0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kızınızı kıskanabilir. bu yüzden boğmak bile isteyebilir. hayvanlarda mantık aranmaz.
Oncelikle sunu soyleyeyim nankor falan degiller.Ancak bilmeniz gereken yeni bir evladiniz gibi dusunmeniz gerekli, cocuk sahibi oldugunuzdan (Allah c.c bagislasin) bunu en kolay boyle anlayabilirsiniz.......Ayrica cocugunuza onunla ilgilenme misyonu vermeniz, cocugunuzun severek sorumluluk bilincini arttiracaktir......Son olarak ona ev sahipligi yapamayacaginiz konusunda en ufak bir tereddutunuz bile varsa lutfen duygusal bag kurmayin, sokaktaki hayvanlari beslemeye yonelin.
Merhaba Murat Bey, Bakamamaktan korkuyorsanız iyi düşünün derim. Kedisi olan arkadaşlarımdan biliyorum, bir heves alıyorlar sonra kedi evde aksesuar gibi kalıyor. Kedi için de kötü tabi, ilgi ister hayvan. O sizin bileceğiniz konu tabi Ayrıca bütün kediler tüy döker, ondan kaçış yok. Sokakta binlerce kedi varken cins bir kedi satın almaya gerek yok aslında. Evsiz bir kediyi veterinerde bakımını aşısını yaptırdıktan sonra sahiplenmek daha güzel olur kanımca.
Murat Bey, yaklaşık 2 yıldır bir tosuna ev sahipliği yapıyoruz British Short Hair kendisi ve tüy konusunda yine az bakım isteyen türlerden birisidir. Cooldur, sıkıntı çıkarmaz asla size ve çocuklarla da iyi anlaşan bir yapısı vardır... Fotoğrafını da ekleyelim bizim dananın bari
Bilgisayarda bir sıkıntı vardı sanırım o yüzden öyle oldu, kusura bakmayın Aklıma bir şey daha geldi bu arada. Şimdi bu kedidir köpektir bu hayvanların ömrü insan ömrü kadar değil, yani demek istediğim bu hayvan bir süre öldüğünde üzüleceksiniz onu da hesaba katın derim. Biraz olumsuz bir yaklaşım oldu ama gerçek bu, o da sonuçta evdeki bir birey olacak ve hastalandığında yada kedinizi kaybettiğinizde üzüleceksiniz. O da sizin çocuğunuz gibi olacak bir yerde. Ama her şeye rağmen bakıma ihtiyacı olan aç olan bir sürü kedi var, onlardan birini sahiplenmek her şeye rağmen güzel olacaktır eminim
Hey maşallah, kedi miki bu Ağır abi bu herhalde Çok cool hakikatten. Çağatay hocam, fotoğraflar için teşekkürler. Yukarıda da dediğim gibi aslında birinci mesajımda sordum ama ne bileyim bakamayız falan diye korkuyorum, şöyle sokak kedisi kıvamında bişi olsa iyi olacak gibi.
Murat Bey açıkcası zor bi tercih... Ben çok kediden hazzetmeyen bir insandım ama bu dana ile birlikte bir "kedi babası"na dönüştüm Sokakta beslediğimiz 5 kedi daha var... Evimiz geniş olsa bizimkine bir arkadaş daha alırım yanına...Kısa bilgiler de vereyim;- evde hayvan beslemek kesinlikle psikolojinize iyi geliyor...- Evde kedi-köpek ile büyüyen çocukların bağışıklık sistemi daha güçlü oluyor- Evet bu arkadaşlarımızın bizden erken ölme ihtimalleri var... (Bilemeyiz tabi...) Öyle olsa bile bu büyük bir deneyim çocuk için... Ben ilk ölümü köpeğimle taddım ortaokul 1. sınıfta... Annem ve babam köpeğimiz öldüğünde bana bunun nasıl doğal bir şey olduğunu vs anlatmışlar ve hayvan mezarlığına köpeğimizi birlikte gömmüştük... Şimdi düşününce aslında ne büyük bir hayat dersiymiş diye düşünüyorum...
