratikte durum böyle değildir. Ülkenin belli başlı otoyollarında yıllarca çalıştım, hepsinden bir örnek vermek isterim ki demek istediklerim anlaşılabilsin.
Yer : Bolu-Ankara otoyolu, Bolu Doğu-Yeniçağa arası: Özel otomobil yolda bir ayıya çarpıyor, tabii araç haşat. Araç sahibi ayının eşi tarafından parçalanmaktan yoldan geçenler sayesinde kurtuluyor (Buna ben şahit olmadım, arkadaşlarımızdan duydum)
Yer : İzmir - Aydın otoyolu, Işıkkent-Tahtalıçay gişeleri arası : Gece en sağ şeritte, yine 90 ile giderken emniyet şeridinden bana doğru gelen aracı gördüğümde yolu ortaladım ve yanımdan geçti gitti. Ertesi gün olayı gazetelerden öğrendik, tampon tampona iki araç, öndeki kuyumcu arkadaki soyguncu. O hızla ben onları tek araç gibi algılamışım.
Yer : Adana-Gaziantep otoyolu, Kömürler (Nurdağı)-Narlı istasyonları arası : Bir at, yavrusu ile orta refüjde otlanırken tay açık olan haberleşme kanalı kapağından içeri düşüyor... çıkması mümkün değil, annesi başında bekliyor. Vinç geliyor, buna rağmen hayvan içeriden çıkarılamıyor ve ölüyor. Annesi başında beklerken başka bir kazaya sebebiyet veriyor, ölen var mı bilmiyorum.
Bu olayın yaklaşık on 10 km doğusunda başka bir olay : Gece Antep yolundayken altımdaki Kartal aniden sarsıldı, birşeye çarptım sandım. İndim baktım bişey görünmedi, tepe flaşörünü yakarak geriye geldim. Farları açtım ki inanılacak bir şey değil, tarladan çıkan bir traktör otoyolu enlemesine geçmiş, tekerleklerdeki çamurlar asfaltta resmen bariyer kurmuş. Büyük parçaları temizleyip attım, tabii ki arabayı çekebildiğim kadar sağa yanaştırdıktan sonra.
İşin özeti şudur, yollar teknik olarak 130 a kadar müsade edebilir ama ülkemizde hele hele de gece araç kullanıyorsanız bu hızda gitmeniz kelle koltukta olan bir eylemdir. Mavi ışıklı lüks arabalar en soldan nasıl kaptırıp geliyorlar inanılmaz. Bu adamlar altlarındaki arabanın nesine güveniyor sormak lazım. Gündüz bassınlar istedikleri kadar, o kadar para vermişler sol şerit onların sanılıyor. Ama ufacık bir hatada ne hale gelecekleri deneyimleri maalesef olamayacak.
Otoyolun trafiğe kapalı kısmında orta şeritte 110 ile giderken freni kökledim. Araba kartaldı, ayar mayar yapsan da tutmazdı, baktım kızakladı bariyere doğru gidiyor freni bıraktım. Arabanın içi nasıl bir yanık lastik kokusu doldu görmek lazımdı. Bu hızda giderken yol kayganmış, buzlu-mıcırlıymış dikkat edilmezse her akşam haberlerde izlememizden doğal bir durum yok.
Eski toyotacılardanım, 2000 yılında 97 xei aracım vardı. Bu otoyolda bakalım kaç yapacak dedim, yüklendim gaza. 200 km civarına geldiğinde yoldaki çok hafif bir çöküntüye girip çıktıktan onra 4 teker havalandı sandım, bu kez de benim nabız 200 e çıktı. Sonra tekrar 90 a indiğimde koşsam yetişecektim sanıyordum

İşte tüm bunlardan dolayı 90 km hızda ısrar ediyorum, bu hız otoyolda gündüz sıkıcıdır, fakat geceleri hayatınızı kurtarır. Şimdi ben ne kadar örnek versem de başına gelmedikçe bu lafların takılmayacağından adım gibi eminim. Bir musibet bin nasihattan iyidir ama umarım kimsenin başına bu tür bir musibet gelmez.
Son sözüm kemer takmayanlara (önde-arkada olsun hiç farketmez) : Otoyolda kaza yapan aracı gördüm mü nedense ilk önce ön camına bakarım, eğer üzerinde bombelik varsa akılsız insan(lar) kemer bile takmamışlar derim ve de açıkçası aptal olana pek acınmaz mantığını güderim ama sonuçta can yine de, insanın içi gidiyor. Otoyolda çalıştığım sürede bu tür kazalar gördüğümde ön camda dışa doğru bombelik varsa ve de camda saç parçaları yoksa sürücü kabak kafaymış derdim. Çünkü cama toslayan mutlaka esaslı bir saç kütlesi bırakır, sonra da beyin kanamasından şansı varsa kurtulur, tabii ki bir sonraki toslamaya kadar...
"Normal" havalarda 90'lı günlerde kazasız belasız yolculuklar!...