Size tavsiyem barınaklardan yavru kedi almanızdır...Petshopta satılan hayvanlara göre daha sosyal oluyorlar, üstelik kendinize bir Arkadaş 'satın almak' çok hoş bir durum değil bence...Illa satın alırım derseniz, Scottish Fold alın derim ben, sevimlilikle üzerlerine yok ...
ha A9 tv seyreden varmı aramızda, oradakiler gibi oldum yahu
Hocam oradakiler daha çok AT oluyor )))
Arkadaşlar,İçimizde evinde kedi besleyen varmı? Bizde (Kızım ve Ben, hanım hariç olaya biraz soğuk) evimizde kedi beslemek istiyoruz. Beslemek tabiri ne kadar uygun bilmiyorum ama yaşatmak aileden biri olmasını istiyoruz diyeyim.Bu konuda tecrübeleri olan arkadaşlar olumlu yada olumsuz fikirlerini belirtirlerse sevinirim. Beslenecek yer apartman dairesi, 3 Balkonlu bir ev.1- Hangi cins kedi olmalı? 2- Cinsiyeti ne olmalı?3- Yukarıda 1.sorum kıl tüy olayından dolayı idi (Bazı cinsler çok kıl tüy döküyormuş)Geçen hafta yazlıkta bir sürü sokak kedisi vardı, kızım korkuyordu, bende hayvanların sevdiğini insanlarda sever hesabı alışsın istedim, üniversite zamanımdan kalma kedi tırmalanma vakamdan sonra bende de bir korku peydah olmuştu, hem kendi korkumu kırmak hemde yıllarca içimde biriken kedi sevgisini giderme adına kızımla kedilere yanaştık. bir tanesi eniklemiş 4 tane birbirinden afacan kedi yavruları vardı, hepsi o kadar güzel sokuluyorlardı ki. Bir güzel sevdik hele anneleri tam bir sırnaşıktı Kızım eve götürelim baba dedi ama kıyamadım aile fertlerini birbirinden ayırmaya. Şimdide telde psikolojik baskı yapıyor baba kedi al kedi al diye Sizlere danışmak istedim bakamamaktanda korkuma sizlere danışıyorum. Teşekkürler şimdiden
birde kedi köpek tüyü ciğerlere girerse kist yapıyor ve ilerleyen zamanlarda ciğerlede ölümcül sorunlara yol açıyor.yine evde kedi köpek beslemek evin bereketini de azaltır hadisler vardır bu konuda...
Şu kist konusunu çok yanlış biliyoruz... Kedi ve köpeğin tüyü iç organlarda tutunarak herhangi bir kistte neden olmamaktadır. Bunu yapabilecek olan bir çeşit parazittir. Eğer düzenli parazit mücadelesi veteriner hekim tarafından yapılan bir kedi ve ya köpekte bu parazitlerin olma şansı yoktur. Kist yapan, evcil hayvanınızın tüyü değil evcil hayvanınıza bulaşan parazit yumurtalarının ağız yoluyla alınmasıyla gerçekleşen paraziter bir hastalığın sonucudur. Bu paraziti alma ihtimaliniz yıkanmamış çiğ sebze veya meyve ile ya da yine veteriner hekim kontrolü yapılmadan aldığınız ya da yediğiniz çiğ et ve et ürünleri yiyerek de alabileceğinizdir. Yani evcil hayvanlarınız gerekli bakımları yapıldığı takdirde tehlikeli parazitleri taşıma ihtimalleri yoktur.Dinimizde de kedinin yeri ayrıdır malumunuz...Hadis-i Şerifler:"Bir kadın, bir kediyi kapalı bir yere hapsetti. Kediye yiyecek, içecek vermedi. Dışarıda bir şey bulup yemesi için serbest de bırakmadı. Kedi öldü ve kadın da bu yüzden Cehenneme müstahak oldu." (Hadisi nakleden: Buhari [3.553]; Müslim)."Yeryüzündeki mahlûklara acımayana, göktekiler acımaz." (Hadisi nakleden: Taberani)"Merhameti olmayana merhamet edilmez." (Hadisi nakleden: Buhari)"Eshab-ı kiram dediler ki: Ya Resulallah, hayvanlara iyilikte de, sevap var mıdır? Peygamber efendimiz, "Her canlı hayvana yapılan iyilikte sevap vardır" buyurdu." (Hadisi nakleden: Buhari)Sahabeden bir zat anlatır:Resulullahın, kedi su içtikten sonra kalanıyla abdest aldığı da olmuştur. (Hadisi nakleden: Ebu Nuaym)Sahabelerden biri bir gün Hz. Muhammed'e söylemiş:"Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor!" demiş. Hz. Muhammed o anda bir şey söylememiş. Hz. Muhammed Ebu Hureyre'yi daha sonra sokakta görmüş, bu zât bir kedi yavrusu bulmuş. Hz. Muhammed'e sahabenin söylediğini kendisi de bildiği için Resûl-ü Ekrem Peygamberimiz bir şey söyler diye, kediyi hemen hırkasının içine saklamış. Resûllah Hz. Muhammed kendisine, hırkanın altında ne sakladın demiş. Hırkayı açmış küçük bir kedi yavrusu. Hz. Muhammed yavruyu sevmiş, okşamış, ve o zâta: "Ebu Hureyre utanma, öğün. Sen kedi babasısın" demiş.O günden sonra Abdurrahman bin Sahr'a artık Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in hitap ettiği gibi "Ebu Hureyre (Kedi babası)" hitap edilir . (Buhari: 5, 811).Bir gün bir sohbet esnasında Resûlullah efendimiz yanındakilere:"Hubbül hırratı minel iman" Türkçesi:"Kediyi sevmek imandandır" buyurmuş. "Niçin?" diye sormuşlar. "Ebu Hureyre bilir" demiş başka bir şey söylememiştir.Kendisi de bir kedi dostu olan ve Peygamberimizin hadislerini aktaran Ebu Hureyre, Hz. Muhammed'in kedilerin ticari alım satımını yasaklattığını söyler. Hatta Ebu Hureyre'nin aktardığı hadislerde "kedisini kapatıp aç bırakan bir kadının cehennemde çektiği cezadan" bahsedilir. Mesaj oldukça açıktır. Kedilere iyi muamele şarttır. Bu hadislerden dolayı çocukluğumuzda kedilerin canını acıtanlar için hep aynı şey söylenir dururdu. "Bir kediyi öldürürsen yedi cami yaptırman gerekir". İslamiyet'teki bu gizli kedi sevgisi sebebi ile İslam ülkelerinin sokakları kedilerle doludur. Ebu Hureyre kısa sürede İslam aleminin en önemli ve en güvenilir sahabelerinden birisi oldu. Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisini çok seviyordu ve yanından ayırmıyordu. Hazret-i Ebu Hüreyre, Peygamber efendimizin hep huzurunda ve yanında bulunduğu için, pek çok hadis-i şerif işitip rivayet etmiştir. Gece gündüz Peygamber efendimizin yanından ayrılmaz, ondan duyduğu hadisleri öğrenmeye çalışırdı.Savaşta ve barışta Resulullah efendimizin yanından ayrılmazdı. Hafızası çok kuvvetli olduğundan, çok hadis-i şerif ezberlemişti. Eshab-ı kiramdan ve tabiinden 800'den fazla kimsenin, kendisinden hadis öğrendiği, Buhari'de yazılıdır. "Bilerek bana yalan isnat eden, Cehennemdeki yerine hazırlansın" hadisinin ravisidir. Yani bu hadisin Hz. Muhammed'e ait olduğunu ilk söyleyen kişidir. Hadis rivayet etmek istediğinde, bu hadisi zikrederdi. Sahabiler onun hadis rivayetindeki üstünlüğünü kabul edip, ondan hadis naklettiler. (Nakleden: Hakim Nişaburi, III, 513). Ebu Hüreyre, sahabe ve muhaddislerce son derece güvenilir, yüce bir zattır. (Nakleden: Buhari). O, benden daha hayırlı ve naklettiğini daha iyi bilendir. (Abdullah İbni Ömer). O, bizim işitmediğimiz bir çok hadisi işitmiştir. (Nakleden: Hazret-i Talha) (Nakleden: H. Nişaburi, III, 511). İmam-ı Şafii gibi büyük âlimler, "Ebu Hüreyre, kendi dönemindeki hadis ravileri içinde, hafızası en sağlam olanıdır" buyurdu. (Nakleden: İbni Hacer, el-İsabe fi Temyizis-Sahabe, IV, 205). Buhâri'nin söylediği gibi Ebû Hureyre'den sekizyüz âlim hadis rivâyet etmiştir. O, sahâbe ve muhaddisler nazarında son derece güvenilir yüce bir şahsiyettir. İbn Ömer şöyle demiştir: "Ebu Hureyre benden daha hayırlı ve naklettiğini daha iyi bilendir." Cennet'le müjdelenenlerden biri olan Talha bin Ubeydullah da: "Şüphe yok ki Ebû Hureyre Hz. Peygamber'den bizim işitmediğimiz hadisleri işitmiştir" demiştir (Hâkim El Nişâbûrî, III, 511, 512).Bir gün namaz kılarken bir yılan Hz. Muhammed'e arkasından yaklaşmış ve Hz. Muhammed'i sokmaya kalkışmış. İşte tam o sıra oralardan geçen bir adam Hz. Muhammed'in zor anına yetişip kedisini yılanın üzerine salmış. Ve bilindiği üzere yılanın amansız düşmanı olan kedi, yılanı boğmuş. Yılanın zehirli ısırığından kedi sayesinde kurtulan Hz. Muhammed kedinin sırtını okşamış. O günden beridir de kediler sırt üstü yere düşmezlermiş. Bediüzzaman Said-i Nursi gibi bazı alimler kedilerin çıkardığı mırmırların "Ya (Er) Rahim, Ya (Er) Rahim" şeklinde bir dua olduğunu, kedilerin bu şekilde şükredip, zikrettiklerini söylemektedirler. Said-i Nursi'nin kendi kedileri de vardı ve hayatının her döneminde kedileri çok sever ve beslerdi. Dünyaya gelen canlı mitolojisinde Hz. Adem ile başlayan insan sürecinden sonra yaratılan ilk canlılar yılan ve kedidir. Ve ilginçtir ki, hemen her dinde, yılan kötülüğü kedi iyiliği temsil etmiştir. Bugün dahi yılanın en korktuğu canlı kedidir. Öyle ki, kedinin kokusunu aldığı yere yılan giremez. Evde kedi beslenebilir. Dini açıdan sakıncası yoktur. Nitekim Hz. Peygamberin, çoğu sahabe-i kiramın ve çoğu evliya zatların evlerinde kedileri vardı. Örneğin Mevlana'nın velilerinden biri olan Pir Esad Sultan ya da yaygın lakabıyla "Pisili Sultan" da kedileri çok severdi. Tıpkı Hazreti Muhammed ile ilgili hadisleri bizlere aktaran Kedi Babası lakaplı Ebu Hureyre gibi. Öyle ki kedisi ölümünden sonra sandukasının hemen sol tarafına ayak ucuna gömülmüştü. Kim bilir Pisili Sultan'ın ayak ucunda yatan bu kedicik, Mevlana'nın Mesnevi'sini süsleyen o muhteşem şiirleri sultanının eteğinde doğrudan Mevlana'dan dinlemişti.